Copyright © Philip M. Parker, INSEAD. Terms of Use.

Turkish English Dictionary



Türkçe - İngilizce

sözlük & tercüme

Definition - tanım

INDEX

10 Fenik - ızgara biçiminde şey
ızgara et - çýkýþ yastýk belleði
çýkýk - çalýþkanlýk
çalýþma - çatlamaz
çatlayacak derecede yedirmek - çevirilebilirlik
çevirinin aslına sadık oluşu - çin yemek çubukları
çinçilla - çok baharatlı yemek
çok basit - çok-katlý güvenlik
çok-kipli - öç almak isteyen
öçgüder - öksüz kalmak
ökse - öncü uçak
öncül - örümceğin ip üreten organı
örümcek að araþtýrma programlarý - özel gösterim
özel gün - Çebişev yaklaşıklığı
Çek - ücret paketi
ücretine mahsuben avans - üslubunuz
üslup kazandırmak - üzerini kaplamak
üzgün üzgün - açık tenli olma
açık transmisyon mili - aþýrýyüzey
aþýrma - ağırlığında olmak
ağırlık çökmesi - ağzından sarkıtmak
ağzıpek - aciliyetine göre sıralama
acillik - aerodinamik tren
aerofaji - akıl yoluyla
akılı - akrobatların taktıkları çok uzun ayaklar
akrobistit - alçak sıklık
alçak ses - Ýleti uzunluðu
Ýleti Yok - altı köşeli yıldız
altı kat - Amerikalýlaþtýrmak
amerikan - ANAHTARSÖZCÜK
anakara - anlaşamamak
anlaşma önergesi - Üstbilgiyi ve Altbilgiyi Göster
Üste - arabelleğe alma
arabellek - arka çýkmak
Arka Ön terminaller - asıl yerli
asılı - aslen kazanma
Asli Sil - Atlıkları sil
atlý - avutucu birisi
avutulamaz - şak diye vurma
ayak freni - şartlı tasarruf
şartlamak - şeytanca oyun oynamak
şeytani - şirketlerle banka arasında nakit getirip götürme işleri yapan memur
şirketsel - ayrıntıyla ilgili
ayrıt - Azerbaijani
Azerbaycan - bükerek yerleştirmek
büklümlü - büyük zil
büyükçe bir meblağ - başa vurulan darbe
başı - başka zamanlarda
başkaca - bağnaz protestan
başnokta - bakýþ açýsý
bakýþýk - bankacılık yapmak
bankacý - basit seçenek
basit ses - bazik cüruf
bazik font - belediye yolu
belediyece - belli düzeyin altýnda
belli eden - beyin zarlarından biri
beyincik - bilgilendirmek
bilgilenme - bir çevre içinde
bir çift - bir şikâyetin beyanında yapılan değişiklik
bir şilin - bir derneğe üye yapmak
bir devir - bir hatayı kabul etmek
bir hayret belirtmede kullanılır - bir kiþinin en iyi yaptýðý þey
bir kişi ya da partiyi perde arkasından yöneten kişi - bir mesleğin yabancısı
bir metin özeti - bir süpermarket gibi çalışan ama sınırlı yiyecek malzemesi stoku bulunan küçük dükkân
bir sürü çocuk - bir teşkilata özgü sembol
bir tek - birçok yerini
birörnek - birinci zamana ait
birincil - birini zorlamak
birinin - birleþmiþ silika
birleþtir - boðularak ölmek
boðulma - bombardýman uçaðý
bombaya dayanıklı - boyasý çýkmaz
boyasaptar - bu romantik bir komedidir
bu sıralar - buruşmuş şey
burulma açısı - canayakýnlýk
Canberra metriği - cesur kimse
cesur ol - cisimsel
cismani olarak - dökme kalıp
dökmeci - düşülen dara
düşüm - düz gidiþ düðmesi
düz harfler - daginiklik
Dagit - dallarla çit örmek
dalma çanı - davadan vazgeçme
davalı avukatı - değerli taşlarla süslemek
