Copyright © Philip M. Parker, INSEAD. Terms of Use.

Turkish English Dictionary



Türkçe - İngilizce

sözlük & tercüme

Definition - tanım

INDEX

10 Fenik - ızgara biçiminde şey
ızgara et - çýkýþ yastýk belleði
çýkýk - çalýþkanlýk
çalýþma - çatlamaz
çatlayacak derecede yedirmek - çevirilebilirlik
çevirinin aslına sadık oluşu - çin yemek çubukları
çinçilla - çok baharatlı yemek
çok basit - çok-katlý güvenlik
çok-kipli - öç almak isteyen
öçgüder - öksüz kalmak
ökse - öncü uçak
öncül - örümceğin ip üreten organı
örümcek að araþtýrma programlarý - özel gösterim
özel gün - Çebişev yaklaşıklığı
Çek - ücret paketi
ücretine mahsuben avans - üslubunuz
üslup kazandırmak - üzerini kaplamak
üzgün üzgün - açık tenli olma
açık transmisyon mili - aþýrýyüzey
aþýrma - ağırlığında olmak
ağırlık çökmesi - ağzından sarkıtmak
ağzıpek - aciliyetine göre sıralama
acillik - aerodinamik tren
aerofaji - akıl yoluyla
akılı - akrobatların taktıkları çok uzun ayaklar
akrobistit - alçak sıklık
alçak ses - Ýleti uzunluðu
Ýleti Yok - altı köşeli yıldız
altı kat - Amerikalýlaþtýrmak
amerikan - ANAHTARSÖZCÜK
anakara - anlaşamamak
anlaşma önergesi - Üstbilgiyi ve Altbilgiyi Göster
Üste - arabelleğe alma
arabellek - arka çýkmak
Arka Ön terminaller - asıl yerli
asılı - aslen kazanma
Asli Sil - Atlıkları sil
atlý - avutucu birisi
avutulamaz - şak diye vurma
ayak freni - şartlı tasarruf
şartlamak - şeytanca oyun oynamak
şeytani - şirketlerle banka arasında nakit getirip götürme işleri yapan memur
şirketsel - ayrıntıyla ilgili
ayrıt - Azerbaijani
Azerbaycan - bükerek yerleştirmek
büklümlü - büyük zil
büyükçe bir meblağ - başa vurulan darbe
başı - başka zamanlarda
başkaca - bağnaz protestan
başnokta - bakýþ açýsý
bakýþýk - bankacılık yapmak
bankacý - basit seçenek
basit ses - bazik cüruf
bazik font - belediye yolu
belediyece - belli düzeyin altýnda
belli eden - beyin zarlarından biri
beyincik - bilgilendirmek
bilgilenme - bir çevre içinde
bir çift - bir şikâyetin beyanında yapılan değişiklik
bir şilin - bir derneğe üye yapmak
bir devir - bir hatayı kabul etmek
bir hayret belirtmede kullanılır - bir kiþinin en iyi yaptýðý þey
bir kişi ya da partiyi perde arkasından yöneten kişi - bir mesleğin yabancısı
bir metin özeti - bir süpermarket gibi çalışan ama sınırlı yiyecek malzemesi stoku bulunan küçük dükkân
bir sürü çocuk - bir teşkilata özgü sembol
bir tek - birçok yerini
birörnek - birinci zamana ait
birincil - birini zorlamak
birinin - birleþmiþ silika
birleþtir - boðularak ölmek
boðulma - bombardýman uçaðý
bombaya dayanıklı - boyasý çýkmaz
boyasaptar - bu romantik bir komedidir
bu sıralar - buruşmuş şey
burulma açısı - canayakýnlýk
Canberra metriği - cesur kimse
cesur ol - cisimsel
cismani olarak - dökme kalıp
dökmeci - düşülen dara
düşüm - düz gidiþ düðmesi
düz harfler - daginiklik
Dagit - dallarla çit örmek
