Copyright © Philip M. Parker, INSEAD. Terms of Use.

Turkish English Dictionary



Türkçe - İngilizce

sözlük & tercüme

Definition - tanım

INDEX

10 Fenik - ızgara biçiminde şey
ızgara et - çýkýþ yastýk belleði
çýkýk - çalýþkanlýk
çalýþma - çatlamaz
çatlayacak derecede yedirmek - çevirilebilirlik
çevirinin aslına sadık oluşu - çin yemek çubukları
çinçilla - çok baharatlı yemek
çok basit - çok-katlý güvenlik
çok-kipli - öç almak isteyen
öçgüder - öksüz kalmak
ökse - öncü uçak
öncül - örümceğin ip üreten organı
örümcek að araþtýrma programlarý - özel gösterim
özel gün - Çebişev yaklaşıklığı
Çek - ücret paketi
ücretine mahsuben avans - üslubunuz
üslup kazandırmak - üzerini kaplamak
üzgün üzgün - açık tenli olma
açık transmisyon mili - aþýrýyüzey
aþýrma - ağırlığında olmak
ağırlık çökmesi - ağzından sarkıtmak
ağzıpek - aciliyetine göre sıralama
acillik - aerodinamik tren
aerofaji - akıl yoluyla
akılı - akrobatların taktıkları çok uzun ayaklar
akrobistit - alçak sıklık
alçak ses - Ýleti uzunluðu
Ýleti Yok - altı köşeli yıldız
altı kat - Amerikalýlaþtýrmak
amerikan - ANAHTARSÖZCÜK
anakara - anlaşamamak
anlaşma önergesi - Üstbilgiyi ve Altbilgiyi Göster
Üste - arabelleğe alma
arabellek - arka çýkmak
Arka Ön terminaller - asıl yerli
asılı - aslen kazanma
Asli Sil - Atlıkları sil
atlý - avutucu birisi
avutulamaz - şak diye vurma
ayak freni - şartlı tasarruf
şartlamak - şeytanca oyun oynamak
şeytani - şirketlerle banka arasında nakit getirip götürme işleri yapan memur
şirketsel - ayrıntıyla ilgili
ayrıt - Azerbaijani
Azerbaycan - bükerek yerleştirmek
büklümlü - büyük zil
büyükçe bir meblağ - başa vurulan darbe
başı - başka zamanlarda
başkaca - bağnaz protestan
başnokta - bakýþ açýsý
bakýþýk - bankacılık yapmak
bankacý - basit seçenek
basit ses - bazik cüruf
bazik font - belediye yolu
belediyece - belli düzeyin altýnda
belli eden - beyin zarlarından biri
beyincik - bilgilendirmek
bilgilenme - bir çevre içinde
bir çift - bir şikâyetin beyanında yapılan değişiklik
bir şilin - bir derneğe üye yapmak
bir devir - bir hatayı kabul etmek
bir hayret belirtmede kullanılır - bir kiþinin en iyi yaptýðý þey
bir kişi ya da partiyi perde arkasından yöneten kişi - bir mesleğin yabancısı
bir metin özeti - bir süpermarket gibi çalışan ama sınırlı yiyecek malzemesi stoku bulunan küçük dükkân
bir sürü çocuk - bir teşkilata özgü sembol
bir tek - birçok yerini
birörnek - birinci zamana ait
birincil - birini zorlamak
birinin - birleþmiþ silika
birleþtir - boðularak ölmek
boðulma - bombardýman uçaðý
bombaya dayanıklı - boyasý çýkmaz
boyasaptar - bu romantik bir komedidir
bu sıralar - buruşmuş şey
burulma açısı - canayakýnlýk
Canberra metriği - cesur kimse
cesur ol - cisimsel
cismani olarak - dökme kalıp
dökmeci - düşülen dara
düşüm - düz gidiþ düðmesi
düz harfler - daginiklik
Dagit - dallarla çit örmek
dalma çanı - davadan vazgeçme
davalı avukatı - değerli taşlarla süslemek
Değerlik - delicesine sevme
delici çekiç - Denetlenmiş Oturum Açma
