Copyright © Philip M. Parker, INSEAD. Terms of Use.

Turkish English Dictionary



Türkçe - İngilizce

sözlük & tercüme

Definition - tanım

INDEX

10 Fenik - ızgara biçiminde şey
ızgara et - çýkýþ yastýk belleði
çýkýk - çalýþkanlýk
çalýþma - çatlamaz
çatlayacak derecede yedirmek - çevirilebilirlik
çevirinin aslına sadık oluşu - çin yemek çubukları
çinçilla - çok baharatlı yemek
çok basit - çok-katlý güvenlik
çok-kipli - öç almak isteyen
öçgüder - öksüz kalmak
ökse - öncü uçak
öncül - örümceğin ip üreten organı
örümcek að araþtýrma programlarý - özel gösterim
özel gün - Çebişev yaklaşıklığı
Çek - ücret paketi
ücretine mahsuben avans - üslubunuz
üslup kazandırmak - üzerini kaplamak
üzgün üzgün - açık tenli olma
açık transmisyon mili - aþýrýyüzey
aþýrma - ağırlığında olmak
ağırlık çökmesi - ağzından sarkıtmak
ağzıpek - aciliyetine göre sıralama
acillik - aerodinamik tren
aerofaji - akıl yoluyla
akılı - akrobatların taktıkları çok uzun ayaklar
akrobistit - alçak sıklık
alçak ses - Ýleti uzunluðu
Ýleti Yok - altı köşeli yıldız
altı kat - Amerikalýlaþtýrmak
amerikan - ANAHTARSÖZCÜK
anakara - anlaşamamak
anlaşma önergesi - Üstbilgiyi ve Altbilgiyi Göster
Üste - arabelleğe alma
arabellek - arka çýkmak
Arka Ön terminaller - asıl yerli
asılı - aslen kazanma
Asli Sil - Atlıkları sil
atlý - avutucu birisi
avutulamaz - şak diye vurma
ayak freni - şartlı tasarruf
şartlamak - şeytanca oyun oynamak
şeytani - şirketlerle banka arasında nakit getirip götürme işleri yapan memur
şirketsel - ayrıntıyla ilgili
ayrıt - Azerbaijani
Azerbaycan - bükerek yerleştirmek
büklümlü - büyük zil
büyükçe bir meblağ - başa vurulan darbe
başı - başka zamanlarda
başkaca - bağnaz protestan
başnokta - bakýþ açýsý
bakýþýk - bankacılık yapmak
bankacý - basit seçenek
basit ses - bazik cüruf
bazik font - belediye yolu
belediyece - belli düzeyin altýnda
belli eden - beyin zarlarından biri
beyincik - bilgilendirmek
bilgilenme - bir çevre içinde
bir çift - bir şikâyetin beyanında yapılan değişiklik
bir şilin - bir derneğe üye yapmak
bir devir - bir hatayı kabul etmek
bir hayret belirtmede kullanılır - bir kiþinin en iyi yaptýðý þey
bir kişi ya da partiyi perde arkasından yöneten kişi - bir mesleğin yabancısı
bir metin özeti - bir süpermarket gibi çalışan ama sınırlı yiyecek malzemesi stoku bulunan küçük dükkân
bir sürü çocuk - bir teşkilata özgü sembol
bir tek - birçok yerini
birörnek - birinci zamana ait
birincil - birini zorlamak
birinin - birleþmiþ silika
birleþtir - boðularak ölmek
boðulma - bombardýman uçaðý
bombaya dayanıklı - boyasý çýkmaz
boyasaptar - bu romantik bir komedidir
bu sıralar - buruşmuş şey
burulma açısı - canayakýnlýk
Canberra metriği - cesur kimse
cesur ol - cisimsel
cismani olarak - dökme kalıp
dökmeci - düşülen dara
düşüm - düz gidiþ düðmesi
düz harfler - daginiklik
Dagit - dallarla çit örmek
dalma çanı - davadan vazgeçme
davalı avukatı - değerli taşlarla süslemek