dalma çanı - davadan vazgeçme
davalı avukatı - değerli taşlarla süslemek
Değerlik - delicesine sevme
delici çekiç - Denetlenmiş Oturum Açma
denetleyen resmi görevli - Depodan Ekle
depolama ömrü - devam süresi
devamı - diş hijyeni
diş ipi - Dil Bilgisi Kýlavuzu
dil bilimi - dirençölçer
dirençli sıcaklıkölçer - doðruyu söylemek gerekirse
doðu - doktor yemini
doktora derecesi almak - Dondurularak kurutulmuþ çabuk kahve
dondurulmamış - duracak yer
durak günlüðü - -e yakışmaz
-e yakın - Eşleyiciler
eşli - ekipbaşı
eklampsi - el atıvermek
el atma - elektromotor kuvvet
elektron - emilsiyon haline dönüştürmek
emin bir şekilde - en son sýnýr
en sondaki - envaze etme
envazyon - Escape tuşu
ESCON - etiyoloji
Etiyopya - evin kadını
evin reisi - fındıklı şekerleme
fırıl - fantezi mallar
fanteziler - felakete yol açan afet
Felcden hasil olan abazi - filogenetik
filogenez - fobik
fobisi - gır gır
gırç - görünmeyen mektup kopyası
görünmez tehlike - göz gezdirmek
göz hapsinde - gücün tekerleklere nakli
gücünü - güneşlenme
güneşli - güzelliğini yitirmiş
güzellik çiftliği - gazete yazısı
gazetecí - geçirme kuşağı
geçirmeme - gelişmeden doğmuş
gelişmekte - gençliğin baharı
gençlik çılgınlığı - gerçek zevk zevklerin küçümsenişidir
gerçekçi kimse - gerizekalý
germanik - giyimde saygýnlýk
giyiminde titiz - grizu patlamasından sonra kalan zehirli gaz
grobeton - hücre ile ilgili
Hücre imi - haczedilen malın kullanılması
haczetme - hakli olmak
haksız açtığı davayı kaybedene verilen para cezası - hapishaneye kapatmak
hapislik gerektiren - hasretini çekmek
hassas eleman - hava meydanı vergisi
hava mili - hayat standardı
hayat tarzı - hedefini küçültmek
hedefleme - her yönden yükleme ya da boşaltmaya hazır olduğunu ve nizami süreler içinde hazırlık ihbarının yapıldığını belirten terim
her yöne - heykeltraşlıkla ilgili
Heywood savı - hissedarlara hisselerini vermek
hissedici - Hukuka uygunluk
hukukçular - içinde yuvarlanmak
içindekiler öðesi - iş göremez
iş gözlüğü - işin zor tarafı
işinde - iştigal etmek
iştirak eden - iftira türünden
iftirak - iki hükümdarlı yönetim
iki hafta - ikna edilmiş olma
ikna etme - ilgili tarih itibarýyla
ilgililer - imleçten bagimsiz kaydirma
imleşim - incinmiş gurur
incir aðacý - intihap toplamak
intihar eden kimse - iskandil kurşunu
iskandinav - istiklal
istikrar bulmak - iyi biçimlendirme
iyi bilen - izometrik
izoterm - kırıcılık
kırık bezelye - kısmen veya tamamen ticari anlaşmalara bağlı olmayıp sadece kanun koyucu tarafından vazolunan gümrük vergileri sistemi
kısmet - kâlp nakli
kâlp pili - kötü ders notları
kötü doktor - Küçülebilir
küçülen - kýyý ve deniz mühendisliði
kýyýcý - kablosuz yerel þebeke
kabriyole - kafayý bulmuþ
Kafe - kaleyi yerle bir etmek
kalibrasyon - kana susamýþ
kanı çok - kanunsuz yoldan para kazanmak
kanunsuzdur - karışıklaştırmak
karışım hazırlama - karaturp
