Copyright © Philip M. Parker, INSEAD. Terms of Use.

Turkish English Dictionary



Türkçe - İngilizce

sözlük & tercüme

Definition - tanım

INDEX

10 Fenik - ızgara biçiminde şey
ızgara et - çýkýþ yastýk belleði
çýkýk - çalýþkanlýk
çalýþma - çatlamaz
çatlayacak derecede yedirmek - çevirilebilirlik
çevirinin aslına sadık oluşu - çin yemek çubukları
çinçilla - çok baharatlı yemek
çok basit - çok-katlý güvenlik
çok-kipli - öç almak isteyen
öçgüder - öksüz kalmak
ökse - öncü uçak
öncül - örümceğin ip üreten organı
örümcek að araþtýrma programlarý - özel gösterim
özel gün - Çebişev yaklaşıklığı
Çek - ücret paketi
ücretine mahsuben avans - üslubunuz
üslup kazandırmak - üzerini kaplamak
üzgün üzgün - açık tenli olma
açık transmisyon mili - aþýrýyüzey
aþýrma - ağırlığında olmak
ağırlık çökmesi - ağzından sarkıtmak
ağzıpek - aciliyetine göre sıralama
acillik - aerodinamik tren
aerofaji - akıl yoluyla
akılı - akrobatların taktıkları çok uzun ayaklar
akrobistit - alçak sıklık
alçak ses - Ýleti uzunluðu
Ýleti Yok - altı köşeli yıldız
altı kat - Amerikalýlaþtýrmak
amerikan - ANAHTARSÖZCÜK
anakara - anlaşamamak
anlaşma önergesi - Üstbilgiyi ve Altbilgiyi Göster
Üste - arabelleğe alma
arabellek - arka çýkmak
Arka Ön terminaller - asıl yerli
asılı - aslen kazanma
Asli Sil - Atlıkları sil
atlý - avutucu birisi
avutulamaz - şak diye vurma
ayak freni - şartlı tasarruf
şartlamak - şeytanca oyun oynamak
şeytani - şirketlerle banka arasında nakit getirip götürme işleri yapan memur
şirketsel - ayrıntıyla ilgili
ayrıt - Azerbaijani
Azerbaycan - bükerek yerleştirmek
büklümlü - büyük zil
büyükçe bir meblağ - başa vurulan darbe
başı - başka zamanlarda
başkaca - bağnaz protestan
başnokta - bakýþ açýsý
bakýþýk - bankacılık yapmak
bankacý - basit seçenek
basit ses - bazik cüruf
bazik font - belediye yolu
belediyece - belli düzeyin altýnda
belli eden - beyin zarlarından biri
beyincik - bilgilendirmek
bilgilenme - bir çevre içinde
bir çift - bir şikâyetin beyanında yapılan değişiklik
bir şilin - bir derneğe üye yapmak
bir devir - bir hatayı kabul etmek
bir hayret belirtmede kullanılır - bir kiþinin en iyi yaptýðý þey
bir kişi ya da partiyi perde arkasından yöneten kişi - bir mesleğin yabancısı
bir metin özeti - bir süpermarket gibi çalışan ama sınırlı yiyecek malzemesi stoku bulunan küçük dükkân
bir sürü çocuk - bir teşkilata özgü sembol
bir tek - birçok yerini
birörnek - birinci zamana ait
birincil - birini zorlamak
birinin - birleþmiþ silika
birleþtir - boðularak ölmek
boðulma - bombardýman uçaðý
bombaya dayanıklı - boyasý çýkmaz
boyasaptar - bu romantik bir komedidir
bu sıralar - buruşmuş şey
burulma açısı - canayakýnlýk
Canberra metriği - cesur kimse