Değerlik - delicesine sevme
delici çekiç - Denetlenmiş Oturum Açma
denetleyen resmi görevli - Depodan Ekle
depolama ömrü - devam süresi
devamı - diş hijyeni
diş ipi - Dil Bilgisi Kýlavuzu
dil bilimi - dirençölçer
dirençli sıcaklıkölçer - doðruyu söylemek gerekirse
doðu - doktor yemini
doktora derecesi almak - Dondurularak kurutulmuþ çabuk kahve
dondurulmamış - duracak yer
durak günlüðü - -e yakışmaz
-e yakın - Eşleyiciler
eşli - ekipbaşı
eklampsi - el atıvermek
el atma - elektromotor kuvvet
elektron - emilsiyon haline dönüştürmek
emin bir şekilde - en son sýnýr
en sondaki - envaze etme
envazyon - Escape tuşu
ESCON - etiyoloji
Etiyopya - evin kadını
evin reisi - fındıklı şekerleme
fırıl - fantezi mallar
fanteziler - felakete yol açan afet
Felcden hasil olan abazi - filogenetik
filogenez - fobik
fobisi - gır gır
gırç - görünmeyen mektup kopyası
görünmez tehlike - göz gezdirmek
göz hapsinde - gücün tekerleklere nakli
gücünü - güneşlenme
güneşli - güzelliğini yitirmiş
güzellik çiftliği - gazete yazısı
gazetecí - geçirme kuşağı
geçirmeme - gelişmeden doğmuş
gelişmekte - gençliğin baharı
gençlik çılgınlığı - gerçek zevk zevklerin küçümsenişidir
gerçekçi kimse - gerizekalý
germanik - giyimde saygýnlýk
giyiminde titiz - grizu patlamasından sonra kalan zehirli gaz
grobeton - hücre ile ilgili
Hücre imi - haczedilen malın kullanılması
haczetme - hakli olmak
haksız açtığı davayı kaybedene verilen para cezası - hapishaneye kapatmak
hapislik gerektiren - hasretini çekmek
hassas eleman - hava meydanı vergisi
hava mili - hayat standardı
hayat tarzı - hedefini küçültmek
hedefleme - her yönden yükleme ya da boşaltmaya hazır olduğunu ve nizami süreler içinde hazırlık ihbarının yapıldığını belirten terim
her yöne - heykeltraşlıkla ilgili
Heywood savı - hissedarlara hisselerini vermek
hissedici - Hukuka uygunluk
hukukçular - içinde yuvarlanmak
içindekiler öðesi - iş göremez
iş gözlüğü - işin zor tarafı
işinde - iştigal etmek
iştirak eden - iftira türünden
iftirak - iki hükümdarlı yönetim
iki hafta - ikna edilmiş olma
ikna etme - ilgili tarih itibarýyla
ilgililer - imleçten bagimsiz kaydirma
imleşim - incinmiş gurur
incir aðacý - intihap toplamak
intihar eden kimse - iskandil kurşunu
iskandinav - istiklal
istikrar bulmak - iyi biçimlendirme
iyi bilen - izometrik
izoterm - kırıcılık
kırık bezelye - kısmen veya tamamen ticari anlaşmalara bağlı olmayıp sadece kanun koyucu tarafından vazolunan gümrük vergileri sistemi
kısmet - kâlp nakli
kâlp pili - kötü ders notları
kötü doktor - Küçülebilir
küçülen - kýyý ve deniz mühendisliði
kýyýcý - kablosuz yerel þebeke
kabriyole - kafayý bulmuþ
Kafe - kaleyi yerle bir etmek
kalibrasyon - kana susamýþ
kanı çok - kanunsuz yoldan para kazanmak
kanunsuzdur - karışıklaştırmak
karışım hazırlama - karaturp
karavancı - karla karışık yağmur
karlı olarak - katýþtýrmak
katýhal - kayıtlı olmayan
kayıtlamak - kazadan beladan uzak