karavancı - karla karışık yağmur
karlı olarak - katýþtýrmak
katýhal - kayıtlı olmayan
kayıtlamak - kazadan beladan uzak
kazaen - kenar yuvarlatýcý
kenara - kendini zorla kabul ettirmeye çalışmak
kendiniz - keten ayıklama aleti
keten dantel - kin ve nefret dolu
kinakrin - klasik yapıt
klasikler - kolayca zarar gören
kolaylık olması açısından - konservatuvar
konserve açıp içmek - konvertibilite
konvertibl - koyu yeşil
koyuca - kuşet
kuşhane - kum saatindeki kum
kum taşı - kuruluşa ait
kurulum - lâfını sakınmaz
lâfebesi - Lexis oranı
Leydi - Mısır'ın yerlisi olan
mısırlı - mülteciler kurulu
mümbitleştirme - maaş bağlamak
maaş ve ücretleri gözden geçirirken geçmiş performans ile gelecekteki potansiyeli değerlendirme tekniği - mahkeme yoluyla ödetmek
mahkemece ertelenen açık artırma ile satış - mal olarak ödeme
mal olmak - mani olan
maniali - master programı
mastif - Meksika Yaz Saati
meksikalı - mercek vasıtasıyla oluşan biçim
mercimek - metin saydamlýðý
Metin Seç - middling sözcüğünün çoğul biçimi
mide özsuyu analizi - Mississipi
Missouri - muallakta olmayan
muallime - mutemede ait
mutena - nakleden
nakledici - nefretini uyandırmak
nefretle - niteliklerine göre ayırmak
nitelikli şey - observatuar
obsesif - olamasa da olur
olamayan - onanırlık koşulları
onanýr - orman yetiştirme
ormanı çok - osteolitik
osteoliz - otururken yapılan
otuz - paha biçmek
pahada ağır - Para Yönetimi
para yapma - parlaklığını
parlaklık kazandırmak - pay sahibi olmak
pay verme - Perþembe
perakende - pirinçten yapılmış mezar plakası
pirit - polis birliği
polis casusu - pratik zekaya sahip
pratika - Pullamak
pulları dökülmek - radyodermatit
radyofar anteni - reddedilen kabul
reddedilmiş şey - reosta
reostat - rivayet kabilinden
rivyera - sıcaktan yanmak
sıcramak - sınam tasarımı
Sınama alanı - söyletmemek
söylev - süperbilgisayar
süperego - sütlü kavhe
sütlaç - Saat Biçimi
saat bir - sabitleştirici istemeyen
sabitleme - sahtekârlık teşebbüsü
sahtekar - sanat zevki olan
sanatçı - Sarkık Yanak
sarkıntılık yapmak - savaşı doğuran olay
savaşım - saygıyla karışık korku
saygý - Sehirlerarasi Ekspres Tren
sehr disinda - sentrifügal
sentriol - sert yüzey
sert yaka - sevk edilen
sevk evrakı eşliğinde gelen poliçe - silâhlanmak
silâhlar - sinsice yapmak
sinsilik - skandal çıkaran araştırmacı
skandiyum - Son İşlemi Geri Al
son ürün - Sorguya Bağla
sorkun - SPOTLU NÝÞ
sprey - su yabancı otu
SU YATAÐI - susturulmuş
susun - Tüm Ag
Tüm Alan - taþýyýcýyý dinleyen çoklu eriþim
taþýyan - tadını vermek
tadında - takatý kalmamýþtý
takatsız bırakmak - tam satýn alma sürümü
tam sayılardan oluşan - tanrýlarýn içkisi
tanrýsal - tarziye
tas kebabý - tayga
tayin eden kişi - tehlikelere dikkat eden
tehlikeli adam - tekmiş gibi görünen iki yıldız
tekmil - televizyonla tanı
teleyazı - temyizle ilgili
ten rengi streç pantolon - ters ve kısa