cesur ol - cisimsel
cismani olarak - dökme kalıp
dökmeci - düşülen dara
düşüm - düz gidiþ düðmesi
düz harfler - daginiklik
Dagit - dallarla çit örmek
dalma çanı - davadan vazgeçme
davalı avukatı - değerli taşlarla süslemek
Değerlik - delicesine sevme
delici çekiç - Denetlenmiş Oturum Açma
denetleyen resmi görevli - Depodan Ekle
depolama ömrü - devam süresi
devamı - diş hijyeni
diş ipi - Dil Bilgisi Kýlavuzu
dil bilimi - dirençölçer
dirençli sıcaklıkölçer - doðruyu söylemek gerekirse
doðu - doktor yemini
doktora derecesi almak - Dondurularak kurutulmuþ çabuk kahve
dondurulmamış - duracak yer
durak günlüðü - -e yakışmaz
-e yakın - Eşleyiciler
eşli - ekipbaşı
eklampsi - el atıvermek
el atma - elektromotor kuvvet
elektron - emilsiyon haline dönüştürmek
emin bir şekilde - en son sýnýr
en sondaki - envaze etme
envazyon - Escape tuşu
ESCON - etiyoloji
Etiyopya - evin kadını
evin reisi - fındıklı şekerleme
fırıl - fantezi mallar
fanteziler - felakete yol açan afet
Felcden hasil olan abazi - filogenetik
filogenez - fobik
fobisi - gır gır
gırç - görünmeyen mektup kopyası
görünmez tehlike - göz gezdirmek
göz hapsinde - gücün tekerleklere nakli
gücünü - güneşlenme
güneşli - güzelliğini yitirmiş
güzellik çiftliği - gazete yazısı
gazetecí - geçirme kuşağı
geçirmeme - gelişmeden doğmuş
gelişmekte - gençliğin baharı
gençlik çılgınlığı - gerçek zevk zevklerin küçümsenişidir
gerçekçi kimse - gerizekalý
germanik - giyimde saygýnlýk
giyiminde titiz - grizu patlamasından sonra kalan zehirli gaz
grobeton - hücre ile ilgili
Hücre imi - haczedilen malın kullanılması
haczetme - hakli olmak
haksız açtığı davayı kaybedene verilen para cezası - hapishaneye kapatmak
hapislik gerektiren - hasretini çekmek
hassas eleman - hava meydanı vergisi
hava mili - hayat standardı
hayat tarzı - hedefini küçültmek
hedefleme - her yönden yükleme ya da boşaltmaya hazır olduğunu ve nizami süreler içinde hazırlık ihbarının yapıldığını belirten terim
her yöne - heykeltraşlıkla ilgili
Heywood savı - hissedarlara hisselerini vermek
hissedici - Hukuka uygunluk
hukukçular - içinde yuvarlanmak
içindekiler öðesi - iş göremez
iş gözlüğü - işin zor tarafı
işinde - iştigal etmek
iştirak eden - iftira türünden
iftirak - iki hükümdarlı yönetim
iki hafta - ikna edilmiş olma
ikna etme - ilgili tarih itibarýyla
ilgililer - imleçten bagimsiz kaydirma
imleşim - incinmiş gurur
incir aðacý - intihap toplamak
intihar eden kimse - iskandil kurşunu
iskandinav - istiklal
istikrar bulmak - iyi biçimlendirme
iyi bilen - izometrik
izoterm - kırıcılık
kırık bezelye - kısmen veya tamamen ticari anlaşmalara bağlı olmayıp sadece kanun koyucu tarafından vazolunan gümrük vergileri sistemi
kısmet - kâlp nakli