kazaen - kenar yuvarlatýcý
kenara - kendini zorla kabul ettirmeye çalışmak
kendiniz - keten ayıklama aleti
keten dantel - kin ve nefret dolu
kinakrin - klasik yapıt
klasikler - kolayca zarar gören
kolaylık olması açısından - konservatuvar
konserve açıp içmek - konvertibilite
konvertibl - koyu yeşil
koyuca - kuşet
kuşhane - kum saatindeki kum
kum taşı - kuruluşa ait
kurulum - lâfını sakınmaz
lâfebesi - Lexis oranı
Leydi - Mısır'ın yerlisi olan
mısırlı - mülteciler kurulu
mümbitleştirme - maaş bağlamak
maaş ve ücretleri gözden geçirirken geçmiş performans ile gelecekteki potansiyeli değerlendirme tekniği - mahkeme yoluyla ödetmek
mahkemece ertelenen açık artırma ile satış - mal olarak ödeme
mal olmak - mani olan
maniali - master programı
mastif - Meksika Yaz Saati
meksikalı - mercek vasıtasıyla oluşan biçim
mercimek - metin saydamlýðý
Metin Seç - middling sözcüğünün çoğul biçimi
mide özsuyu analizi - Mississipi
Missouri - muallakta olmayan
muallime - mutemede ait
mutena - nakleden
nakledici - nefretini uyandırmak
nefretle - niteliklerine göre ayırmak
nitelikli şey - observatuar
obsesif - olamasa da olur
olamayan - onanırlık koşulları
onanýr - orman yetiştirme
ormanı çok - osteolitik
osteoliz - otururken yapılan
otuz - paha biçmek
pahada ağır - Para Yönetimi
para yapma - parlaklığını
parlaklık kazandırmak - pay sahibi olmak
pay verme - Perþembe
perakende - pirinçten yapılmış mezar plakası
pirit - polis birliği
polis casusu - pratik zekaya sahip
pratika - Pullamak
pulları dökülmek - radyodermatit
radyofar anteni - reddedilen kabul
reddedilmiş şey - reosta
reostat - rivayet kabilinden
rivyera - sıcaktan yanmak
sıcramak - sınam tasarımı
Sınama alanı - söyletmemek
söylev - süperbilgisayar
süperego - sütlü kavhe
sütlaç - Saat Biçimi
saat bir - sabitleştirici istemeyen
sabitleme - sahtekârlık teşebbüsü
sahtekar - sanat zevki olan
sanatçı - Sarkık Yanak
sarkıntılık yapmak - savaşı doğuran olay
savaşım - saygıyla karışık korku
saygý - Sehirlerarasi Ekspres Tren
sehr disinda - sentrifügal
sentriol - sert yüzey
sert yaka - sevk edilen
sevk evrakı eşliğinde gelen poliçe - silâhlanmak
silâhlar - sinsice yapmak
sinsilik - skandal çıkaran araştırmacı
skandiyum - Son İşlemi Geri Al
son ürün - Sorguya Bağla
sorkun - SPOTLU NÝÞ
sprey - su yabancı otu
SU YATAÐI - susturulmuş
susun - Tüm Ag
Tüm Alan - taþýyýcýyý dinleyen çoklu eriþim
taþýyan - tadını vermek
tadında - takatý kalmamýþtý
takatsız bırakmak - tam satýn alma sürümü
tam sayılardan oluşan - tanrýlarýn içkisi
tanrýsal - tarziye
tas kebabý - tayga
tayin eden kişi - tehlikelere dikkat eden
tehlikeli adam - tekmiş gibi görünen iki yıldız
tekmil - televizyonla tanı
teleyazı - temyizle ilgili
ten rengi streç pantolon - ters ve kısa
ters video - ticarette kaptıkaçtı yöntemi
ticari - top sözcüğünün çoğul biçimi
top sürme - topraklarına katmak
topraksız - trouser sözcüğünün çoğul biçimi