denetleyen resmi görevli - Depodan Ekle
depolama ömrü - devam süresi
devamı - diş hijyeni
diş ipi - Dil Bilgisi Kýlavuzu
dil bilimi - dirençölçer
dirençli sıcaklıkölçer - doðruyu söylemek gerekirse
doðu - doktor yemini
doktora derecesi almak - Dondurularak kurutulmuþ çabuk kahve
dondurulmamış - duracak yer
durak günlüðü - -e yakışmaz
-e yakın - Eşleyiciler
eşli - ekipbaşı
eklampsi - el atıvermek
el atma - elektromotor kuvvet
elektron - emilsiyon haline dönüştürmek
emin bir şekilde - en son sýnýr
en sondaki - envaze etme
envazyon - Escape tuşu
ESCON - etiyoloji
Etiyopya - evin kadını
evin reisi - fındıklı şekerleme
fırıl - fantezi mallar
fanteziler - felakete yol açan afet
Felcden hasil olan abazi - filogenetik
filogenez - fobik
fobisi - gır gır
gırç - görünmeyen mektup kopyası
görünmez tehlike - göz gezdirmek
göz hapsinde - gücün tekerleklere nakli
gücünü - güneşlenme
güneşli - güzelliğini yitirmiş
güzellik çiftliği - gazete yazısı
gazetecí - geçirme kuşağı
geçirmeme - gelişmeden doğmuş
gelişmekte - gençliğin baharı
gençlik çılgınlığı - gerçek zevk zevklerin küçümsenişidir
gerçekçi kimse - gerizekalý
germanik - giyimde saygýnlýk
giyiminde titiz - grizu patlamasından sonra kalan zehirli gaz
grobeton - hücre ile ilgili
Hücre imi - haczedilen malın kullanılması
haczetme - hakli olmak
haksız açtığı davayı kaybedene verilen para cezası - hapishaneye kapatmak
hapislik gerektiren - hasretini çekmek
hassas eleman - hava meydanı vergisi
hava mili - hayat standardı
hayat tarzı - hedefini küçültmek
hedefleme - her yönden yükleme ya da boşaltmaya hazır olduğunu ve nizami süreler içinde hazırlık ihbarının yapıldığını belirten terim
her yöne - heykeltraşlıkla ilgili
Heywood savı - hissedarlara hisselerini vermek
hissedici - Hukuka uygunluk
hukukçular - içinde yuvarlanmak
içindekiler öðesi - iş göremez
iş gözlüğü - işin zor tarafı
işinde - iştigal etmek
iştirak eden - iftira türünden
iftirak - iki hükümdarlı yönetim
iki hafta - ikna edilmiş olma
ikna etme - ilgili tarih itibarýyla
ilgililer - imleçten bagimsiz kaydirma
imleşim - incinmiş gurur
incir aðacý - intihap toplamak
intihar eden kimse - iskandil kurşunu
iskandinav - istiklal
istikrar bulmak - iyi biçimlendirme
iyi bilen - izometrik
izoterm - kırıcılık
kırık bezelye - kısmen veya tamamen ticari anlaşmalara bağlı olmayıp sadece kanun koyucu tarafından vazolunan gümrük vergileri sistemi
kısmet - kâlp nakli
kâlp pili - kötü ders notları
kötü doktor - Küçülebilir
küçülen - kýyý ve deniz mühendisliði
kýyýcý - kablosuz yerel þebeke
kabriyole - kafayý bulmuþ
Kafe - kaleyi yerle bir etmek
kalibrasyon - kana susamýþ
kanı çok - kanunsuz yoldan para kazanmak
kanunsuzdur - karışıklaştırmak
karışım hazırlama - karaturp
karavancı - karla karışık yağmur
karlı olarak - katýþtýrmak
katýhal - kayıtlı olmayan
kayıtlamak - kazadan beladan uzak
kazaen - kenar yuvarlatýcý
kenara - kendini zorla kabul ettirmeye çalışmak
kendiniz - keten ayıklama aleti
keten dantel - kin ve nefret dolu