Değerlik - delicesine sevme
delici çekiç - Denetlenmiş Oturum Açma
denetleyen resmi görevli - Depodan Ekle
depolama ömrü - devam süresi
devamı - diş hijyeni
diş ipi - Dil Bilgisi Kýlavuzu
dil bilimi - dirençölçer
dirençli sıcaklıkölçer - doðruyu söylemek gerekirse
doðu - doktor yemini
doktora derecesi almak - Dondurularak kurutulmuþ çabuk kahve
dondurulmamış - duracak yer
durak günlüðü - -e yakışmaz
-e yakın - Eşleyiciler
eşli - ekipbaşı
eklampsi - el atıvermek
el atma - elektromotor kuvvet
elektron - emilsiyon haline dönüştürmek
emin bir şekilde - en son sýnýr
en sondaki - envaze etme
envazyon - Escape tuşu
ESCON - etiyoloji
Etiyopya - evin kadını
evin reisi - fındıklı şekerleme
fırıl - fantezi mallar
fanteziler - felakete yol açan afet
Felcden hasil olan abazi - filogenetik
filogenez - fobik
fobisi - gır gır
gırç - görünmeyen mektup kopyası
görünmez tehlike - göz gezdirmek
göz hapsinde - gücün tekerleklere nakli
gücünü - güneşlenme
güneşli - güzelliğini yitirmiş
güzellik çiftliği - gazete yazısı
gazetecí - geçirme kuşağı
geçirmeme - gelişmeden doğmuş
gelişmekte - gençliğin baharı
gençlik çılgınlığı - gerçek zevk zevklerin küçümsenişidir
gerçekçi kimse - gerizekalý
germanik - giyimde saygýnlýk
giyiminde titiz - grizu patlamasından sonra kalan zehirli gaz
grobeton - hücre ile ilgili
Hücre imi - haczedilen malın kullanılması
haczetme - hakli olmak
haksız açtığı davayı kaybedene verilen para cezası - hapishaneye kapatmak
hapislik gerektiren - hasretini çekmek
hassas eleman - hava meydanı vergisi
hava mili - hayat standardı
hayat tarzı - hedefini küçültmek
hedefleme - her yönden yükleme ya da boşaltmaya hazır olduğunu ve nizami süreler içinde hazırlık ihbarının yapıldığını belirten terim
her yöne - heykeltraşlıkla ilgili
Heywood savı - hissedarlara hisselerini vermek
hissedici - Hukuka uygunluk
hukukçular - içinde yuvarlanmak
içindekiler öðesi - iş göremez
iş gözlüğü - işin zor tarafı
işinde - iştigal etmek
iştirak eden - iftira türünden
iftirak - iki hükümdarlı yönetim
iki hafta - ikna edilmiş olma
ikna etme - ilgili tarih itibarýyla
ilgililer - imleçten bagimsiz kaydirma
imleşim - incinmiş gurur
incir aðacý - intihap toplamak
intihar eden kimse - iskandil kurşunu
iskandinav - istiklal
istikrar bulmak - iyi biçimlendirme
iyi bilen - izometrik
izoterm - kırıcılık
kırık bezelye - kısmen veya tamamen ticari anlaşmalara bağlı olmayıp sadece kanun koyucu tarafından vazolunan gümrük vergileri sistemi
kısmet - kâlp nakli
kâlp pili - kötü ders notları
kötü doktor - Küçülebilir
küçülen - kýyý ve deniz mühendisliði
kýyýcý - kablosuz yerel þebeke
kabriyole - kafayý bulmuþ
Kafe - kaleyi yerle bir etmek
kalibrasyon - kana susamýþ
kanı çok - kanunsuz yoldan para kazanmak
kanunsuzdur - karışıklaştırmak
karışım hazırlama - karaturp
karavancı - karla karışık yağmur
karlı olarak - katýþtýrmak
katýhal - kayıtlı olmayan
kayıtlamak - kazadan beladan uzak
kazaen - kenar yuvarlatýcý