True Type yazıtipleri - uçağın yerini gösteren lâmba
uçabilen - ufuktan yükseklik derecesi
ugramak - utanmazca
Utarit - uyumlu zil sesi
uyumluluk - uzun yaprak
uzun yara - varíl
varan - vb kötü adam
vb tehdit etme - veri kaydı
veri kaydi - viyaklama
Viyana - yılışık yılışık sırıtmak
yılışma - yükölçer
yükü ayarlayarak gemiyi dengeleme - yürürlülük
Yürüt - yaşama sımsıkı sarılmış
yaşamış - yakından incelemek
yakınlık analizi - yan yatmaya elverişli
yan yelken - yapı endüstrisi
yapı içi - yarı-durağan süreç
yarıiletken - yargısal örnek
yargıtayca mahkeme kararının yeniden incelen - yavaş yavaş yerleştirmek
yavaşça ya da dikkatle ilerlemek - yazıtlara ait
yazı-tura - yem olarak kullanılan kayabalığı
yem parası - Yeni Zellanda Dolarý
yeniçeri - yer ve zaman kavramlarının dört boyutlu bütünü
yer vermek - yeterli teminat
yeterlik - yoksulluk nafakasi
yoksun bırakan - yukarıya yönelik
yukarý - zabıtların tasdiki
zabýt ve tesbit olunan - zaruret içinde
zaruri olarak - zindana atmak
zindancý - zurna sesi
çalýþma
çalýþma ömrü
çalýþma alaný
çalýþma belleði
çalýþma disketi
çalýþma dokümantasyonu
çalýþma durumu
çalýþma etkilenimi
çalýþma fonu
çalýþma grubu
çalýþma kitabý
çalýþma koþullarý
çalýþma kolu
çalýþma odasý
çalýþma rehberi
çalýþma sýnýrlarý
çalýþma saati bitimi
çalýþma standardý
çalýþmak
çalýþmakta olan program
çalýþmalarýný kendi bildiðine þekilde yürütmekte
çalýþtýrýcý
çalýþtýrma
çalýþtýrma akýmý
çalýþtýrma aygýtý
çalýþtýrma birimi
çalýþtýrma ortamý
çalýþtýrma sürümü
çalýþtýrmak
çalýşma
çalýbülbülü
çalýkuþu
çalýlýk
çalýlarla kaplý
çalým
çalýndýklarýný
çalýnmýþ eþya
çalýntý araç kullanma
çalakılıç yürümek
çalakaşık yemek
çalakalem yazývermek
çalan
çalan kimse
çalapa
çalar
çalar cep saati
çalar saat çekici
çalar saatlerin tetiği
çalíxmak
çaldırma frekansı
çaldırma sinyali
çaldırmak
çílek
çalenç
çalenç kupası
çalgı
çalgı kirişi
çalgıç
çalgıcı
çalgıcıların yer aldığı boşluk
çalgılı meyhane
çalgılar topluluğu
çalgısal
çalgıyı ağıza yerleştirme şekli
çalgýcýnýn icraatý
çalgýda notalarý hýzlý ve kesik çalma
çalgýda notalarý hýzlý ve kesik çalmak
çalgýsýz söylenen çok sesli þarký
çaliþamaz
çaliþamazlik durumu
çaliþamazlik süresi
çaliþir durum
çaliþir kilmak
çaliþma dolulugu orani
çaliþma doluluk orani
çalişmak
çalihorozu
çalisan
çalismak
çalismalar
çalixkan
çalkalanýþ
çalkalanma sesi çıkarmak
çalkalanmış şey
çalkalayıcı makine
çalkama
çalkanma
çalkanmak
çalkantı sesi
çalkantılı
çalkantılı hava
çalkantılı olmak
çalkantý
çalkantýlý
çalkantýlý hava
çalma hastalığı
çalma hastalýðý
çalma hastasý
çalma sesi
çalmadık kapı bırakmamak
çalmak kasti
çalmak kastiyle
çalması marifet isteyen müzik parçası
çalmaya alışmış
çalmaya başlamak
çam
çam ağacı
çam deviren
çam deviren kimse
çam devirme
çam gibi
çam iğnesi
çam katranı
çam kozalağı
çam ormanı
çam sakızı
çam sakýzý
çam tahtası
çam yarması gibi
çamça balığı
çamçak
çamaþýr
çamaþýr ipi
çamaþýr mengenesi
çamaþýrhane