kinakrin - klasik yapıt
klasikler - kolayca zarar gören
kolaylık olması açısından - konservatuvar
konserve açıp içmek - konvertibilite
konvertibl - koyu yeşil
koyuca - kuşet
kuşhane - kum saatindeki kum
kum taşı - kuruluşa ait
kurulum - lâfını sakınmaz
lâfebesi - Lexis oranı
Leydi - Mısır'ın yerlisi olan
mısırlı - mülteciler kurulu
mümbitleştirme - maaş bağlamak
maaş ve ücretleri gözden geçirirken geçmiş performans ile gelecekteki potansiyeli değerlendirme tekniği - mahkeme yoluyla ödetmek
mahkemece ertelenen açık artırma ile satış - mal olarak ödeme
mal olmak - mani olan
maniali - master programı
mastif - Meksika Yaz Saati
meksikalı - mercek vasıtasıyla oluşan biçim
mercimek - metin saydamlýðý
Metin Seç - middling sözcüğünün çoğul biçimi
mide özsuyu analizi - Mississipi
Missouri - muallakta olmayan
muallime - mutemede ait
mutena - nakleden
nakledici - nefretini uyandırmak
nefretle - niteliklerine göre ayırmak
nitelikli şey - observatuar
obsesif - olamasa da olur
olamayan - onanırlık koşulları
onanýr - orman yetiştirme
ormanı çok - osteolitik
osteoliz - otururken yapılan
otuz - paha biçmek
pahada ağır - Para Yönetimi
para yapma - parlaklığını
parlaklık kazandırmak - pay sahibi olmak
pay verme - Perþembe
perakende - pirinçten yapılmış mezar plakası
pirit - polis birliği
polis casusu - pratik zekaya sahip
pratika - Pullamak
pulları dökülmek - radyodermatit
radyofar anteni - reddedilen kabul
reddedilmiş şey - reosta
reostat - rivayet kabilinden
rivyera - sıcaktan yanmak
sıcramak - sınam tasarımı
Sınama alanı - söyletmemek
söylev - süperbilgisayar
süperego - sütlü kavhe
sütlaç - Saat Biçimi
saat bir - sabitleştirici istemeyen
sabitleme - sahtekârlık teşebbüsü
sahtekar - sanat zevki olan
sanatçı - Sarkık Yanak
sarkıntılık yapmak - savaşı doğuran olay
savaşım - saygıyla karışık korku
saygý - Sehirlerarasi Ekspres Tren
sehr disinda - sentrifügal
sentriol - sert yüzey
sert yaka - sevk edilen
sevk evrakı eşliğinde gelen poliçe - silâhlanmak
silâhlar - sinsice yapmak
sinsilik - skandal çıkaran araştırmacı
skandiyum - Son İşlemi Geri Al
son ürün - Sorguya Bağla
sorkun - SPOTLU NÝÞ
sprey - su yabancı otu
SU YATAÐI - susturulmuş
susun - Tüm Ag
Tüm Alan - taþýyýcýyý dinleyen çoklu eriþim
taþýyan - tadını vermek
tadında - takatý kalmamýþtý
takatsız bırakmak - tam satýn alma sürümü
tam sayılardan oluşan - tanrýlarýn içkisi
tanrýsal - tarziye
tas kebabý - tayga
tayin eden kişi - tehlikelere dikkat eden
tehlikeli adam - tekmiş gibi görünen iki yıldız
tekmil - televizyonla tanı
teleyazı - temyizle ilgili
ten rengi streç pantolon - ters ve kısa
ters video - ticarette kaptıkaçtı yöntemi
ticari - top sözcüğünün çoğul biçimi
top sürme - topraklarına katmak
topraksız - trouser sözcüğünün çoğul biçimi
True Type yazıtipleri - uçağın yerini gösteren lâmba
uçabilen - ufuktan yükseklik derecesi
ugramak - utanmazca
Utarit - uyumlu zil sesi
uyumluluk - uzun yaprak
uzun yara - varíl
varan - vb kötü adam
vb tehdit etme - veri kaydı