kenara - kendini zorla kabul ettirmeye çalışmak
kendiniz - keten ayıklama aleti
keten dantel - kin ve nefret dolu
kinakrin - klasik yapıt
klasikler - kolayca zarar gören
kolaylık olması açısından - konservatuvar
konserve açıp içmek - konvertibilite
konvertibl - koyu yeşil
koyuca - kuşet
kuşhane - kum saatindeki kum
kum taşı - kuruluşa ait
kurulum - lâfını sakınmaz
lâfebesi - Lexis oranı
Leydi - Mısır'ın yerlisi olan
mısırlı - mülteciler kurulu
mümbitleştirme - maaş bağlamak
maaş ve ücretleri gözden geçirirken geçmiş performans ile gelecekteki potansiyeli değerlendirme tekniği - mahkeme yoluyla ödetmek
mahkemece ertelenen açık artırma ile satış - mal olarak ödeme
mal olmak - mani olan
maniali - master programı
mastif - Meksika Yaz Saati
meksikalı - mercek vasıtasıyla oluşan biçim
mercimek - metin saydamlýðý
Metin Seç - middling sözcüğünün çoğul biçimi
mide özsuyu analizi - Mississipi
Missouri - muallakta olmayan
muallime - mutemede ait
mutena - nakleden
nakledici - nefretini uyandırmak
nefretle - niteliklerine göre ayırmak
nitelikli şey - observatuar
obsesif - olamasa da olur
olamayan - onanırlık koşulları
onanýr - orman yetiştirme
ormanı çok - osteolitik
osteoliz - otururken yapılan
otuz - paha biçmek
pahada ağır - Para Yönetimi
para yapma - parlaklığını
parlaklık kazandırmak - pay sahibi olmak
pay verme - Perþembe
perakende - pirinçten yapılmış mezar plakası
pirit - polis birliği
polis casusu - pratik zekaya sahip
pratika - Pullamak
pulları dökülmek - radyodermatit
radyofar anteni - reddedilen kabul
reddedilmiş şey - reosta
reostat - rivayet kabilinden
rivyera - sıcaktan yanmak
sıcramak - sınam tasarımı
Sınama alanı - söyletmemek
söylev - süperbilgisayar
süperego - sütlü kavhe
sütlaç - Saat Biçimi
saat bir - sabitleştirici istemeyen
sabitleme - sahtekârlık teşebbüsü
sahtekar - sanat zevki olan
sanatçı - Sarkık Yanak
sarkıntılık yapmak - savaşı doğuran olay
savaşım - saygıyla karışık korku
saygý - Sehirlerarasi Ekspres Tren
sehr disinda - sentrifügal
sentriol - sert yüzey
sert yaka - sevk edilen
sevk evrakı eşliğinde gelen poliçe - silâhlanmak
silâhlar - sinsice yapmak
sinsilik - skandal çıkaran araştırmacı
skandiyum - Son İşlemi Geri Al
son ürün - Sorguya Bağla
sorkun - SPOTLU NÝÞ
sprey - su yabancı otu
SU YATAÐI - susturulmuş
susun - Tüm Ag
Tüm Alan - taþýyýcýyý dinleyen çoklu eriþim
taþýyan - tadını vermek
tadında - takatý kalmamýþtý
takatsız bırakmak - tam satýn alma sürümü
tam sayılardan oluşan - tanrýlarýn içkisi
tanrýsal - tarziye
tas kebabý - tayga
tayin eden kişi - tehlikelere dikkat eden
tehlikeli adam - tekmiş gibi görünen iki yıldız
tekmil - televizyonla tanı
teleyazı - temyizle ilgili
ten rengi streç pantolon - ters ve kısa
ters video - ticarette kaptıkaçtı yöntemi
ticari - top sözcüğünün çoğul biçimi
top sürme - topraklarına katmak
topraksız - trouser sözcüğünün çoğul biçimi
True Type yazıtipleri - uçağın yerini gösteren lâmba