çamaşır askısı
çamaşır kurutmak
çamaşır leğeni
çamaşır listesi
çamaşır makinesi merdanesi
çamaşır mandalı
çamaşır mengenesi
çamaşır sıkma makinesi
çamaşır sepeti
çamaşır sodası
çamaşır teknesi
çamaşır tokmağı
çamaşır yıkama
çamaşır yıkama tahtası
çamaşır yıkama yeri
çamaşır yıkamak
çamaşırı sıkmadan askıda kurutmak
çamaşırları kurutup ütülemeden bırakmak
çamaşırları yıkamak
çamasir
çamasir makinesinde yikanabilir
çamasir yikama
çamasirhane
çímen
çímento
çamlık
çamlık kumsal
çamlık sahil
çamlýk
çamsakızı
çamsakızı reçinesi
çamuka
çamur atma
çamur banyosu
çamur gibi
çamur havuzu
çamur içinde
çamur içinde yuvarlanmak
çamur ile kirletmek
çamur lekesi
çamur mavnası
çamur renkli
çamur sıçraması
çamur sıçratmak
çamura batırmak
çamura bulamak
çamura düşmek
çamurcun
çamurda çırpınıp etrafa sıçratmak
çamurda ilerlemek
çamurda yürümek
çamurda yuvarlanma
çamurda yuvarlanmak
çamurdan koruyucu
çamurla kirletmek
çamurla sıvamak
çamurla tıkamak
çamurlanmış
çamurlu
çamurlu çukur
çamurlu gölcük
çamurlu kar
çamurlu su
çamurlu su birikintisi
çamurlu suda koşmak
çamurlu suya girmek
çamurlu yerde büyüyen
çamurluk saçı
çamurluluk
çamurumsu
çamurunu temizlemek
çamyarması
çan çalınmak
çan çalan cihaz
çan çalan kimse
çan çan ötmek
çan çiçeði
çan çiçeği
çan ağızlı
çan şeklinde kavanoz
çan biçiminde şapka
çan biçiminde cam kılıf
çan dökümhanesi
çan dili
çan eðrisi
çan eğrisi
çan etek
çan gibi genişlemek
çan ile duyurmak
çan ipi
çan kuleleri
çan kulesi
çan kulesi sahanlığı
çan sesi
çan sesleri
çan takımı
çan tokmağı
çanın asıldığı kısım
çanına ok tıkamak
çanına ot tıkamak
çançan
çançiçeği
çanağını çıkarmak
çanak çömlek yapılan kil
çanak anten
çanak biçiminde organ
çanak gibi yapmak
çanak tutmak
çanak yalama
çanak yalayıcı
çanak yalayıcısı
çanak yansıtıcı
çanak yansitici
çanak yaprağı
çanakkale boğazı
çancı
çíngene
çínko
çankulesi tepesi
çanlı araba
çanlı şamandıra
çanları çalmak
çanların çalınıp şeş çıkarması
çanların birlikte çalması
çanlarla çalınan melodi
çanta
çanta çiçeği
çantanın içindekiler
çantasý sýrtýnda gezmek
çantaya koymak
çap pergeli
çapa ait
çapa atmak
çapa gövdesi
çapa kullanmak
çapa makinesi
çapa vinci
çapında ağ
çapýný ölçmek
çapýnda að
çapak balığı
çapaklı
çapakları almak
çapakları düzleştirmek
çapalanmış düz sıra
çapar
çapar ayıklama
çapar ayıklama programı
çapar ayiklama
çapar ayiklama programi
çapar programı
çapar programi
çaparız
çapayı yukarı çekmek
çapayla kazmak
çapayla sökmek
çapayla temizlemek
çapkın adam
çapkın erkek
çapkın kimse
çapkın olmak
çapkınlık
çapkınlık etmek
çapla ilgili
çapla ilgili olarak
çíplak
çaplama
çaplamak
çapraþýk
çapraşık bir hal almak
çapraşık düğüm
çapraşık durum
çapraşık durumlar
çapraşıklaştırmak
çaprak
çaprak yarýk
çapraz çizgiler çizmek
çapraz çizgili
çapraz çoðullayýcý
çapraz çoğullayıcı
çapraz açıklık
çapraz akım
çapraz akým
çapraz akinezi
çapraz ateþ
çapraz ateş
çapraz şey
çapraz bað
çapraz baðlý dosyalar
