Copyright © Philip M. Parker, INSEAD. Terms of Use.

Turkish English Dictionary



Türkçe - İngilizce

sözlük & tercüme

Definition - tanım

INDEX

10 Fenik - ızgara biçiminde şey
ızgara et - çýkýþ yastýk belleði
çýkýk - çalýþkanlýk
çalýþma - çatlamaz
çatlayacak derecede yedirmek - çevirilebilirlik
çevirinin aslına sadık oluşu - çin yemek çubukları
çinçilla - çok baharatlı yemek
çok basit - çok-katlý güvenlik
çok-kipli - öç almak isteyen
öçgüder - öksüz kalmak
ökse - öncü uçak
öncül - örümceğin ip üreten organı
örümcek að araþtýrma programlarý - özel gösterim
özel gün - Çebişev yaklaşıklığı
Çek - ücret paketi
ücretine mahsuben avans - üslubunuz
üslup kazandırmak - üzerini kaplamak
üzgün üzgün - açık tenli olma
açık transmisyon mili - aþýrýyüzey
aþýrma - ağırlığında olmak
ağırlık çökmesi - ağzından sarkıtmak
ağzıpek - aciliyetine göre sıralama
acillik - aerodinamik tren
aerofaji - akıl yoluyla
akılı - akrobatların taktıkları çok uzun ayaklar
akrobistit - alçak sıklık
alçak ses - Ýleti uzunluðu
Ýleti Yok - altı köşeli yıldız
altı kat - Amerikalýlaþtýrmak
amerikan - ANAHTARSÖZCÜK
anakara - anlaşamamak
anlaşma önergesi - Üstbilgiyi ve Altbilgiyi Göster
Üste - arabelleğe alma
arabellek - arka çýkmak
Arka Ön terminaller - asıl yerli
asılı - aslen kazanma
Asli Sil - Atlıkları sil
atlý - avutucu birisi
avutulamaz - şak diye vurma
ayak freni - şartlı tasarruf
şartlamak - şeytanca oyun oynamak
şeytani - şirketlerle banka arasında nakit getirip götürme işleri yapan memur
şirketsel - ayrıntıyla ilgili
ayrıt - Azerbaijani
Azerbaycan - bükerek yerleştirmek
büklümlü - büyük zil
büyükçe bir meblağ - başa vurulan darbe
başı - başka zamanlarda
başkaca - bağnaz protestan
başnokta - bakýþ açýsý
bakýþýk - bankacılık yapmak
bankacý - basit seçenek
basit ses - bazik cüruf
bazik font - belediye yolu
belediyece - belli düzeyin altýnda
belli eden - beyin zarlarından biri
beyincik - bilgilendirmek
bilgilenme - bir çevre içinde
bir çift - bir şikâyetin beyanında yapılan değişiklik
bir şilin - bir derneğe üye yapmak
bir devir - bir hatayı kabul etmek
bir hayret belirtmede kullanılır - bir kiþinin en iyi yaptýðý þey
bir kişi ya da partiyi perde arkasından yöneten kişi - bir mesleğin yabancısı
bir metin özeti - bir süpermarket gibi çalışan ama sınırlı yiyecek malzemesi stoku bulunan küçük dükkân
bir sürü çocuk - bir teşkilata özgü sembol
bir tek - birçok yerini
birörnek - birinci zamana ait
birincil - birini zorlamak
birinin - birleþmiþ silika
birleþtir - boðularak ölmek
boðulma - bombardýman uçaðý
bombaya dayanıklı - boyasý çýkmaz
boyasaptar - bu romantik bir komedidir
bu sıralar - buruşmuş şey
burulma açısı - canayakýnlýk
Canberra metriği - cesur kimse
cesur ol - cisimsel
cismani olarak - dökme kalıp
dökmeci - düşülen dara
düşüm - düz gidiþ düðmesi
düz harfler - daginiklik
Dagit - dallarla çit örmek
dalma çanı - davadan vazgeçme
