Copyright © Philip M. Parker, INSEAD. Terms of Use.

Turkish English Dictionary



Türkçe - İngilizce

sözlük & tercüme

Definition - tanım

INDEX

10 Fenik - ızgara biçiminde şey
ızgara et - çýkýþ yastýk belleði
çýkýk - çalýþkanlýk
çalýþma - çatlamaz
çatlayacak derecede yedirmek - çevirilebilirlik
çevirinin aslına sadık oluşu - çin yemek çubukları
çinçilla - çok baharatlı yemek
çok basit - çok-katlý güvenlik
çok-kipli - öç almak isteyen
öçgüder - öksüz kalmak
ökse - öncü uçak
öncül - örümceğin ip üreten organı
örümcek að araþtýrma programlarý - özel gösterim
özel gün - Çebişev yaklaşıklığı
Çek - ücret paketi
ücretine mahsuben avans - üslubunuz
üslup kazandırmak - üzerini kaplamak
üzgün üzgün - açık tenli olma
açık transmisyon mili - aþýrýyüzey
aþýrma - ağırlığında olmak
ağırlık çökmesi - ağzından sarkıtmak
ağzıpek - aciliyetine göre sıralama
acillik - aerodinamik tren
aerofaji - akıl yoluyla
akılı - akrobatların taktıkları çok uzun ayaklar
akrobistit - alçak sıklık
alçak ses - Ýleti uzunluðu
Ýleti Yok - altı köşeli yıldız
altı kat - Amerikalýlaþtýrmak
amerikan - ANAHTARSÖZCÜK
anakara - anlaşamamak
anlaşma önergesi - Üstbilgiyi ve Altbilgiyi Göster
Üste - arabelleğe alma
arabellek - arka çýkmak
Arka Ön terminaller - asıl yerli
asılı - aslen kazanma
Asli Sil - Atlıkları sil
atlý - avutucu birisi
avutulamaz - şak diye vurma
ayak freni - şartlı tasarruf
şartlamak - şeytanca oyun oynamak
şeytani - şirketlerle banka arasında nakit getirip götürme işleri yapan memur
şirketsel - ayrıntıyla ilgili
ayrıt - Azerbaijani
Azerbaycan - bükerek yerleştirmek
büklümlü - büyük zil
büyükçe bir meblağ - başa vurulan darbe
başı - başka zamanlarda
başkaca - bağnaz protestan
başnokta - bakýþ açýsý
bakýþýk - bankacılık yapmak
bankacý - basit seçenek
basit ses - bazik cüruf
bazik font - belediye yolu
belediyece - belli düzeyin altýnda
belli eden - beyin zarlarından biri
beyincik - bilgilendirmek
bilgilenme - bir çevre içinde
bir çift - bir şikâyetin beyanında yapılan değişiklik
bir şilin - bir derneğe üye yapmak
bir devir - bir hatayı kabul etmek
bir hayret belirtmede kullanılır - bir kiþinin en iyi yaptýðý þey
bir kişi ya da partiyi perde arkasından yöneten kişi - bir mesleğin yabancısı
bir metin özeti - bir süpermarket gibi çalışan ama sınırlı yiyecek malzemesi stoku bulunan küçük dükkân
bir sürü çocuk - bir teşkilata özgü sembol
bir tek - birçok yerini
birörnek - birinci zamana ait
birincil - birini zorlamak
birinin - birleþmiþ silika
birleþtir - boðularak ölmek
boðulma - bombardýman uçaðý
bombaya dayanıklı - boyasý çýkmaz
boyasaptar - bu romantik bir komedidir
bu sıralar - buruşmuş şey
burulma açısı - canayakýnlýk
Canberra metriği - cesur kimse
cesur ol - cisimsel
cismani olarak - dökme kalıp