çapraz baþvuru
çapraz baþvuru listesi
çapraz bağ
çapraz bağlı dosyalar
çapraz başvuru
çapraz başvuru listesi
çapraz bulmaca
çapraz dizin
çapraz geçiş
çapraz geçiş yeri
çapraz genişlik tayfı
çapraz işareti
çapraz ilişki
çapraz ilinti
çapraz kısım
çapraz kemer kuşağı
çapraz kemik işareti
çapraz kesiþme
çapraz kesişen doğrular
çapraz kesişme
çapraz kiplenim
çapraz kiriş
çapraz melez
çapraz olarak
çapraz olmayan
çapraz pas
çapraz referans
çapraz sıklık fonksiyonu
çapraz sınama
çapraz sýnama
çapraz tayf
çapraz tozlaşma
çaprazımsı
çapraz-ağırlık indeks sayısı
çapraz-baðlantý
çaprazdan çıkarılan yumruk
çapraz-geçerlilik ölçütü
çapraz-karışma
çapraz-karışma yitimi
çapraz-karışma yolu
çapraz-karışma zayıflaması
çapraz-karýþma
çapraz-karýþma yitimi
çapraz-karýþma yolu
çapraz-karýþma zayýflamasý
çapraz-kovaryans
çaprazlı etkenler
çaprazlı melez
çaprazlı sınıflama
çaprazlığını ayarlamak
çaprazlık
çaprazlık katsayısı
çaprazlık tür dağılım
çaprazlık tablosu
çaprazlaştırmak
çaprazlama
çaprazlama çizgili
çaprazlama döllemek
çaprazlama geçmek
çaprazlama gidip gelmek
çaprazlama işaret
çaprazlama ile döllemek
çaprazlama sorgu
çaprazlama sorgulamak
çapraz-parti eðilimi
çapraz-platform iletiþimleri
çapraz-tasarım
çapraztozlaşma
çaprazvarí
çaprazvari
çaptan düşmek
çapullamak
çaput
çaput torbası
çaputlardan yapılmış
çar çur etmek
çar yanlısı
çarık zinciri
çar'ın en büyük oğlu
çarın oğlu
çarçabuk
çarçabuk geçip gitmek
çarçabuk gitmek
çarçur edilen
çarçur edilmiş
çarþý
çarşı doğrultusunda olan
çarşıya çıkma
çarşıya çıkmak
çarşaf örtmek
çarşaf bezi
çarşaf değiştirmek
çarşafla örtmek
çarşaflık keten bezi
çarşamba
çarşamba pazarı gibi yer
çarcılık
çare niteliðinde
çare olan
çare olmak
çaresi bulunur
çaresi olmama
çaresi olmayan
çaresi yok
çaresizce
çaresizliğe boyun eğmek
çaresizliğe düşürmek
çaresizliğe kapılmış
çaresizlikten kıvranıyor
çareviç
çareyi -de bulmak
çark diþi
çark dişi
çark dişlerini birbirine geçirmek
çark dişlerinin birbirine geçmesi
çark ederken yerinde sayan
çark etme
çark etmek
çark gibi çevirmek
çark gibi yuvarlanmak
çark kanadı
çark kayışı
çark kayması
çark mandalı
çarkçıbaşı
çarketmek
çarklı gemi
çarliston
çarmıha germe
çarmıhtan indirme
çarmık
çarmýha gererek öldürmek
çarmýha germe
çarmýha germek
çarpışan araba
çarpışma algılaması
çarpışma ile uyarma
çarpışma olasılığı
çarpışma sıklığı
çarpışma sesi
çarpışma sinyali
çarpışma yeri
çarpışma-önler sistem
çarpışmalar başladığında
çarpışmaya girişmek
çarpışmaya girmek
çarpıcı çekim
çarpıcı şey
çarpıcı biçimde
çarpıcı bir biçimde
çarpıcı eser
çarpıcılık
çarpık bacaklı
çarpık bacaklar
çarpık biçimde
çarpık dağılım
çarpık ilişki
çarpık regresyon
çarpıklık eğrisi
çarpılır matrisler
çarpılan
çarpım
çarpım momenti
çarpım momenti ilişkisi
çarpım tablosu
çarpımsal gürültü
çarpımsal süreç
çarpınım
çarpınım momenti
çarpınım momenti üreten işlev
çarpınım toplamı
çarpıntılı
çarpıntılı olan
çarpıntılı olmak