uçabilen - ufuktan yükseklik derecesi
ugramak - utanmazca
Utarit - uyumlu zil sesi
uyumluluk - uzun yaprak
uzun yara - varíl
varan - vb kötü adam
vb tehdit etme - veri kaydı
veri kaydi - viyaklama
Viyana - yılışık yılışık sırıtmak
yılışma - yükölçer
yükü ayarlayarak gemiyi dengeleme - yürürlülük
Yürüt - yaşama sımsıkı sarılmış
yaşamış - yakından incelemek
yakınlık analizi - yan yatmaya elverişli
yan yelken - yapı endüstrisi
yapı içi - yarı-durağan süreç
yarıiletken - yargısal örnek
yargıtayca mahkeme kararının yeniden incelen - yavaş yavaş yerleştirmek
yavaşça ya da dikkatle ilerlemek - yazıtlara ait
yazı-tura - yem olarak kullanılan kayabalığı
yem parası - Yeni Zellanda Dolarý
yeniçeri - yer ve zaman kavramlarının dört boyutlu bütünü
yer vermek - yeterli teminat
yeterlik - yoksulluk nafakasi
yoksun bırakan - yukarıya yönelik
yukarý - zabıtların tasdiki
zabýt ve tesbit olunan - zaruret içinde
zaruri olarak - zindana atmak
zindancý - zurna sesi
depolama ömrü
depolama alanı
depolama alaný
depolama alaný aðlarý
depolama aygıtı
depolama aygýtý
depolama iþlemi
depolama işlemi
depolama ortamı
depolama ortamý
depolama ortamý aðlarý
depolama sığası
depolama sýðasý
depolama türü
depolama tanký
depolama ve taşıma sırasında ziyan olan miktar
depolama yönetimi
depolamak
Depolanıyor
Depolanýyor
depolanabilir
depolanabilir eşya
depolarizasyon
depolarize etmek
deponi
Deponi Direktifi
deponi gazları
deponun hacmi
depor
depoya atmak
Depoya Ekle
depoya koyma
depoya koyma veya doldurma
depoya koymak
Depoyu boþalt
Depoyu boşalt
depoyu doldurma ücreti
depoyu doldurmak
depozit ödemek
depozitli
Depozito
depozito verme
depozitolu
depozitonun teslim edildiği kimse
depozitosuz şişe
depreşmek
deprem çizimi
deprem dalgası
deprem gösterici
deprem merkezi
depremçizer
depremölçer
deprembilim
deprembilimci
depreme iliþkin
depremle ilgili
depremleri saptayan aygıt
depremyazar
depresan
deprese
depresyondayým
derí
derıne dalmak
DERÝN DONDURMA SURETÝLLE KURUTULMUÞ
derbeder kimde
derbeder kimse
derbederlik
derbeyine bağlı çalışma
derbeyine bağlı kimse
Derbi Maçı
derde kalmýþ
derdest
derdi hafiflememiş
derdinden tükenmek
derdine ortak olma
derdini açmak
derdini anlatabilme olanağı
derdini anlatamayan
derdini anlatmaktan aciz
derdini dökmek
derdini paylaşma
derdini söylemeyen derman bulamaz
dere alabalýðý
dere iskorpiti
dere kayası
dere perisi
dere pisisi
dere taşı
derebeyi ile ilgili
derebeyi malikanesi
derebeyine bağlı köylü
derebeyine bağlı kimse
derebeyliðe iliþkin
derebeyliğe ait
derebeylik arazi tasarruf hakkı
derebeylik döneminde mülkün itibari kirası
derebeylik idaresinde olan
derebeylik kölesi
derebeylik sistemi
derece düzeni
derece derece artan
derece derece azalmak
derece derece değişen
derece derece değişme
derece derece olan
derece derece sıralamak
derece derece sıralanma
derece gösteren
derece işareti
derece ilişkisi
derece indirme
derece kenedi
derecede
dereceleme
dereceleme eğrisi