dökmeci - düşülen dara
düşüm - düz gidiþ düðmesi
düz harfler - daginiklik
Dagit - dallarla çit örmek
dalma çanı - davadan vazgeçme
davalı avukatı - değerli taşlarla süslemek
Değerlik - delicesine sevme
delici çekiç - Denetlenmiş Oturum Açma
denetleyen resmi görevli - Depodan Ekle
depolama ömrü - devam süresi
devamı - diş hijyeni
diş ipi - Dil Bilgisi Kýlavuzu
dil bilimi - dirençölçer
dirençli sıcaklıkölçer - doðruyu söylemek gerekirse
doðu - doktor yemini
doktora derecesi almak - Dondurularak kurutulmuþ çabuk kahve
dondurulmamış - duracak yer
durak günlüðü - -e yakışmaz
-e yakın - Eşleyiciler
eşli - ekipbaşı
eklampsi - el atıvermek
el atma - elektromotor kuvvet
elektron - emilsiyon haline dönüştürmek
emin bir şekilde - en son sýnýr
en sondaki - envaze etme
envazyon - Escape tuşu
ESCON - etiyoloji
Etiyopya - evin kadını
evin reisi - fındıklı şekerleme
fırıl - fantezi mallar
fanteziler - felakete yol açan afet
Felcden hasil olan abazi - filogenetik
filogenez - fobik
fobisi - gır gır
gırç - görünmeyen mektup kopyası
görünmez tehlike - göz gezdirmek
göz hapsinde - gücün tekerleklere nakli
gücünü - güneşlenme
güneşli - güzelliğini yitirmiş
güzellik çiftliği - gazete yazısı
gazetecí - geçirme kuşağı
geçirmeme - gelişmeden doğmuş
gelişmekte - gençliğin baharı
gençlik çılgınlığı - gerçek zevk zevklerin küçümsenişidir
gerçekçi kimse - gerizekalý
germanik - giyimde saygýnlýk
giyiminde titiz - grizu patlamasından sonra kalan zehirli gaz
grobeton - hücre ile ilgili
Hücre imi - haczedilen malın kullanılması
haczetme - hakli olmak
haksız açtığı davayı kaybedene verilen para cezası - hapishaneye kapatmak
hapislik gerektiren - hasretini çekmek
hassas eleman - hava meydanı vergisi
hava mili - hayat standardı
hayat tarzı - hedefini küçültmek
hedefleme - her yönden yükleme ya da boşaltmaya hazır olduğunu ve nizami süreler içinde hazırlık ihbarının yapıldığını belirten terim
her yöne - heykeltraşlıkla ilgili
Heywood savı - hissedarlara hisselerini vermek
hissedici - Hukuka uygunluk
hukukçular - içinde yuvarlanmak
içindekiler öðesi - iş göremez
iş gözlüğü - işin zor tarafı
işinde - iştigal etmek
iştirak eden - iftira türünden
iftirak - iki hükümdarlı yönetim
iki hafta - ikna edilmiş olma
ikna etme - ilgili tarih itibarýyla
ilgililer - imleçten bagimsiz kaydirma
imleşim - incinmiş gurur
incir aðacý - intihap toplamak
intihar eden kimse - iskandil kurşunu
iskandinav - istiklal
istikrar bulmak - iyi biçimlendirme
iyi bilen - izometrik
izoterm - kırıcılık
kırık bezelye - kısmen veya tamamen ticari anlaşmalara bağlı olmayıp sadece kanun koyucu tarafından vazolunan gümrük vergileri sistemi
kısmet - kâlp nakli
kâlp pili - kötü ders notları
kötü doktor - Küçülebilir
küçülen - kýyý ve deniz mühendisliði