davalı avukatı - değerli taşlarla süslemek
Değerlik - delicesine sevme
delici çekiç - Denetlenmiş Oturum Açma
denetleyen resmi görevli - Depodan Ekle
depolama ömrü - devam süresi
devamı - diş hijyeni
diş ipi - Dil Bilgisi Kýlavuzu
dil bilimi - dirençölçer
dirençli sıcaklıkölçer - doðruyu söylemek gerekirse
doðu - doktor yemini
doktora derecesi almak - Dondurularak kurutulmuþ çabuk kahve
dondurulmamış - duracak yer
durak günlüðü - -e yakışmaz
-e yakın - Eşleyiciler
eşli - ekipbaşı
eklampsi - el atıvermek
el atma - elektromotor kuvvet
elektron - emilsiyon haline dönüştürmek
emin bir şekilde - en son sýnýr
en sondaki - envaze etme
envazyon - Escape tuşu
ESCON - etiyoloji
Etiyopya - evin kadını
evin reisi - fındıklı şekerleme
fırıl - fantezi mallar
fanteziler - felakete yol açan afet
Felcden hasil olan abazi - filogenetik
filogenez - fobik
fobisi - gır gır
gırç - görünmeyen mektup kopyası
görünmez tehlike - göz gezdirmek
göz hapsinde - gücün tekerleklere nakli
gücünü - güneşlenme
güneşli - güzelliğini yitirmiş
güzellik çiftliği - gazete yazısı
gazetecí - geçirme kuşağı
geçirmeme - gelişmeden doğmuş
gelişmekte - gençliğin baharı
gençlik çılgınlığı - gerçek zevk zevklerin küçümsenişidir
gerçekçi kimse - gerizekalý
germanik - giyimde saygýnlýk
giyiminde titiz - grizu patlamasından sonra kalan zehirli gaz
grobeton - hücre ile ilgili
Hücre imi - haczedilen malın kullanılması
haczetme - hakli olmak
haksız açtığı davayı kaybedene verilen para cezası - hapishaneye kapatmak
hapislik gerektiren - hasretini çekmek
hassas eleman - hava meydanı vergisi
hava mili - hayat standardı
hayat tarzı - hedefini küçültmek
hedefleme - her yönden yükleme ya da boşaltmaya hazır olduğunu ve nizami süreler içinde hazırlık ihbarının yapıldığını belirten terim
her yöne - heykeltraşlıkla ilgili
Heywood savı - hissedarlara hisselerini vermek
hissedici - Hukuka uygunluk
hukukçular - içinde yuvarlanmak
içindekiler öðesi - iş göremez
iş gözlüğü - işin zor tarafı
işinde - iştigal etmek
iştirak eden - iftira türünden
iftirak - iki hükümdarlı yönetim
iki hafta - ikna edilmiş olma
ikna etme - ilgili tarih itibarýyla
ilgililer - imleçten bagimsiz kaydirma
imleşim - incinmiş gurur
incir aðacý - intihap toplamak
intihar eden kimse - iskandil kurşunu
iskandinav - istiklal
istikrar bulmak - iyi biçimlendirme
iyi bilen - izometrik
izoterm - kırıcılık
kırık bezelye - kısmen veya tamamen ticari anlaşmalara bağlı olmayıp sadece kanun koyucu tarafından vazolunan gümrük vergileri sistemi
kısmet - kâlp nakli
kâlp pili - kötü ders notları
kötü doktor - Küçülebilir
küçülen - kýyý ve deniz mühendisliði
kýyýcý - kablosuz yerel þebeke
kabriyole - kafayý bulmuþ
Kafe - kaleyi yerle bir etmek
kalibrasyon - kana susamýþ
kanı çok - kanunsuz yoldan para kazanmak
kanunsuzdur - karışıklaştırmak
karışım hazırlama - karaturp
karavancı - karla karışık yağmur
karlı olarak - katýþtýrmak