derecelendirilme
Derecelendirilmiþ
Derecelendirilmiþ Simge
Derecelendirilmiþ Simge Seçenekleri
derecelendirilmiş
Derecelendirilmiş Simge
Derecelendirilmiş Simge Seçenekleri
derecelendirmek
derecelere ayrılmış
derecelere ayrılmak
derecelere bölme
derecelerle düzenlemek
dereceli bozulma
dereceli cetvel
dereceli düzen
Dereceli Dolguyu Kullan
dereceli hýz arttýrým kontrolü
dereceli kötüleþme
dereceli kötüleşme
dereceli kurum
dereceli olarak
derecesini düşürmek
dereceye giremeyen
dereceye girmek
derecik
deredeki ova
derenin sýð yerinden geçmek
dereotu
dergi
dergi kapağı
dergi ya da gazete eki
dergi ya da gazetenin içindeki bir reklamın yeri
dergiden kesilmiş yazı
dergiye yazı gönderen kimse
dergiye yazı yazmak
derhal ödenen
derhal teslim
derhal yapılan
deri þarbonu
deri altı
deri altına uygulanan
deri altý ile ilgili
Deri Bavul
deri döküntüsü
deri dökme
deri dökmek
deri değiştirme
deri eşyayı beyazlatmaya yarayan kil
deri ekleme
deri erüpsiyonu
deri gibi
deri hastalıkları uzmanı
deri içine yapılan
deri işçisi
deri ile örtülmek
deri iltihabı
deri kızarıklığı
deri katmeri
deri montlu ve motosikletli
deri nakli
deri naklinde kullanılan deri parçası
deri olayı
deri pantolon
deri parçası
deri plantasyonu
deri sepilemek
deri soyma işlemi
deri soyucu krem
deri ticareti yapmak
deri veremi
deri ya da lastikten yapılmış içine sıvı ya
deri yüzücü
deri yağı
deri yangýsý
deri yelek
deriþik
deriþim
derialtı
derialtı şırıngası
derialtı enjeksiyonu
derialtı iğnesi
derişik
derişiklik
derişim
deribilim
derici
deride çıkan ufak ur
deride döküntü
deride oluþan leke ya da kýrmýzý nokta
deride oluþan siyah nokta
deride sulu ve kýzarýklý torbalanma
deride ufak kızıl lekeler
deriden çıkan ipliksi uzantı
deriden emilim
deriden sızmak
deriden yapılmış
deriden yapılmış şey
derili
derimsi
derin çamurlu yer
derin çanak
derin çekme
derin çekmek
derin üzüntü
Derin bass hoparlör ya da Subwoofer
derin bilgiye sahip olmak
derin bir şekilde
derin bir nefes alma
derin düþünceli
derin düþünceye dalmýþ
derin düþünme
derin düşünce sahibi kişi
derin düşüncelere dalan
derin düşüncelere dalmak
derin düşünceye dalma
derin düşünme
derin düşünmek
derin düşmanlık
Derin Derecik
derin derin
derin derin düþünmek
derin derin düşünen
derin derin düşünmek
derin donduruculu
derin duyguları içinde hissedememe
derin duygularla dolu
derin etki bırakmak
derin iç çekiş
derin izler bırakmak
derin kızartma tavası
derin okuyan
derin olarak
derin olma
derin olmayan
derin saygı
derin sorgu
derin su iskandili
derin suyolu
derin tabakalama
derin uykuda olmak
Derin Ve Ağaçlı Dere
derin ve bol balıklı su
derin ve dar derecik
derin ve dikkatli inceleme
derin yara
derin yara açmak
derin yarık
derin yarýk
derin-düþünce
derinde olan
derinde transvers duruþ
derinden etkilemek
derinden etkileyici
derinden gelen ses
derinden sarsmak
derine
derine dalmak
derine inen
derine inmeyen
derinin kızarması
Derinine Ýnmek
derinine inmek