kâlp pili - kötü ders notları
kötü doktor - Küçülebilir
küçülen - kýyý ve deniz mühendisliði
kýyýcý - kablosuz yerel þebeke
kabriyole - kafayý bulmuþ
Kafe - kaleyi yerle bir etmek
kalibrasyon - kana susamýþ
kanı çok - kanunsuz yoldan para kazanmak
kanunsuzdur - karışıklaştırmak
karışım hazırlama - karaturp
karavancı - karla karışık yağmur
karlı olarak - katýþtýrmak
katýhal - kayıtlı olmayan
kayıtlamak - kazadan beladan uzak
kazaen - kenar yuvarlatýcý
kenara - kendini zorla kabul ettirmeye çalışmak
kendiniz - keten ayıklama aleti
keten dantel - kin ve nefret dolu
kinakrin - klasik yapıt
klasikler - kolayca zarar gören
kolaylık olması açısından - konservatuvar
konserve açıp içmek - konvertibilite
konvertibl - koyu yeşil
koyuca - kuşet
kuşhane - kum saatindeki kum
kum taşı - kuruluşa ait
kurulum - lâfını sakınmaz
lâfebesi - Lexis oranı
Leydi - Mısır'ın yerlisi olan
mısırlı - mülteciler kurulu
mümbitleştirme - maaş bağlamak
maaş ve ücretleri gözden geçirirken geçmiş performans ile gelecekteki potansiyeli değerlendirme tekniği - mahkeme yoluyla ödetmek
mahkemece ertelenen açık artırma ile satış - mal olarak ödeme
mal olmak - mani olan
maniali - master programı
mastif - Meksika Yaz Saati
meksikalı - mercek vasıtasıyla oluşan biçim
mercimek - metin saydamlýðý
Metin Seç - middling sözcüğünün çoğul biçimi
mide özsuyu analizi - Mississipi
Missouri - muallakta olmayan
muallime - mutemede ait
mutena - nakleden
nakledici - nefretini uyandırmak
nefretle - niteliklerine göre ayırmak
nitelikli şey - observatuar
obsesif - olamasa da olur
olamayan - onanırlık koşulları
onanýr - orman yetiştirme
ormanı çok - osteolitik
osteoliz - otururken yapılan
otuz - paha biçmek
pahada ağır - Para Yönetimi
para yapma - parlaklığını
parlaklık kazandırmak - pay sahibi olmak
pay verme - Perþembe
perakende - pirinçten yapılmış mezar plakası
pirit - polis birliği
polis casusu - pratik zekaya sahip
pratika - Pullamak
pulları dökülmek - radyodermatit
radyofar anteni - reddedilen kabul
reddedilmiş şey - reosta
reostat - rivayet kabilinden
rivyera - sıcaktan yanmak
sıcramak - sınam tasarımı
Sınama alanı - söyletmemek
söylev - süperbilgisayar
süperego - sütlü kavhe
sütlaç - Saat Biçimi
saat bir - sabitleştirici istemeyen
sabitleme - sahtekârlık teşebbüsü
sahtekar - sanat zevki olan
sanatçı - Sarkık Yanak
sarkıntılık yapmak - savaşı doğuran olay
savaşım - saygıyla karışık korku
saygý - Sehirlerarasi Ekspres Tren
sehr disinda - sentrifügal
sentriol - sert yüzey
sert yaka - sevk edilen
sevk evrakı eşliğinde gelen poliçe - silâhlanmak
silâhlar - sinsice yapmak
sinsilik - skandal çıkaran araştırmacı
skandiyum - Son İşlemi Geri Al
son ürün - Sorguya Bağla