kýyýcý - kablosuz yerel þebeke
kabriyole - kafayý bulmuþ
Kafe - kaleyi yerle bir etmek
kalibrasyon - kana susamýþ
kanı çok - kanunsuz yoldan para kazanmak
kanunsuzdur - karışıklaştırmak
karışım hazırlama - karaturp
karavancı - karla karışık yağmur
karlı olarak - katýþtýrmak
katýhal - kayıtlı olmayan
kayıtlamak - kazadan beladan uzak
kazaen - kenar yuvarlatýcý
kenara - kendini zorla kabul ettirmeye çalışmak
kendiniz - keten ayıklama aleti
keten dantel - kin ve nefret dolu
kinakrin - klasik yapıt
klasikler - kolayca zarar gören
kolaylık olması açısından - konservatuvar
konserve açıp içmek - konvertibilite
konvertibl - koyu yeşil
koyuca - kuşet
kuşhane - kum saatindeki kum
kum taşı - kuruluşa ait
kurulum - lâfını sakınmaz
lâfebesi - Lexis oranı
Leydi - Mısır'ın yerlisi olan
mısırlı - mülteciler kurulu
mümbitleştirme - maaş bağlamak
maaş ve ücretleri gözden geçirirken geçmiş performans ile gelecekteki potansiyeli değerlendirme tekniği - mahkeme yoluyla ödetmek
mahkemece ertelenen açık artırma ile satış - mal olarak ödeme
mal olmak - mani olan
maniali - master programı
mastif - Meksika Yaz Saati
meksikalı - mercek vasıtasıyla oluşan biçim
mercimek - metin saydamlýðý
Metin Seç - middling sözcüğünün çoğul biçimi
mide özsuyu analizi - Mississipi
Missouri - muallakta olmayan
muallime - mutemede ait
mutena - nakleden
nakledici - nefretini uyandırmak
nefretle - niteliklerine göre ayırmak
nitelikli şey - observatuar
obsesif - olamasa da olur
olamayan - onanırlık koşulları
onanýr - orman yetiştirme
ormanı çok - osteolitik
osteoliz - otururken yapılan
otuz - paha biçmek
pahada ağır - Para Yönetimi
para yapma - parlaklığını
parlaklık kazandırmak - pay sahibi olmak
pay verme - Perþembe
perakende - pirinçten yapılmış mezar plakası
pirit - polis birliği
polis casusu - pratik zekaya sahip
pratika - Pullamak
pulları dökülmek - radyodermatit
radyofar anteni - reddedilen kabul
reddedilmiş şey - reosta
reostat - rivayet kabilinden
rivyera - sıcaktan yanmak
sıcramak - sınam tasarımı
Sınama alanı - söyletmemek
söylev - süperbilgisayar
süperego - sütlü kavhe
sütlaç - Saat Biçimi
saat bir - sabitleştirici istemeyen
sabitleme - sahtekârlık teşebbüsü
sahtekar - sanat zevki olan
sanatçı - Sarkık Yanak
sarkıntılık yapmak - savaşı doğuran olay
savaşım - saygıyla karışık korku
saygý - Sehirlerarasi Ekspres Tren
sehr disinda - sentrifügal
sentriol - sert yüzey
sert yaka - sevk edilen
sevk evrakı eşliğinde gelen poliçe - silâhlanmak
silâhlar - sinsice yapmak
sinsilik - skandal çıkaran araştırmacı
skandiyum - Son İşlemi Geri Al
son ürün - Sorguya Bağla
sorkun - SPOTLU NÝÞ
sprey - su yabancı otu
SU YATAÐI - susturulmuş
susun - Tüm Ag
Tüm Alan - taþýyýcýyý dinleyen çoklu eriþim
taþýyan - tadını vermek