derinleþmek
derinleþtirmek
derinleşmek
derinlemesine araþtýrma
derinlemesine araþtýrmak
derinlemesine araştırma
derinlemesine araştırmak
derinlemesine inceleme
derinlemesine inceleme yeteneği
derinlemesine olmadan
derinliği ölçülmemiş
derinliği olmayan
derinliğine inmek
derinliğini ölçmek
derinliğini yoklamak
derinlik ölçümü yapılan yerler
derinlik ölçen kamera
derinlik ölçme
derinlik ölçmek
derinlik ayarý
derinlik konturu
Derinlik sınırı
Derinlik sýnýrý
derinlik verilmiş
derinlikölçer
derinliklerine varılamaz
derisi dökülmek
derisi dikenliler
derisi sıyrılmış
derisi sertleşmiş
derisi soyulma
derisi soyulmuş
derisi soyulmuş yer
derisinden eti sıyırmak
derisini inceltmek
derisini veya kabuğunu soymak
derisini yüzme
derivasyon
deriye ait
deriye benzer
deriye yapışmış kir
deriyi kızartan ilaç
deriyi kızartma
deriyi kabartan
deriyi kabartan yakı
deriyi kabartan zehirli gaz
deriyi kazımak
deriyi sıyırma
deriyi soyma
deriyi tabaklamak
deriyi yüzme
deriyi yağlayıp yumuşatmak
deriyle ilgili
derlem
derleme eser
derleme geçiþi
derleme geçişi
derlenmiþi açma
derlenmişi açma
derler ki
derler ya
derleyen
derleyen kimse
derleyici
derleyici üreteci
derleyici kodu
derleyip toplamak
derli toplu düzenleme
derli topluluk
derlitoplu
derlitoplu tasarım
derlitoplu tasarým
derma
dermabrazyon
dermansız
dermansýz
dermatit
dermatofit
dermatolog
dermatoloji
dermatomiyozit
dermatoz
derme
derme çatma şey
derme çatma bina
derme çatma ev
derme çatma ev yapan müteahhit
derme çatma hazırlanmış şey
dermek
dernek bölge kuruluşu
dernek binası
derneklerin birleşmesi
ders çalýþma
ders özeti
ders özetleri
ders ücreti
ders defteri
ders kitabý
ders konusu
ders olmak
ders programı
ders programı dışı
ders programý
ders programýnýn dýþýnda
ders programları
ders süresi
ders saati
ders veren
ders verici
dersane
dersane kagidi
derse girmek
derse hazýrlanma
dersi asan kimse
dersi asma
dersi asmak
dersi dışarıdan izleyen öğrenci
dersi ezbere anlatma
dersini aldı
dersler
derslerde bulunma
derslik
dert azaltma
dert azaltmak
dert etmek
dert olan
dert olmak
dert ortağı
dert ortağı sütunu
dert ve kederden uzak
dert vermek
dertlere çare olacağı öne sürülen yenilik
dertli kimse
dertli olma
dertli uzun hikâye
dertop olmak
dertsiz
dertsiz tasasız
dertsiz yaşamanın zevki zevksiz yaşamanın derdinden daha değerlidir
deruhte edilebilir
deruhte etmek
derviş
derz
derz yapma
desatürasyon
desatüre
descendant sözcüğünün çoğul biçimi
Desen
desen çizmek
desen basmak
Desen Düzenle
Desen Düzenleyici
Desen Dolgu
Desen Eþleþmesi Kullan
Desen Eþleþtirmesini Kullan
Desen Eşleşmesi Kullan
Desen Eşleştirmesini Kullan
Desen Kaldırmasını Onayla
Desen Kaldýrmasýný Onayla
Desen Rengi
desen yapmak
desen yaratmak
desendan
desenlemek
Desenli Griler
desenli kalın örme kumaş
desenli kumas
desensitizasyon
desensitize
desensitize et
desensiz
desibel
desidua
desigram
desilitre
desilyon
desimal
desimetre
deskriptif anatomi
deskuamasyon