veri kaydi - viyaklama
Viyana - yılışık yılışık sırıtmak
yılışma - yükölçer
yükü ayarlayarak gemiyi dengeleme - yürürlülük
Yürüt - yaşama sımsıkı sarılmış
yaşamış - yakından incelemek
yakınlık analizi - yan yatmaya elverişli
yan yelken - yapı endüstrisi
yapı içi - yarı-durağan süreç
yarıiletken - yargısal örnek
yargıtayca mahkeme kararının yeniden incelen - yavaş yavaş yerleştirmek
yavaşça ya da dikkatle ilerlemek - yazıtlara ait
yazı-tura - yem olarak kullanılan kayabalığı
yem parası - Yeni Zellanda Dolarý
yeniçeri - yer ve zaman kavramlarının dört boyutlu bütünü
yer vermek - yeterli teminat
yeterlik - yoksulluk nafakasi
yoksun bırakan - yukarıya yönelik
yukarý - zabıtların tasdiki
zabýt ve tesbit olunan - zaruret içinde
zaruri olarak - zindana atmak
zindancý - zurna sesi
öçgüder
öðürme refleksi
öðüt
öðüt veren
öðüt verme
öðüt vermek
öðütlemek
öðe
öðe ayýrýcýsý
öðe boyu
öðe davranýþý
öðecik
öðelik imi
öðle
öðle uykusu
öðle vakti
öðle yemeði
öðleden evvel
öðlen vakti
öðrenci
öðrenci yurdu
öðrenilebilir
öðrenilmiþ
öðrenim süresi
öðrenme
öðrenme algoritmasý
öðrenmek
öðrenmek isteyen
öðreti
öðretici
öðretici baþlangýç
öðretim
öðretim izlencesi
öðretim ve eðitim
öðretimsel
öðretmek
öðretmen
öðretmenlik
öðretsel
öö
öğüdümü tut
öğüdünü tutmak
öğün
öğür
öğüt
öğüt olarak
öğüt ve fikir veren
öğüt veren
öğüt veren kimse
öğüt verir gibi konuşan
öğüt verme
öğüt vermek
öğütücü diş
öğütülecek duruma getirilmiş tahıl
öğütülecek tahıl
öğütülmüş
öğütülmüş kil
öğütülmek
öğütülmemiş tahıl
öğüten
öğüten kimse
öğüten makine
öğütleme
öğütlemek
öğütler vermek
öğütme bölümü
öğütme makinesi
öğe ayırıcısı
öğe boyu
öğe davranışı
öğe iste
öğecik
öğeleri en basite indirgeyen sanat dalı
öğelerin aralarını tıklatın
öğelerine ayırmak
öğelik imi
öğesel
öğk
öğle üzeri
öğle den sonra
öğle tatili
öğle uykusu
öğle vaktí
öğle vakti
öğle vakti olan
öğle vaktinde olan
öğle vaktine ait
öğle yemeği
öğle yemeği yedirmek
öğle yemeği yemek
öğle zamanı
öğleden evvel
öğleden sonra tatil
öğleden sonraki
öğleden sonraları yenen hafif yemek
öğleden sonraya ait
öğlen
öğlenleyin
öğleye doğru
öğrenci öğretmen
öğrenci birliği
öğrenci dinlenme odası
öğrenci için yazılı ödev
öğrenci karnesi
öğrenci odası
öğrenci rehberi
öğrenci ve öğretmen arasındaki karşılıklı sevgi bilgiye doğru giden ilk ve en önemli adımdır
öğrenciler
öğrenciler öğretmenlerin hazmettiklerini yerler
öğrencilere verilen kredi
öğrencilerin karşıya geçtiğini belirten işaret
öğrencilik dönemi
öğrencilik devresinde
öğrencinin eğitim durumu
öğrencinin okuldan çıkarılmaması
öğrencisi olmak
öğrendiğini unutmak
öğrendim ki bir hayat hiçbirşeye değmez ve hiçbirşey bir hayat etmez
öğrenemez
öğrenen kimse
öğrenilecek dil
öğrenilen şey
öğrenilmeye değer
öğrenim
öğrenim derecesi
öğrenim devresi
öğrenim durumu
öğrenim durumunu gösterir belgeler
öğrenim görülen okul
öğrenim gördürmek
öğrenim görmüş
öğrenim görmek
öğrenim geçmişi
öğrenimini bitirmeyen kimse
öğrenimini tamamlamış kimse
öğrenimini tamamlamayan kimse