tadında - takatý kalmamýþtý
takatsız bırakmak - tam satýn alma sürümü
tam sayılardan oluşan - tanrýlarýn içkisi
tanrýsal - tarziye
tas kebabý - tayga
tayin eden kişi - tehlikelere dikkat eden
tehlikeli adam - tekmiş gibi görünen iki yıldız
tekmil - televizyonla tanı
teleyazı - temyizle ilgili
ten rengi streç pantolon - ters ve kısa
ters video - ticarette kaptıkaçtı yöntemi
ticari - top sözcüğünün çoğul biçimi
top sürme - topraklarına katmak
topraksız - trouser sözcüğünün çoğul biçimi
True Type yazıtipleri - uçağın yerini gösteren lâmba
uçabilen - ufuktan yükseklik derecesi
ugramak - utanmazca
Utarit - uyumlu zil sesi
uyumluluk - uzun yaprak
uzun yara - varíl
varan - vb kötü adam
vb tehdit etme - veri kaydı
veri kaydi - viyaklama
Viyana - yılışık yılışık sırıtmak
yılışma - yükölçer
yükü ayarlayarak gemiyi dengeleme - yürürlülük
Yürüt - yaşama sımsıkı sarılmış
yaşamış - yakından incelemek
yakınlık analizi - yan yatmaya elverişli
yan yelken - yapı endüstrisi
yapı içi - yarı-durağan süreç
yarıiletken - yargısal örnek
yargıtayca mahkeme kararının yeniden incelen - yavaş yavaş yerleştirmek
yavaşça ya da dikkatle ilerlemek - yazıtlara ait
yazı-tura - yem olarak kullanılan kayabalığı
yem parası - Yeni Zellanda Dolarý
yeniçeri - yer ve zaman kavramlarının dört boyutlu bütünü
yer vermek - yeterli teminat
yeterlik - yoksulluk nafakasi
yoksun bırakan - yukarıya yönelik
yukarý - zabıtların tasdiki
zabýt ve tesbit olunan - zaruret içinde
zaruri olarak - zindana atmak
zindancý - zurna sesi
cismani olarak
cismanileştirmek
cismin saçtýðý atmosfer
Civa
civa bileþiði
civa fülminatı
civa gibi
civa zehirlenmesi
civadra
civanın neden olduğu
civanperçemi
civarında bulunan
civarýnda
civarinda
civata
civata anahtarı
civata gövdesi
civata pulu
civciv
civciv çıkarma
civciv çıkarmak
civciv gibi ötmek
civciv sığınağı
civciv sesi
civciv yuvası
civcivler
civelek kız
Civil Air Patrol
Civil Air Patrol veya Competitive Access Provider
ciyak ciyak ötmek
ciyak ciyak baðýrmak
ciyaklama
ciyaklamak
cizelge osnitelikleri
Cizvit
cizvitlik
C-Kol Statifi
clamour
Clear-Air Turbulence
cleave
Clip Art Görüntüle
Clipart
ClipArt Resimleri
Clipboard Dosyaları
clipper sözcüğünün çoğul biçimi
Club Paloma'ya gönderdiðim mektubu daha almadýn mý
Club Paloma'ya gönderdiðim mektubumu aldýn mý
clubfoot
cm
CMUK
coðrafi
coðrafi alan adlarý
coðrafi bölgeler
coðrafi numaralandýrma
coðrafya
Coðrafya Verisini Belirle
coðrafyacý
coþku
coþkulu
coþkun
coþkunluk
coþma
coþmak
coþmuþ
coþturmak
coþturucu
coþumcu
coþumculuk
Coaster
COAX
coşan
coşarak gitmek
coşku dolu övgü
coşku ile karşılamak
coşku veren
-coşkulu
coşkulu bir biçimde
coşkulu hatip
coşkulu stil
coşkulu tezahürat
coşkun kimse
coşkun toplu koşuş
coşkunluk duygusu
coşkuyla
coşkuyla anlatmak