sorkun - SPOTLU NÝÞ
sprey - su yabancı otu
SU YATAÐI - susturulmuş
susun - Tüm Ag
Tüm Alan - taþýyýcýyý dinleyen çoklu eriþim
taþýyan - tadını vermek
tadında - takatý kalmamýþtý
takatsız bırakmak - tam satýn alma sürümü
tam sayılardan oluşan - tanrýlarýn içkisi
tanrýsal - tarziye
tas kebabý - tayga
tayin eden kişi - tehlikelere dikkat eden
tehlikeli adam - tekmiş gibi görünen iki yıldız
tekmil - televizyonla tanı
teleyazı - temyizle ilgili
ten rengi streç pantolon - ters ve kısa
ters video - ticarette kaptıkaçtı yöntemi
ticari - top sözcüğünün çoğul biçimi
top sürme - topraklarına katmak
topraksız - trouser sözcüğünün çoğul biçimi
True Type yazıtipleri - uçağın yerini gösteren lâmba
uçabilen - ufuktan yükseklik derecesi
ugramak - utanmazca
Utarit - uyumlu zil sesi
uyumluluk - uzun yaprak
uzun yara - varíl
varan - vb kötü adam
vb tehdit etme - veri kaydı
veri kaydi - viyaklama
Viyana - yılışık yılışık sırıtmak
yılışma - yükölçer
yükü ayarlayarak gemiyi dengeleme - yürürlülük
Yürüt - yaşama sımsıkı sarılmış
yaşamış - yakından incelemek
yakınlık analizi - yan yatmaya elverişli
yan yelken - yapı endüstrisi
yapı içi - yarı-durağan süreç
yarıiletken - yargısal örnek
yargıtayca mahkeme kararının yeniden incelen - yavaş yavaş yerleştirmek
yavaşça ya da dikkatle ilerlemek - yazıtlara ait
yazı-tura - yem olarak kullanılan kayabalığı
yem parası - Yeni Zellanda Dolarý
yeniçeri - yer ve zaman kavramlarının dört boyutlu bütünü
yer vermek - yeterli teminat
yeterlik - yoksulluk nafakasi
yoksun bırakan - yukarıya yönelik
yukarý - zabıtların tasdiki
zabýt ve tesbit olunan - zaruret içinde
zaruri olarak - zindana atmak
zindancý - zurna sesi
düz harfler
düz hat
Düz ileri
düz kısım veya yer
düz kütük
düz kaya
düz kesit
düz liste
düz mastar
düz metin
Düz metin dosyası
düz olan şey
düz olarak
düz olarak yayılmış
düz olma
düz olmak
düz olmayış
düz olmayýþ
düz olmayan
düz olmayan alan
düz renkli
düz sıvamak
düz sönümlenme
düz saç
Düz Tırnakları Akıllı Tırnaklarla Değiştir
düz tabak
düz tabak takımı
düz taban
düz taban olmak
düz tabanlı ırmak kayığı
Düz Tepe
düz ve büyük tabak
düz ve cansýz
düz ve dar elbise
Düz Ve Ileri Görüþlü Teleskop
düz ve parlak
düz ve uzun yarık
düz ve yuvarlak
düz yüzey
düz yüzlü golf sopası
düz yer
düzçizer
düzüşmek
düzünü çevirmek
düzbaðýrsak
düze
düzeç
düzelebilir
düzelen
düzeliyor olmak
düzelme
düzelmemiş
düzelmeyen
düzelmiş
Düzelt
düzelteç
düzelterek yazmak
düzelti
düzeltici şey
düzeltici bakım
düzeltici bakým
düzeltici birim
düzeltici iþlem
düzeltici yevmiye maddesi
düzeltilebilecek hata
düzeltilen şey
Düzeltilen Satırlar
düzeltilmemiþ sonuç
düzeltilmemiş moment
düzeltilmemiş sonuç
düzeltilmiś regresyon analizi
düzeltilmiþ sonuç