ters video - ticarette kaptıkaçtı yöntemi
ticari - top sözcüğünün çoğul biçimi
top sürme - topraklarına katmak
topraksız - trouser sözcüğünün çoğul biçimi
True Type yazıtipleri - uçağın yerini gösteren lâmba
uçabilen - ufuktan yükseklik derecesi
ugramak - utanmazca
Utarit - uyumlu zil sesi
uyumluluk - uzun yaprak
uzun yara - varíl
varan - vb kötü adam
vb tehdit etme - veri kaydı
veri kaydi - viyaklama
Viyana - yılışık yılışık sırıtmak
yılışma - yükölçer
yükü ayarlayarak gemiyi dengeleme - yürürlülük
Yürüt - yaşama sımsıkı sarılmış
yaşamış - yakından incelemek
yakınlık analizi - yan yatmaya elverişli
yan yelken - yapı endüstrisi
yapı içi - yarı-durağan süreç
yarıiletken - yargısal örnek
yargıtayca mahkeme kararının yeniden incelen - yavaş yavaş yerleştirmek
yavaşça ya da dikkatle ilerlemek - yazıtlara ait
yazı-tura - yem olarak kullanılan kayabalığı
yem parası - Yeni Zellanda Dolarý
yeniçeri - yer ve zaman kavramlarının dört boyutlu bütünü
yer vermek - yeterli teminat
yeterlik - yoksulluk nafakasi
yoksun bırakan - yukarıya yönelik
yukarý - zabıtların tasdiki
zabýt ve tesbit olunan - zaruret içinde
zaruri olarak - zindana atmak
zindancý - zurna sesi
ücretine mahsuben avans
ücretini vermek
ücretiniz
ücretle çalıştırmak
ücretlendirme
ücretler toplamı
ücretlerden yapılan kesintiler
ücretleri mal olarak ödeme
ücretlerin bir bölümünün ailelerine ayrılması için tayfaların imzaladığı senet
ücretlerinin bir kısmının ailelerine verilmesi için tayfalar tarafından imzalanan kâğıt
ücretli adam
ücretli kundakçı
ücretli memur
ücretli olarak tutmak
ücretli refakatçi
ücretli yükleme
ücretsiz arama
ücretsiz avukat sağlama
ücretsiz giden mektup
ücretsiz hatlar
ücretsiz izin
ücretsiz izin vermek
ücretsiz olarak
ücretsiz telefon numarası
ücretsiz yazılım
ücretsiz yazýlým
ücrette azalma
üf
üf be
üfürük
üfürükçü
üfürükçülük
üfürüm
üfürüp götürmek
üfürmek
üfleç
üfleme
üfleme bobini
üflemek
üflemeli ısıtıcı
üflemeli çalgı
üflemeli çalgılar
üflemeli çalgılarda delik
üflemeli bir çalgı
üflemeyici
üfleyen
üfleyerek çalma
üfleyerek itmek
üfleyerek meydana getirilmiş
üfleyerek ok atılan boru
üfleyerek sekil vermek
üfleyerek ses çıkaran
üfleyerek soğutmak
üfleyici
üfleyici şey
üfleyici kimse
üfleyici tabanca
üfleyip söndürmek
üleþke
üleşim işlevi
üleşim katsayısı
üleştirme sıfatı
üleştirme zamiri
ülgen
ülger
ülkü
ülkücü
ülkücülük
ülküleştirmek
ülke
ülke üzerindeki birkaç devletin egemenliği
ülke ekonomisi
ülke ekonomisini yönlendiren politikacı
ülke halkı
ülke içi
ülke kodu
ülke risk oraný
ülke yasaları dışında olan
ülke yurt
ülkede huzur sağlama
ülkenin iç bölgelerine doğru
ülkenin iç kısımları
ülkenin iç kısımlarına ait
ülkenin iç kısımlarında olan
ülkenin iç kısmında olan
ülkenin iç kesimleri
ülkenin kaybettiği toprakları geri isteme
ülkenin kaybettiği toprakları geri isteyen kimse