katýhal - kayıtlı olmayan
kayıtlamak - kazadan beladan uzak
kazaen - kenar yuvarlatýcý
kenara - kendini zorla kabul ettirmeye çalışmak
kendiniz - keten ayıklama aleti
keten dantel - kin ve nefret dolu
kinakrin - klasik yapıt
klasikler - kolayca zarar gören
kolaylık olması açısından - konservatuvar
konserve açıp içmek - konvertibilite
konvertibl - koyu yeşil
koyuca - kuşet
kuşhane - kum saatindeki kum
kum taşı - kuruluşa ait
kurulum - lâfını sakınmaz
lâfebesi - Lexis oranı
Leydi - Mısır'ın yerlisi olan
mısırlı - mülteciler kurulu
mümbitleştirme - maaş bağlamak
maaş ve ücretleri gözden geçirirken geçmiş performans ile gelecekteki potansiyeli değerlendirme tekniği - mahkeme yoluyla ödetmek
mahkemece ertelenen açık artırma ile satış - mal olarak ödeme
mal olmak - mani olan
maniali - master programı
mastif - Meksika Yaz Saati
meksikalı - mercek vasıtasıyla oluşan biçim
mercimek - metin saydamlýðý
Metin Seç - middling sözcüğünün çoğul biçimi
mide özsuyu analizi - Mississipi
Missouri - muallakta olmayan
muallime - mutemede ait
mutena - nakleden
nakledici - nefretini uyandırmak
nefretle - niteliklerine göre ayırmak
nitelikli şey - observatuar
obsesif - olamasa da olur
olamayan - onanırlık koşulları
onanýr - orman yetiştirme
ormanı çok - osteolitik
osteoliz - otururken yapılan
otuz - paha biçmek
pahada ağır - Para Yönetimi
para yapma - parlaklığını
parlaklık kazandırmak - pay sahibi olmak
pay verme - Perþembe
perakende - pirinçten yapılmış mezar plakası
pirit - polis birliği
polis casusu - pratik zekaya sahip
pratika - Pullamak
pulları dökülmek - radyodermatit
radyofar anteni - reddedilen kabul
reddedilmiş şey - reosta
reostat - rivayet kabilinden
rivyera - sıcaktan yanmak
sıcramak - sınam tasarımı
Sınama alanı - söyletmemek
söylev - süperbilgisayar
süperego - sütlü kavhe
sütlaç - Saat Biçimi
saat bir - sabitleştirici istemeyen
sabitleme - sahtekârlık teşebbüsü
sahtekar - sanat zevki olan
sanatçı - Sarkık Yanak
sarkıntılık yapmak - savaşı doğuran olay
savaşım - saygıyla karışık korku
saygý - Sehirlerarasi Ekspres Tren
sehr disinda - sentrifügal
sentriol - sert yüzey
sert yaka - sevk edilen
sevk evrakı eşliğinde gelen poliçe - silâhlanmak
silâhlar - sinsice yapmak
sinsilik - skandal çıkaran araştırmacı
skandiyum - Son İşlemi Geri Al
son ürün - Sorguya Bağla
sorkun - SPOTLU NÝÞ
sprey - su yabancı otu
SU YATAÐI - susturulmuş
susun - Tüm Ag
Tüm Alan - taþýyýcýyý dinleyen çoklu eriþim
taþýyan - tadını vermek
tadında - takatý kalmamýþtý
takatsız bırakmak - tam satýn alma sürümü
tam sayılardan oluşan - tanrýlarýn içkisi
tanrýsal - tarziye
tas kebabý - tayga
tayin eden kişi - tehlikelere dikkat eden
tehlikeli adam - tekmiş gibi görünen iki yıldız
tekmil - televizyonla tanı
teleyazı - temyizle ilgili
ten rengi streç pantolon - ters ve kısa
ters video - ticarette kaptıkaçtı yöntemi
ticari - top sözcüğünün çoğul biçimi