düzeltilmiş şekli
düzeltilmiş bakiye bilançosu
düzeltilmiş baskı
düzeltilmiş hali
düzeltilmiş matbaa provası
düzeltilmiş mizan
düzeltilmiş moment
düzeltilmiş olasılık birimi
düzeltilmiş ortalama kare ardışık fark
düzeltilmiş sonuç
düzeltim
düzeltimci
düzeltip geliştirmek
düzeltip süslemek
düzeltme çubuğu
Düzeltme İmleme
Düzeltme İmleri
Düzeltme baþarýsýz
düzeltme düzeyi
düzeltme erimi
düzeltme esası
düzeltme etkeni
düzeltme faktörü
Düzeltme Geçmişi
düzeltme iþlemi
düzeltme imi
düzeltme iptalini işaretlemek
Düzeltme Numarası
düzeltme okuması
düzeltme sinyali
düzeltme türünden
düzeltme ve eklemeler yapmak
düzeltme yapma
düzeltme yapmak
düzeltmek üzere araya girmek
düzeltmeler
düzeltmeler yapmak
Düzeltmeleri Birleþtir
Düzeltmeleri Birleştir
Düzeltmeleri Ekranda Göster
Düzeltmeleri Gözden Geçir
Düzeltmeleri geri al
düzeltmeleri yapılmış yazı
Düzeltmeleri Yazdırılan Belgede Göster
Düzeltmelerin Geçmişini Göster
düzeltmelerle değeri düşmüş
düzeltmelerle karalanmış
düzeltmene metni okuyan yardımcı
Düzeltmeyi Benimse
Düzeltmeyi Reddet
düzem
düzen özellikleri
Düzen adı
Düzen Deðiþtir
Düzen Değiştir
düzen kýlavuzlarý
Düzen Kaldırmayı Onayla
Düzen Kaldýrmayý Onayla
Düzen kipi
düzen kurmak
Düzen menüsü
düzen ve kurallara aykırılık
düzenbaz kişi
düzenbazlýk
düzene karşı
düzenek
düzenekçi
düzenekbilim
düzeneksel
düzengeç sorunu
Düzeni Farklı Kaydet
Düzeni Kaydet
Düzeni Temizle
düzenini bozmak
Düzenle
Düzenle düðmesine izin ver
Düzenle düğmesine izin ver
Düzenle düğmesine izin verme
Düzenle dügmesine izin ver
Düzenle dügmesine izin verme
düzenleþim
düzenleþim çizelgesi
düzenleþim yönetimi
düzenleþtirici
düzenleşim
düzenleşim çizelgesi
düzenleşim yönetimi
düzenleştirici
düzenleştirilme
Düzenleme İzni
Düzenleme Ýzni
Düzenleme deðiþiklikleri dosyaya yazýlamýyor
Düzenleme deðiþikliklerini yapar
Düzenleme değişikliklerini yapar
düzenleme kipi
Düzenleme Komisyonu Mektubu
Düzenleme kontrolü
Düzenleme Kutusu
Düzenleme pencerelerini yeniden boyutlandırır
Düzenleme Süresi
Düzenleme Seçenekleri
düzenleme tarihinden önceki tarihi taşıyan poliçe
düzenleme teknikleri
düzenleme yapan kişi
düzenleme yapmak
Düzenlemek için grafiği çift tıklatın
Düzenlemek için grafigi çift tiklatin
Düzenlemeler
düzenlemesini yapmak
Düzenlemeye İzin Ver
Düzenlemeye Ýzin Ver
Düzenlemeye Devam Et
Düzenlemeyi Geri Al
düzenlenebilir
Düzenlenemez
Düzenlenen Kayıt
Düzenlenen Kayit
düzenlenme tarihinden önceki tarihi taşıyan poliçe
düzenlenmiþ
düzenlenmiþ makale listesi
düzenlenmiþ posta listesi
düzenlenmiş şey
düzenlenmiş makale listesi
düzenlenmiş posta listesi
düzenlerini değiştirmek
Düzenlerken Düzeltmeleri İmle
Düzenlerken Düzeltmeleri Ýmle
düzenleyen
düzenleyen kimse