coşmuş
coğrafi
coğrafi özellik
coğrafi alan adları
coğrafi bölgeler
coğrafi istatistikler
coğrafi kitap
coğrafi numaralandırma
coğrafi olarak
coğrafya
coğrafya mili
coğrafya sözlüğü
Coğrafya Verisi Seç
Coğrafya Verisini Belirle
coğrafyacı
coğrafyaya ait
coşup taşmak
Cocker
cocuk
Cogent
cok dilli
cok iyi planlanmis ve yurutulmus bir saldiri
coklu metinler
Colect On Delivery
collect on delivery
College Of Advanced Technology
COM baðlantý noktasý ayarlarý deðiþti
com ticari etki alanı
com ticari etki alaný
comb fiilinin isim biçimi
commodity sözcüğünün çoğul biçimi
Common Agricultural Policy
Computer Aided Manufacture
Computer Aided Systems Engineering
concentration and exposure
Concise Oxford Dictionary
confidence trick
congratulation sözcüğünün çoğul biçimi
connection
Conservative
consider
constitution anayasa tadilatı
conta bileziği
conta macunu
contayla tıkamak
content sözcüğünün çoğul biçimi
Contonou
Control
Cook istatistiği
cop ile vurmak
cop ile vurup devirmek
cop ile yere sermek
coping
copla vurmak
coppice
Copy API kullanýlamaz
Corine arazi örtüsü
cork tavuk
corn whisky
Cornwall
cornwall ile ilgili
coroner
COS
COSH
cost sözcüğünün çoğul biçimi
COTS
courgette
Courier
cover
Cox and Stuart sınamaları
Cox süreci
cozumler ve feragatlar
CPR
CPU Hýzý
Craig etkisi
Craig savı
cranberry
Cranberry Keyfi
Cranberry Safasý
crazy means
crazy means cilgin
Creative FM Birleþtirici Sürücüsü
Creative FM Birleþtirici Sürücüsü Uyarýsý
Creative FM Birleştirici Sürücüsü
Creative FM Birleştirici Sürücüsü Uyarısı
credential sözcüğünün çoğul biçimi
creep sözcüğünün çoğul biçimi
criminal conversation
Crocus sativus
crossroad sözcüğünün çoğul biçimi
crow's-feet
CTRL tuþu
CTRL tuşu
Cts
CUA
CUA mimarisi
cudağı
cuk oturmak
Cum
Cuma
cuma günü
cuma günleri
cumartesí
cumartesi
cumartesi günü
Cumartesi ve Pazar günü
cumartesi veya pazarı kutsal saymayan
cumbalı
cumbalı pencere
cumburlop
cumhuríyet
cumhurbaþkaný
cumhurbaşkanı
Cumhurbaskanligi Acil Saglik Sistemi Doktorlugu
cumhuriyet
Cumhuriyet Partisi üyesi
cumhuriyetçi
cumhuriyetçi parti üyesi
cumhuriyetçilerin tutucu kanadı
cumhuriyetçilik
cumhuriyete ait
cunda
cungla
Cunku
cunta
cup
cup diye
cup diye düşmek
cup diye ses çıkarmak
cup sesi
Curcuna
curcunalı
curcunalý
curiyum
currently
curtsey
CURUF TEMÝZLÝÐÝ
custom sözcüğünün çoğul biçimi
cyclical
Cypriote
D boyutu kağıt
D boyutu kagit
D sürücüsü
D türü bölge
D tipi sayfa
'da
-da
DA DA DA DA DI DI DI DI
da tirele
dšndŸrmek
dšnmek
dšrdŸncŸ
dšrt
dšrtte bir
dšviz kuru
dŸmen
dŸz
DŸz etek
dŸzenli
-dı
dış
dış çember
dış çembere ait
dış çizgi
dış örtü
dış ülkede politik dokunulmazlık
dış ülkelerle olan
dış açı oluşturan iki siper
dış aksam
dış anten
dış astarı
Dış Bağlantı Değerlerini Kaydet
Dış başvuru geçerli değil