ülkenin kendi filosu
ülkenin merkezine doğru
ülkenin yasaları dışında olan
ülker burcundan yıldız
ülkesel
ülkesinde
ülkesinden çıkarmak
ülkesinden sürülme
ülkesine geri dönme
ülkesine geri göndermek
ülkesine iade edilen kimse
ülkesine iade etme
ülkesine iade etmek
ülkesine ihanet
ülkesine sadık
ülkesiz
ülkeye toprak katma
ülkeyi barışa kavuşturmak
ülkeyi kalkındırmak
ülkeyi yönetenler
ülser
ülser etmek
ülser olma
ülser olmak
ülsere dönüştürmek
ülserleşme
ülserleşmek
ülserleşmiş
ülserli
ültimatom
ültimatom vermek
ültraviyole
ümidi boşa çıkma
ümidi kırılma
ümidi kırılmış
ümidi kırılmak
ümidi kaybetmiş
ümidi kesilmek
ümidi olmayan
ümidinde
ümidini boşa çıkarmak
ümidini kırmak
ümidini kesmek
ümidini yıkmak
ümidini yitirme
ümidini yitirmek
ümidini yitirmemek
ümidiyle
ümit bağlamak
ümit beslemek
ümit burnu
ümit etmek
ümit kırıcı
ümit veren
ümit veren kimse
ümit verici olmayan
ümit vermeyen
ümitle
ümitlendirip vermemek
ümitleri boşa çıkmış
ümitlerini boşa çıkarmak
ümitli
ümitli olma
ümitsiz girişim
ümitsiz hastanın ilaçla öldürülmesi
ümitsiz iş
ümitsizce
ümitsizce savaşmak
ümitsizliğe kapılmak
ümitsizliğe kapılmayan
ümitsizliğe sevketmek
ümitsizlik
ümmetçilik
ün salmış
ünü kötü
ününü zedelemeye çalışmak
ününe leke sürmek
ünalgý
üníversíte
üniforma giydirmek
üniformada nişanların takıldığı yer
üniformalı görevli
üniformalı kapıcı
üniformalý
üniformalarda rütbe belirten metal çubuklar
üniformaya dikilen amblem
üniformaya dikilen işaret
üniseks
ünite
üniversal
üniversal levha kelepçesi
üniversite çevreleri
üniversite öðrencisi
üniversite öğrencisine ait
üniversite öğretim kadrosundaki elemanların düzeyi
üniversite öncesi özel okul
üniversite özgürlüğü
üniversite avlusu
üniversite başkanı
üniversite burs fonu
üniversite bursu
üniversite bursu alma
üniversite diploması ve doktora
üniversite erkek öğrenci birliği
üniversite hocası cüppesi
üniversite ile ilgili
üniversite memuru
üniversite mezuniyet kepi
üniversite mezuniyeti
üniversite mezunları için okul
üniversite sınırları içinde oturmayla ilgili
üniversite sınavına girmek
üniversite sınavlarının yapıldığı salon
üniversite sonrası eğitimle ilgili
üniversite spor takımı
üniversite törenlerinde giyilen kep
üniversite takımı
üniversite unvanları
üniversite vakfı
üniversite veya kolej öğretim üyesinin gerçeği gördüğü gibi ifade etme özgürlüğü
üniversite yatakhanesi
üniversitede öðretim görevlisi
üniversitede öğretim görevlisi
üniversitede birinci sýnýf öðrencisi
üniversitede ikinci branş
üniversitedeki öğretim üyeleri
üniversiteden atmak
üniversiteden ayrılmak
üniversiteden mezun olma
üniversiteden mezun olmak
üniversiteden verilen burs
üniversiteler arası
üniversiteli
üniversitelilere özgü
üniversiteye ait
üniversiteye almak
üniversiteye bağlı fakülte
üniversiteye başlamak
üniversiteye girmek
ünlü birinin imzasý
ünlü boşluğu
ünlü dava
ünlü harfe ait