çarpıp başka tarafa sekme
çarpıp düşürmek
çarpıp geri gelmek
çarpıp geri sıçramak
çarpıp geriye sekme
çarpıp kaçan
çarpıp sarsılmak
çarpıp vurmak
çarpıtılmış
çarpıtarak aktarmak
çarpıtma
çarpıtmak
çarpý
çarpýþma
çarpýþma algýlamasý
çarpýþma ile uyarma
çarpýþma olasýlýðý
çarpýþma sýklýðý
çarpýþma sinyali
çarpýþma-önler sistem
çarpýþmak
çarpýcý
çarpýk
çarpýk çurpuk
çarpýklýk
çarpýlýr matrisler
çarpýlan
çarpým
çarpým tablosu
çarpýmsal gürültü
çarpýntý
çarpýtmak
çarpan ışın vs
çarpan sayı
çarpanlara ayırma
çarpanlara ayirma
çarpanlarına ayırma
çarparak batırmak
çarparak geri tepmek
çarparak kapamak
çarparak kapatmak
çarparak koymak
çarparcasına koymak
çarpiklik
çarpinim
çarpma açısı
çarpma şiddeti
çarpma menteşe
çarpma sıva
çarpma sesi
çarpma sesi yapmak
çarpma tamponu
çarpma yayı
çarpmaya dayanýklý
çarpmaya karþý dayanýklý
çarpmayla meydana gelen çukur
çarsi
çarxamba
çarxi
çat
çat çat eden
çat diye
çat diye kapanmak
çat diye kapatmak
çat pat bilgi
çat pat bilme
çat pat ingilizce konuşmak
çat sesi
çat sesiyle
çatı çıkıntısı
çatı örtüsü
çatı arası katı
çatı bahçesi
çatı barı
çatı dış açısı
çatı desteği
çatı direği
çatı ile örtmek
çatı kalkan duvarı
çatı kalkan duvarlı
çatı kaplama
çatı kaplama tahtası
çatı kaplaması
çatı katındaki eğik duvar
çatı kemeri
çatı kirişi
çatı mahya kirişi
çatı malzemesi
çatı merteği
çatı odası
çatı olmak
çatı oluğu
çatı padavrası
çatı penceresi
çatı sırt kirişi
çatı sütunu tepe taşı
çatı tamircisi
çatı ustası
çatı yapımı
çatı yapma
çatışan
çatışan kimse
çatışkı
çatışma kurbanı
çatışma noktasına gelmek
çatışmaya girmek
çatışmayı bastırmak
çatık kaşlı
çatıkatı
çatılı
çatılı mezarlık kapısı
çatır çatır kavurmak
çatır çatır parçalanma
çatır çutur çiğnemek
çatır çutur etmek
çatır çutur yemek
çatırdı
çatırdatmak
çatırdayan
çatırtıyla koparmak
çatırtıyla kopmak
çatısını açmak
çatısını oluşturan
çatısız
çatısız dam
çatıyı kapatmak
çatıyı padavra ile kaplamak
çatıyla örtmek
çatý
çatý kaplama malzemesi
çatý katý
çatý kiriþi
çatý penceresi
çatýþký
çatýþma
çatýþmak
çatýk kaþlý
çatýrtý
çatak
çatal çivi
çatal çivi ile tutturmak
çatal şeklinde zıpkın
çatal batırmak
çatal biçimi vermek
çatal biçiminde
çatal biçiminde çubuk
çatal boynuz
çatal diþi
çatal dişi
çatal dilli
çatal ek
çatal kuyruk
çatal pim
çatal saplamak
çatal tırnak
çatal tırnaklı
çatalın dişi
çatalın sivri uçlarından biri
çatalaðýz
çatalağız
çatal-býçak-kaþýk
çatalkuyruklu balina
çatalla almak
çatalla kaldırmak
çatalla savurmak
çatallı bel
çatallı kaldırıcı
çatallı kaldıraç
çatallı olma
çatallý
çatallaşma
çatallaşmış
çatallaştırmak
çatallanma
çatallanmış
çatapat
çatkılı köprü
çatlak desen ile süslemek
çatlak desen vermek
çatlak desenle sırlamak
çatlak desenli çini kap
çatlak gibi görünen desen
çatlak kafatası
çatlak ses
çatlak ses çıkarmak
çatlak ve çizgili sır
çatlakmış gibi sırlanmış çini
çatlamış
çatlamýþ
çatlamaz

Copyright © Philip M. Parker, INSEAD. Terms of Use.