düzenleyenin isteği üzerine tanık sıfatıyla bir belgenin imzalanması
düzenleyerek aktarmak
düzenleyici problemi
düzenleyivi iþlem
düzenli adımlarla yürümek
düzenli akış
düzenli aralarla
düzenli bakımını yapmak
düzenli biçim
düzenli biçimde
düzenli biçimde çıkmak
düzenli biçimde düşmek
düzenli biçimde olma
düzenli bir þekilde
düzenli bir şekilde yerleştirmek
Düzenli bir birlik veya ordu
düzenli dışkılamak
düzenli durağan nokta süreci
düzenli durum
düzenli en iyi asimptotik normal tahin edici
düzenli girintili çıkıntılı
düzenli gitmek
düzenli grup bölünebilir tamamlanmamış blok tasarımı
düzenli hareketten sapma
düzenli işi olmama
düzenli kestirici
düzenli Markov yenileme süreci
düzenli nokta
düzenli olarak
düzenli olarak çalışmak
düzenli olarak gitme
düzenli olarak yapmak
düzenli olarak ziyaret edilen yer
düzenli olma
düzenli posta seferi yapan gemiler için rıhtımda ayrılan yer
düzenli sefer yapmak
düzenli sinema izleyicisi
düzenli tahmin edici
düzenli yayınlanan
düzenli yolculuk
düzenlik
düzenlileþtirici
düzenlileştirici
düzenlileştirme
Düzenliyor
düzensever
düzensiz çekimli
düzensiz çekimli ad
düzensiz çizgi
düzensiz çizgilerle boyanmış
düzensiz aralıklarla
düzensiz ayrıt
düzensiz bırakmak
düzensiz biçimde değişen
düzensiz biçimde her tarafa yayılıp
düzensiz biçimde kesmek
düzensiz bir şekilde
düzensiz bir biçimde kümelenmek
düzensiz bir biçimde yayýlmak
düzensiz bir durumda
düzensiz boyalı çizgi
düzensiz davranmasına neden olmak
düzensiz hale getirmek
düzensiz hareket eden
düzensiz hareket etmek
düzensiz hareketlerle
düzensiz insan topluluğu
düzensiz kalp atýþý
düzensiz kenar
düzensiz oda
düzensiz ortaya çıkan
düzensiz seçim
düzensiz surette
düzensiz tahmin edici
düzensiz tempolu
düzensiz trafik
düzensiz ve karışık toplanmış eşya
düzensiz ve lekeli yazmak
düzensizce
düzensizlik katsayısı
düzensizlik oranı
düzensizlik teknikleri
düzetilemez
düzey ata
düzey ayarı
düzey ayarý
düzey ekseni kesme
Düzey Paragraflara Göre
düzey sırası
düzeyinde olmak
Düzeyleri Göster
Düzeyleri Seç
düzeysiz
düzeysiz gazeteler
düzgü
düzgün örnekleme
Düzgün baský
düzgün biçim
düzgün biçimde yerleştirmek
düzgün bir şekilde
düzgün bir biçimde
düzgün bir sıraya
düzgün ciltli
düzgün durum
düzgün el yazısı
düzgün giyimli
düzgün kararlılık
düzgün kararlýlýk
Düzgün kenar
düzgün nicemleme
düzgün olarak
düzgün olmama
düzgün olmayan nicemleme
düzgün olmayan yüzey
düzgün sınırlı
düzgün sönümlü daðýlým
düzgün sönümlü dağılım
düzgün sýnýrlý
düzgün trafik
düzgün vücutlu
düzgün yüzeyleri çizmek
düzgün yüzeyleri berelemek
düzgün yüzeyleri sıyırmak
düzgün yüzeyleri zedelemek
düzgün yerli yerinde
düzgünce
düzgünlük
düzgünleśtirme gücü
düzgünleśtirme sınaması
Düzgünleþtirmek