öğrenimlik
öğrenme algoritması
öğrenmek amacıyla dikkatle okumak
öğrenmek istiyorsan öğret
öğrenmekte zorlanmak
öğrenmelik
öğrenmenin temel esasları
öğrenmeye çalışmak
öğrenmeye hevesli
öğreten
öğreti aşılayan
öğretici başlangıç
öğretilebilir
öğretilemez
öğretilen şey
öğretilmemiş
öğretim üyeliği
öğretim bursu
öğretim durumu
öğretim görevlisi
öğretim ile ilgili
öğretim kadrosunu kurmak
öğretim kurulu
öğretim programı
öğretimle ilgili
öğretiye ait
öğretme
öğretme şekli
öğretme sanatı
öğretme yöntemi
öğretmene ait
öğretmenler odası
öğretmenlik taslayan
öğretmenlik yapmak
öbür
öbür dünya
öbür dünyayı boylamış olmak
öbür dünyayı boylamak
öbür gün
öbür tarafa
öbür tarafa geçerek
öbür tarafa vermek
öbür tarafına geçmek
öbür tarafında
öbür tarafta
öbür yüzü
öbür yanına geçecek biçimde
öbür yanını çevirmek
öbürü
öbürleri
öbüs
öbek çözmek
öbek çizeneði
öbek çizeneği
öbek öbek
öbek aktarımı
öbek aktarýmý
öbek içi deðiþinti
öbek içi değişinti
öbek köþegen matris
öbek köşegen matris
öbek kopyalama
öbek nicemlemesi
öbek seçimi
öbek silme
öbek taþýma
öbek taşıma
öbek uzunluðu
öbek uzunluğu
öbek-öbek iþleme
öbek-öbek işleme
öbekiçi deðiþke
öbekiçi değişke
öbekleme
öbekleme boyu
öbeklemek
öbeklenmiþ
öbekler arası boşluk
öbekler arasý boþluk
öbeklerarası boşluk
öbeklerarasý boþluk
öcü ile korkutmak
öcünü alan
öd
öd ile ilgili
öd kesesi
ödü kopmuş
ödü patlama
ödü patlamış
ödül alan kimse
ödül almak
ödül avcısı yarışmacı
ödül kazanan
ödül kazanan kimse
ödül kazananlar listesi
ödül kazanmış
ödül olarak verilen
ödül olarak vermek
ödül töreni günü
ödül vermek
ödül veya ceza
ödüle itiraz eden kimse
ödüle lâyık
ödüle lâyık kişi
ödüle layık
ödüllü
ödüllü boks maçı
ödüllü soru
ödüllü yarışma
ödüllendirilmemiş
ödüllendirilmeye değer
ödüllendirilmiþ
ödüllendirme
ödün
ödün vererek anlaşmaya varma
ödün verme
ödün vermek
ödün vermeyen kimse
ödünç alan kişi başka bir yerden para buluncaya dek geçecek kısa süre için borç verme
ödünç alma
ödünç kitap veren kütüphane
ödünç sayamağı
ödünç veren kimse
ödünç verilen şey
ödünç verme
ödünü koparmak
ödünü patlatmak
ödünleþim
ödünleþmek
ödünleşim
ödünleşmek
ödünsüz
ödünsüz davranış
ödaðacý
ödeşme
ödeşmiş
ödem
ödeme aczi
ödeme aczine düşmüş
ödeme bilançosu yardımı
ödeme dengesi sorunları
ödeme emri verilen krediler
ödeme emrine itiraz etme
ödeme güçlüğüne düşme
ödeme gücü
ödeme gücü ilkesi
ödeme gücü olan
ödeme ihbarı
ödeme izni
ödeme kasası
ödeme kudreti
ödeme kuruluþu
ödeme matrisi
ödeme miktarı
ödeme senedi
ödeme sistemleri
ödeme teklifi
ödeme tonu
ödeme vakti
ödeme yapılan kimse
ödeme yapılmamış
ödeme yapan
ödeme yapan kimse
ödeme yapmama
ödeme yeri
ödeme yetkisi
ödeme zamanı gelmiş
ödemeler bilançosu
ödemeler dengesi
ödemeler dengesi fazlası
ödemeler dengesi sorunları
ödemeler dengesinde
ödemeler dengesinin düzeltilme mekanizması
ödemeler dengesinin denkleşme mekanizması
ödemeler dengesiyle doğrudan ilgisi olmayan etkenlerden doğan milletlerarası muameleler