Dış basın
dış bellek
dış cephe tuğlası
dış dışarıdaki
dış dünya
dış dünyalardaki canlıları inceleyen bilim dalı
dış diş
dış dosya
Dış Dosyaya veya Veritabanına
dış etkilerden hızla etkilenen
dış etkisiz oluşan
dış görünüşü
dış görünüşün aldatıcılığı
dış görünüşünden mevcudiyet ve sınırı kolayca belirlenebilen irtifak hakkı
dış görünüşe göre değer
dış görünüşte
dış görünüm
dış görüntü
dış güzellik
dış grafik dosyası
dış hat
dış hatlar
Dış işleri
dış işlev
dış ilişkiler
Dış Kökü
dış kabuğu soyup çıkarmak
dış kabuk elektronu
dış kaplama
dış kaynak kullanımı
dış kaynaklı
dış kaynaklı sermaye
dış kaynaklardan edinme
dış kenar
Dış Kenar Boşluğu
dış kenara ait
Dış Kenarlık
dış kulağı oluşturan çıkıntı
dış kulak
dış lâstik
dış lastiği değiştirmek
dış lastik
dış mahalleler
dış merkezli
dış merkezli düzen
dış merkezlilik
Dış MIDI Bağlantı Noktası
Dış MIDI Gereci
dış modem
dış olaylar
dış parazit hayvancık
dış politika ile ilgili
Dış program çalıştırmak için ana makineyi başlatma hatası
dış sınır çizgisi
dış sürücü
dış saat
dış saha oyuncuları
dış saha oyuncusu
dış saklama birimi
dış taraf
dış tekerleme eğrisi
dış ticaret dengesi
dış ticarette ihracatçı tarafından malların gönderildiğini alıcıya bildiren mektup
dış ticari temsilcilerin çalıştığı iş hanı
dış ticari temsilcilik
dış tuvalet
dış varyans
Dış Veri
Dış Veri Kaynağı
Dış Veri Kaynağı Belirt
Dış Veri Seç
dış yüzey
dış yüzey kaplama
dış yapraklar
Dış yayın
dış zarını çıkarmak
dışa
dışa çıkık
dışa ait
dışa akma
dışa bağımsız ülke
dışa boşalma
dışa dönük kimse
dışa dönüklük
dışa dönmek
Dışa Dikey Kapama
dışa doğru
dışa doğru çekmek
dışa doğru eğim
dışa doğru genişletmek
dışa doğru genişleyen
dışa doğru olan
dışa vurulmayan
dışa vurup rahatlama
dışa vurup rahatlamak
Dışa Yatay Kapama
-dığı
dışı değişmiş lastik
-dığı esnada
-dığı halde
-dığı için
-dığı sırada
-dığı yerde
-dığı yerden
-dığı yere
-dığı yerlere
-dığı zaman
-dığı zamana kadar
dışık
dışına
dışına çıkmak
dışına taşmak
dışına yazmak
-dığında
dışında bırakma
dışında bırakmak
dışında bir şey
dışında tutmak
dışındaki yazı
dışındakileri reddetmek
-dığından
dışından
-dığından beri
dışalımcı
dışarı çıkık olmak
dışarı çıkarmak
dışarı çıkma
dışarı çıkmamak
dışarı çeken kas
dışarı çekmek
dışarı çok çıkık
dışarı akıtmak
dışarı akan
dışarı akan madde
dışarı akma
dışarı aktarım
dışarı aktarmak
dışarı anteni
dışarı atan şey
dışarı bakmak
dışarı doğru
dışarı doğru meyilli
dışarı edilen telefon
dışarı fırlamak
dışarı giden
dışarı kayma karakteri
dışarı koşmak
dışarı pompalamak
dışarı sızmak
dışarı sürülen şey
dışarı salıvermek
dışarı uğratmak
dışarı uzatmak
dışarı verme
dışarı vurmasını engellemek
dışarı yönelik
dışarıda
dışarıda akşam yemeği yemek
dışarıda bırakmak
dışarıda canlı yayın