desman
despot
despotça
despotça davranan
despotizm
despotluk
destan
destan kahramanı
destan tarzı oyun
destana özgü
destansı beyit
destansı roman
destansý
deste yapmak
desteðini kazanmaya çalýþmak
desteğinde
desteğini çekmek
desteğini almak
desteğini esirgememek
desteğini kazanmak
destek akça
destek aramak
destek ateşi
destek ateşi sağlama
destek ateşi sağlamak
destek büyücüsü
destek birliği
destek birlikleri
destek biti
destek hizmetleri
destek hizmetleri dairesi
destek hizmetleri sınıfı
destek iþlem
destek iþlem bitleri
destek işlem
destek işlem bitleri
destek ile tutturmak
destek koymak
destek kuvvet
destek kuvvetiyle kuşatmadan kurtarmak
destek kuvvetleri
destek noktası
destek olan
destek olan kiþi ya da þey
destek olan kimse
destek olan kimse ya da şey
destek programı
destek programý
destek sağlama beyanı
destek takozu
destek veren üye
destek veren kimse
destek vermek
destek vermemek
Destek Yazmaçlarý
destek yolu
destekçi
destekçi yazılım
destekçi yazýlým
destekçiler
destekçiler grubu
destekelerine ihtiyaç olduðu halde hazýr bulunmayan kiþiler
destekle çıkmak
destekleme alýmý
desteklenebilir
desteklenebilirlik
desteklenmemek
desteklenmemiş
Desteklenmeyen Aygıt
Desteklenmeyen Aygýt
Desteklenmeyen bit eþlem türü
Desteklenmeyen bit eşlem türü
Desteklenmeyen iþlev
Desteklenmeyen işlev
Desteklenmeyen Karakter
Desteklenmeyen video biçimi
Desteklenmeyen Yapılandırma
Desteklenmeyen Yapýlandýrma
desteklenmiş
Desteklenmiyor
destekler
desteklerle beslemek
destekleyen fikir
destekleyici şekilde bağırmak
destekleyici kağıt
destekleyiciler
desteklik etmek
destemora
destrüksiyon
destrüktif
destroyer
detantraj ve gingiva küretayý
detay
detay farkı
detaya inmek
detayına girmek
detaycı
detaycı kimse
detaylı
detaylý
detaylar
detaylara dikkat etme
detaylara fazla önem vermek
detayları çok önemsemek
detayları ile görmek
detektör
detektiflik yapmak
deterjan
determinant
determinizm
detoksifikasyon
detoksikasyon
Deutsche Industrie-normen
dev adım
dev şarap fıçısı
dev boyutlu
dev dalga
dev denizanası
dev fotoğraf
dev gemi
dev gibi şey
dev gibi kadın
dev hayvan
dev heykel
dev jet uçağı
dev köpekbalığı
dev kaya
dev piton
dev uçak
dev yapıt
dev yaratık
dev zehirli yılan
deva olan
devalüasyon
devalüasyon yapmak
devam edecek
devam eden madde
devam eden sözcük
Devam Et
Devam etme saati þu anki saatten daha öncesi olamaz
Devam etme tarihi þu anki tarihten daha öncesi olamaz
Devam etmeden önce bir model seçmelisiniz
Devam etmek için bir makine dizini belirlemeniz gerekir
Devam etmek için bir tuþa basýn
Devam etmek için en az bir alýcý seçmelisiniz veya faks göndermeden çýkmak için 'Ýptal' düðmesini týklatmalýsýnýz
Devam etmek istediðinizden emin misiniz
devam etmekte
devam etmekte olan
Devam ettiði okul
devam ettirilen bölüm
devam ettirmek
devam işareti
devam kâğıdı
devam karakteri
devam karnesi
devam listesi
devam süresi

Copyright © Philip M. Parker, INSEAD. Terms of Use.