düzgünleştirmek
düzgüsüz
düzgüsüzlük
düzgüsel
düzge
düzgeçiþ
düzgeçiþ ücret payý
düzgeçiþ aðý
düzgeçiþ gövdeyolu
düzgeçiþ santralý
düzgeçiþ trafiði
Düzgeçiþ'e Ýzin Ver
düzgeçiş
düzgeçiş ücret payı
düzgeçiş ağı
düzgeçiş gövdeyolu
düzgeçiş olanağı
düzgeçiş santralı
düzgeçiş trafiği
düzgeleme
düzgelemek
düzgelenmiþ gösterim
düzgelenmiş gösterim
düzine
düzinelerle
düzinelerle olan şey
düzineyle
düzkanatlılar
düzlük kısıtı
düzlük kýsýtý
düzlükler
Düzleþtir
Düzleþtirilmiþ Çizgi
düzleşmek
Düzleştirilmiş Çizgi
düzleştirip parlatmak
düzleştirme
düzleştirmek
düzlem dalgası
düzlem geometrisi
düzlem seyir
düzlem yüzölçüm aleti
düzlem yüzölçümü
düzlemdeþ
düzlemdeş
düzleme ait
düzleme kürekli makine
düzleme planyası
düzlemesine
düzlemsel
düzlemsel çizge
düzlemsel hareket
düzlemsel hedef
düzlemyuvar
düzlenmek
düzmece şey
düzmece bir şekilde kurmak
düzmece duygusallık
düzmece yapmak
düzmeceli
düztabanlýk
düztabanlar
düzyazı
düzyazı şeklinde
düzyazı gibi
düzyazıya çevirmek
düzyazý
-dýðý farzediliyor
dýþ
dýþ çizgili yazýyüzü
dýþ borç
Dýþ Dosyaya veya Veritabanýna
dýþ etkilere dayanýklý
dýþ görünüþ
dýþ görüntüye önem veren
dýþ kabuk elektronu
dýþ kaynak kullanýmý
dýþ kaynaklardan edinme
Dýþ Kenar Boþluðu
Dýþ Kenarlýk
dýþ kulak
dýþ modem
Dýþ program çalýþtýrmak için ana makineyi baþlatma hatasý
dýþ programý çalýþtýrma hatasý
dýþ saklama birimi
Dýþ Veri Kaynaðý Belirt
dýþa þaþýlýk
Dýþa Dikey Kapama
Dýþa Yatay Kapama
dýþýnda
dýþýnda olan kimse
dýþadönük kiþi
dýþalým
dýþarý
dýþarý çýkarma
dýþarý çýkartmak
dýþarý çýkmak
dýþarý atmak
dýþarý fýrlamak
dýþarý vermek
dýþarýda
Dýþarýda Göster
Dýþarýdan
dýþarýdan almak
dýþarýsý
dýþarýya
dýþarýya akan miktar
dýþarda tanýmlanan kütük
dýþarda tanýmlanan veri
dýþardakilerle görüþtürülmeyen
dýþardan
dýþardan eriþilebilir fýrçalar
dýþavurumculuk
dýþbükey
dýþbükey eðri
dýþbükey enerji iþlevi
dýþbükey zarf
dýþbükeylik
dýþgöç
Dýþký
dýþký boþaltmak
dýþlýk
dýþlama
dýþlamak
Dýþlanmýþ semafor bir baþka iþleme ait
dýþlayan ya da
dýþrak
dýþsatým
dýþsatýmcý kiþi ya da ülke
Dýþta dýþarý
dýþtaki
dýþtan
dýlak
dýrdýr
dýrdýr etmek
dýrdýrcý
dað
Dað bastonu
dað demiryolu
dað eteðindeki tepe
dað göllerinde yaþayan balýk türü
dað hastalýðý
dað kitlesi
dað sinsilesi
daðýl
daðýlmýþ þeylerin
daðýlmak
daðýnýk
daðýnýk kafalý kimse
Daðýnýmlý
daðýt
daðýtýcý
Daðýtýcý hazýr deðil veya oyun zaten oynanýyor
Daðýtýcýya git
daðýtýlmýþ
daðýtýlmýþ hareket koordinatörü
daðýtýlmýþ iþlem koordinatörü
daðýtýlmayan kâr
daðýtým listesi
daðýtýmlý
daðýtýmlý bilgi iþlem
daðýtýmlý iþlem
daðýtýmlý sistem
daðýtýmlý veri tabaný
daðýtma
daðýtmak
daðýtmak veya çözüþtürmek
daðarcýk
daðcý
daðcýlýk
daðlýk
daðservisi
daíma
daíre
dağ aslanı
dağ ayısı
dağ bilimi