Dışarıda Göster
dışarıda olan
dışarıda olmak
dışarıda oturmak
dışarıda tutmak
dışarıda yapılan
dışarıda yedirmek
dışarıda yemek
dışarıdaki
dışarıdan
dışarıdan almak
dışarıdan etkilemek
dışarıdan evlenme
dışarıdan gelen
dışarıdan gelen kimse
dışarıdan gelip oy kullanan kimse
dışarısında
dışarıya çıkan
dışarıya çıkmak
dışarıya açılmak
dışarıya bağlaçlar
dışarıya bakan ön diş
dışarıya doğru olan
dışarıya giden
Dışarıya Hücum
dışarıya iş vermek
dışarıya mal göndermek
dışarıya satmak
dışarıya vermek
dışarıya yönelik
dışarıya yapılan
Dışarda Akşam Yemekleri
dışarda bırakma
dışarda fare
dışarda yaşama
dışardan evlenme
dışardan gelen
dışarlayıcı ya
dışavurumcu
dışavurumculuk
dışbükey
dışbükey biçim
dışbükey eğri
dışbükey enerji işlevi
dışbükey yapmak
dışbükey zarf
dışbükeylik
dışdeğerleme
dışdeğerlemek
dışderi
dışişleri
dışişleri bakanlığı
dışişleri hizmeti
dışkı boşaltma
dışkı boşaltmak
dışkı defetmek
dışkı ile ilgili
dışkılık
dışkılama
dışkılamak
dışkıya ait
Dışla
dışlama
dışlama ilkesi
Dışlama Listesi
dışlama yetkisi
dışlamak
dışlamalı ya
Dışlanacak dosya türü
Dışlanacak klasörler
Dışlanan üyeler
dışlanan kimse
dışlanmış kimse
dışlayıcı kilit
dışmerkezli
dışmerkezlik
dışmerkezlilik
dışplazma
dışsal
dışsal değişken
dışsatım yapmak
Dışta dışarı
dışta tutma
dışta yer alan
dıştaki
dıştan
dıştan görünüş
dıştan görünen
dıştan gelen
dışters açılar
dışyapılı değişken
-dır
dır dır etmek
dır dır söylenip durmak
dırdırcı
dırdırcı tip
dırlanma
dızlama
dızlama ile çalan saat
dâhiyane buluş
DİSK SÜRÜCÜ BİLGİSİ
döðüþme
döðüþmek
döþe
döþem
döþeme
Döþeme Materyali
döþeme taþý
döþemecilik
döþemek
Döþemeler
döþemelik eþya
döş
döğüşmek
döşe
döşem
döşeme kenar tahtası
döşeme kirişi
döşeme malzemesi
döşeme ustası
döşemek
Döşemeler
döşemelik eşya
döşemesini yenilemek
döşenmemiş
döşeyen kimse
döşeyip yerleşmek
dökük saçık
dökülüveren
dökülebilir
dökülen
dökülen şey
dökülen miktar
dökülerek
dökülmüş
dökülmüş şey
dökülmüş kabuk
dökülmüş madde
dökülmemiş
dökülmeye hazır erimiş cam
döküm çapağı
döküm alma
döküm almak
Döküm Başlıkları
döküm cürufu
döküm fırını
Döküm iþlemi sürüyor
döküm işi
Döküm işlemi sürüyor
döküm kanalı
Döküm kapsamı
döküm katığı
döküm kumu
döküm ustası
döküm yapmak
döküman
döküman sağlamak
dökümanlar
dökümanları yüklemek
dökümanların içinden bağlaçlar
dökümanlarýn içinden baðlaçlar
dökümcü kaşığı
Dökümden Sonra Dur
Dökümden Sonra Yeniden Önyükle
dökümhane ustabaşısı
dökümlü
dökümlü olmak
döküntü artık
döküntü bırakma
döküntü eşya
döküntü kağıt
döküntü tipler
döküntü yığını
döküntülü
döküntüler
döküp saçmak
dökerken taşırmak
dökme çelik
dökme çimento
dökme demir tava
dökme kabı
Dökme Kabı Veya Þişesi
Dökme kahve yýðýný
dökme kalıp

Copyright © Philip M. Parker, INSEAD. Terms of Use.