ünlü harfler içeren
ünlü harflerle bir arada olan
ünlü kiþi
ünlü kişi
ünlü kimse
ünlü muamelesi yapmak
ünlü olmak
ünlü söz
ünlü ses
ünlü tanık
ünlü uyumu
ünlü ya da önemli kimse
ünlü yerine diftong konulması
ünlülerden sık sık bahsetme
ünlülerin katıldığı davetleri düzenleyen kimse
ünlem
ünlem ifade eden
ünlem niteliğinde olan
ünsüz değişimi
ünsüz harf
ünsüz ses
ünsiyet
ünvan
ünvan sahibi
ünvan vermek
ünvanın varisi olma hakkı
ünvanını geri almak
ünvanını koruyan şampiyon
ünvanýnýz
ünvandan dolayı olan
ünvandan ibaret olan
ünvandan ibaret rütbe
ünvanlı
ünvanlandırmak
ünviversite ya da okul öğrencisi
ürümek
ürün çeşitlendirme
ürün adý
ürün almak
ürün bildirimi
ürün dağıtımı
ürün değişimi
ürün eğitimi
ürün farklılaştırma
ürün geliştirme
ürün kaldırma
ürün kaldırmak
ürün mühendisliği
ürün standardı
ürün verebilen
ürün verme
ürün verme gücü
ürün verme ile ilgili
ürün vermeyiş
ürün yelpazesi
ürün yetiştirme
ürün yetiştirmek
ürünü artırmak
ürüne baðlý
ürünler
ürünleri vb anımsamalarına yardım için başvurulan pazar araştırması görüşme tekniği
ürünlerin ortaya çıkarılması
ürdün
ürdün krallığı
ürdünlü
üre
üre ile ilgili
üreme hücresi
üreme ile ilgili
üreme organları
üreme organları ayrı canlılara ait
üreme organlarıyla ilgili
üreme organlarý
üreme organlarýyla ilgili
üreme yeteneği olan
üremedi
üremek
üremi
üremik amoroz
üreteç
üreten
üreten fonksiyon
üreter
üretici ülke
üretici fiyat endeksi
üretici izlence
üretici program
üretici riski
üreticiniz
üreticisi
üretilebilir
üretilen iþ
üretilen iş
üretilen miktar
üretilmek
üretim artığı metaller
üretim bölümü
üretim hattý yönünde konmuþ makine
üretim için gereken zaman
üretim imkanlarý eðrisi
üretim kapasitesinin kıymet tahsisi
üretim müdürü
üretim mühendisi
üretim miktarý
üretim plânlama şefi
üretim planlama şefi
üretim ve daðýtým
üretim veya imalattan çok satýþ noktasýna yakýn olan endüstri
üretimde beklenen değişikliğe dayandığını savunan kuram
üretimden-teslim
üretime ara verme
üretime hazır
üretime hazýr
üretime yüklenmiş genel üretim maliyeti
üretimi düşürmek
üretimlik
üretimsel
üretken
üretken kimse
üretkenlik
üretme çiftliği
üretmek
üretra
üreyebilme
üreyen
üreyen hayvan
üreysel
üreysel terim
ürik
ürik asit
üriner taþ
ürkü
ürkünç
ürküp çekinmek
ürküp kaçmak
ürküp sıçramak
ürkütücü şey
ürkütücülük
ürküten öyküler
ürküterek kaçırmak
ürkek ürkek
ürkek bir şekilde
ürkek hayvan
ürkek kimse
ürkek kimse veya hayvan
ürkeklik
ürkerek gerilemek
ürkerek sokulmak
ürkmüþ
ürkmüş
ürkme
ürolog
üroloji
ürperme
ürperti
ürperti veren
ürperti vermek
ürpertmek
ürtiker
üryani
üs
üs görevlisi
üs hakkı
üs hizmetleri
üs istasyonu
üs komutanı
üs radyosu
üsümek
üsüste getirme
üslûbunda
üslü
üsluba bağlılık
üsluba iliþkin
üsluba uygun
üslubu süslü
üslubun etkisizleşmesi
üslubunu abartan sanatçı
üslubunuz

Copyright © Philip M. Parker, INSEAD. Terms of Use.