ödemeler gibi işlere bakan bölümü verilen gayriresmi ad
ödemeleri halletmek
ödemelerin yapılacağı yerlerin saptanması
ödemelerini tatil etmek
ödemeli çaðrý
ödemeli çağrı
ödemeli aramak
ödemeli görüşme
ödemeli telefon
ödememe
ödemesi gecikmiş
ödemesi gecikmiş borçlar
ödemeye katılmak
ödemeyi durdurma emri
ödemeyi ihmal etme
ödemeyi reddetmek
ödemeyi yapmak
ödemler
ödemli
ödence
ödence güvencesi vermek
ödenecek
ödenecek bakiye taksidi
ödenecek borç
ödenecek giderler
ödenecek hesaplar
ödenecek hesaplar muavin defteri
ödenecek meblağ
ödenecek poliçe
ödenecek pusula
ödenecek taksit
ödenek ayırma
ödenek ayýrmak
ödenek başvurusu
ödenek hesabı
ödenek kanunu
ödenekler
ödenekler yardımcı defteri
ödenemez
ödenen temettü
ödenip bitmiş
ödenip kurtarılır
ödenme
ödenmemiþ
ödenmemiþ Birleþik Krallýk damga vergilerine iliþkin olarak yükümlülük üstlenmek ve tazmin etmek
ödenmemiþ Borçlanmalar
ödenmemiþ sermaye
ödenmemiş
ödenmemiş emekli maaşı
ödenmemiş hesap
ödenmesi daha sonraki hesap dönemlerinde yapılacak borçlar
ödenmesi gerek
ödenmesi gereken meblaðlar
ödenmesi gereken rant
ödenmesi gereken taksit
ödenmesi gereken tutar
ödenmesini istemek
ödenmiþ
ödenmiþ sermaye
ödenti
ödetilebilir
ödetmek
ödev davranýþlarý
ödev ve görevlerini çalışkanlıkla yapma
ödevcil
ödeyebilir
ödeyebilme
ödeyecek
ödeyememe
ödeyerek bitirmek
ödeyici
ödeyip tasfiye etmek
ödlek kimse
ödleklik etmek
öf
öfke belirten ses
öfke denetleme ve yönlendirme
öfke ile fırlamak
öfke krizi
öfke nöbeti
öfke salmak
öfke uyandırıcı
öfke ve kaba kuvvetle
öfke ya da sabırsızlıktan fırlayıp yürümek
öfke yönetimi
öfkeden çıldırtmak
öfkeden deliye dönmüþ
öfkeden kıpkırmızı
öfkeden köpüren
öfkeden köpürmek
öfkeden kuduran
öfkeden kudurmak
öfkeden kudurmuþ
öfkeden parlama
öfkeden parlamış
öfkelí
öfkelendiren
öfkelendirici
öfkelendirici þey
öfkelendirme
öfkelenivermek
öfkelenme
öfkeli bakmak
öfkeli homurtu
öfkeli kimse
öfkeli olmak
öfkeli sözler
öfkesi burnunda olmak
öfkesini çıkarmak
öfkesini azaltmak
öfkesini ortaya dökmek
öfkeyle şikâyet etmek
öfkeyle bağırma
öfkeyle bakmak
öfkeyle belirtmek
öfkeyle burnundan solumak
öfkeyle fırlamak
öfkeyle koşup saldırmak
öfkeyle saçmalama
öfori
öforik
ögüt
öge
ögesel
ögle
ögle yemeği yemek
ögrenci
ögrenmek
öhö öhö' diye öksürme
'öhö öhö' diye öksürmek
öhöm
öjenik
ökçe köselesi
ökçe lâstik kordonu
ökçe lastik kordonu
ökçe parçası
ökçe takmak
ökçe veteri
ökçeli
ökçesiz ayakkabı
ökçesiz terlik
öküz arabası ile göç etmek
öküz arabasý
öküz dürtme değneği
öküz derisi
öküz derisinden yapılmış
öküz kuyruğu
öküz kuyruğu çorbası
öküz veya inek gibi
öküzün boynuzlarını kesmek
öküzün trene baktýðý gibi bakmak
öküzdili
öküze ait
öküze benzeyen
öküzgözü
öküzler
öklid uzaklığı
öklit
öklit geometrisi
öklit geometrisine ait
öklit ile ilgili
öksür
öksürüğe ait
öksürük
öksürük şurubu
öksürük pastili
öksürükotu
öksürür gibi ses çıkarmak
öksürerek çıkarmak
öksürerek balgam çıkarma
öksüz bırakmak
öksüz kalmış
öksüz kalmak

Copyright © Philip M. Parker, INSEAD. Terms of Use.