dağ eriği
dağ eteğindeki tepeler
dağ evi
dağ gölü
dağ göllerinde yaşayan bir tür alabalık
Dağ Geçidi
dağ gelinciği
dağ ispinozu
dağ köylüsü
dağ keçisi
dağ keteni
dağ kolu
dağ lalesi
dağ mersini
dağ oluşumu
dağ perisi
dağ sıçanı
dağ sırası
dağ silsilesi
dağ tepesine biriken taşlar
dağ tepesine yığılan taş
dağ yamacı
dağ yamacında yassı çakıl
dağ yolu
dağa kaldırma
dağa tırmanış
dağa tırmanmak
dağılış
dağılım şekli
dağılım eğrisi
Dağılım Grafik
dağılım işlevi
dağılım karışımı
dağılım ortamı
dağılıma bağlı dağılım
dağılımların karışımı
dağılın
dağılıp ayrılma
dağılıp gözden kaybolmak
dağılabilirlik
dağılana kadar pişirmek
dağılmış parametreli dizge
dağılmadan kırılan
dağılmamak
dağılmaz
dağılmaz cam
dağın tepe çıkıntısı
dağınık bırakmak
dağınık bir miktar
dağınık küme
dağınık olarak
dağınık saç
dağınık saçlı genç kız
dağınık yetişen bitki
dağınıklık
dağınıklık içinde olmak
Dağıt
dağıtıcı âlet
dağıtıcı özeti
dağıtıcı başlangıç oylumu
dağıtıcı bilgisi
dağıtıcı klasörü
dağıtıcı makine veya kap
dağıtıcı menüsü
dağıtıcı program
dağıtıcı raporu
Dağıtıcıya git
dağıtık çerçeve kenetleme işareti
dağıtık çoklu işlemci
dağıtık öğeli devre
dağıtık ağ
dağıtık bilişim dizgesi
dağıtık kütük sistemi
dağıtık mimari
dağıtık parametreli sistem
dağıtık veritabanı
dağıtık yükselteç
dağıtılabilir
dağıtılmış
dağıtılmış çerçeve kenetleme işareti
Dağıtılmış İşlem Ortamı
dağıtılmış öğeli devre
dağıtılmış ağ
dağıtılmış bilgi işlem
dağıtılmış bilgisayar ağı
dağıtılmış bilişim dizgesi
dağıtılmış gecikme
dağıtılmış işlem
dağıtılmış işletim
dağıtılmış kılma
dağıtılmış kârlar
dağıtılmış mimari
Dağıtılmış Otomasyon Baskısı
dağıtılmış sistem
dağıtılmış uygulama
dağıtılmış veritabanı
dağıtılmamış bir bölümün özel bir amaçla tutulması
dağıtım
dağıtım bayii
dağıtım borusu
Dağıtım dizini
dağıtım kanalı
dağıtım listesi
dağıtım masrafları
dağıtım merkezi
dağıtım merkezleri
dağıtım servisi
dağıtım yapan kişi
dağıtım yapma
dağıtımını yapma
dağıtımla ilgili
dağıtaç
dağıtma hatası
dağıtma planı
dağıtmamak
dağarcığı geniş
dağarcık
dağaslanı
dağcı buz baltası
dağcı kazması
dağcı rehber
dağcılık yapmak
dağda küçük yuvarlak tepe
díğer bír
dağgelinciği
dağgelinciği ile avlanmak
dağkırlangıcı
dağkeçisi
dağlı kimse
dağlık
dağlık arazi
dağlık burun
dağlık olan
dağlâlesi
dağlama demiri
dağlama izi
dağlanarak yapılan iz
dağlara özgü
dağlara tırmanmak
dağları aşıp gelen
dağların ardındaki
Dağlarla Çevrili Ova
dağlarla ilgili
dağlarla kaplı
dağlayıcı madde
dağlayan şey
dağlayarak işkence etme
dağsıçanı
dağselvisi
dağservisi
DAB
dabit noktalı
dabit noktali
dadı
dadý
dagerreyotipi
Dagilim
dagilmiþ
dagilmiþ parametreli dizge
daginiklik

Copyright © Philip M. Parker, INSEAD. Terms of Use.