top sürme - topraklarına katmak
topraksız - trouser sözcüğünün çoğul biçimi
True Type yazıtipleri - uçağın yerini gösteren lâmba
uçabilen - ufuktan yükseklik derecesi
ugramak - utanmazca
Utarit - uyumlu zil sesi
uyumluluk - uzun yaprak
uzun yara - varíl
varan - vb kötü adam
vb tehdit etme - veri kaydı
veri kaydi - viyaklama
Viyana - yılışık yılışık sırıtmak
yılışma - yükölçer
yükü ayarlayarak gemiyi dengeleme - yürürlülük
Yürüt - yaşama sımsıkı sarılmış
yaşamış - yakından incelemek
yakınlık analizi - yan yatmaya elverişli
yan yelken - yapı endüstrisi
yapı içi - yarı-durağan süreç
yarıiletken - yargısal örnek
yargıtayca mahkeme kararının yeniden incelen - yavaş yavaş yerleştirmek
yavaşça ya da dikkatle ilerlemek - yazıtlara ait
yazı-tura - yem olarak kullanılan kayabalığı
yem parası - Yeni Zellanda Dolarý
yeniçeri - yer ve zaman kavramlarının dört boyutlu bütünü
yer vermek - yeterli teminat
yeterlik - yoksulluk nafakasi
yoksun bırakan - yukarıya yönelik
yukarý - zabıtların tasdiki
zabýt ve tesbit olunan - zaruret içinde
zaruri olarak - zindana atmak
zindancý - zurna sesi
dökmeci
döl verebilen
döl vermeyen
dölüt
döleþi
döleşi
dölet
dölleme
döllenme veya tomurcuklanma ile üreme
döllenmemiş
döllenmemiş ıstakoz yumurtası
döllenmiş ıstakoz yumurtası
döllenmiş yumurta
döllenmiş yumurta hücresi
dölsüz
dölyataðý
dölyatağı
dölyatağı borusu
dölyatağı ile ilgili
dölyatağına ait
dölyatağında bulunan
dölyatağında dölütü çevirme
dölyolu
Dön
dönüþ
dönüþ çalma
Dönüþ Adresi Yazitiplerini Biçimlendir
Dönüþ Adresini Kullan
dönüþ kodu
dönüþ süresi
dönüþölçer
Dönüþüm
Dönüþüm Formül Deðerlendirmesi
Dönüþüm Formül Giriþi
Dönüþüm Kýlavuz Tuþlarý
dönüþüm kodlamasý
dönüþüm oraný
dönüþüm tanýmlamasý
dönüþümlü çalýþmak
Dönüþümleri Onayla
dönüþlü
dönüþmek
dönüþsel
dönüþsel artýklýk denetimi
Dönüþtür
dönüþtürücü
Dönüþtürücü dosyasý
Dönüþtürüleceði
Dönüþtürülecek
Dönüþtürülecek Dosya Türü
Dönüþtürülecek dosyalar
Dönüþtürülemez Deðer
dönüþtürülmüþ deðer
Dönüþtürüyor
dönüþtürme
Dönüþtürme dizesi
dönüþtürme iþlemi
dönüþtürme süresi
dönüþtürmek
dönüş çalma
dönüş çapı
Dönüş Adresi
Dönüş Adresi Yazıtiplerini Biçimlendir
Dönüş Adresini Kullan
dönüş akımı
dönüş şalteri
dönüş hattı
dönüş kablosu
dönüş kodu
dönüş noktası
dönüş süresi
dönüş uçuşu
dönüş yapmak
dönüş yeri
dönüş yitimi
dönüş yolu
dönüşölçer
dönüşü olmayan
dönüşü olmayan bir şey yapmak
dönüşü olmayan bir karar vermek
dönüşü tamamlamak
dönüşük Beta dağılımı
dönüşük Dirichlet dağılımı
dönüşüm endüstrisi
Dönüşüm Formül Değerlendirmesi
Dönüşüm Formül Girişi
Dönüşüm Kılavuz Tuşları
dönüşüm kodlaması
dönüşüm tanımlaması
dönüşümlü
dönüşümlü çalışmak
dönüşümlü geçiş tuşu
dönüşümlü olarak
dönüşümlü olarak birbirlerini izlemek
dönüşümlü olarak yer değiştirmek
dönüşümlü olmak
dönüşümlü yenilenme süreci
Dönüşümleri Onayla
dönüşebilme
dönüşlü
dönüşlü yapı
dönüşsel arıtıklık denetimi
Dönüştür
dönüştürücü
Dönüştürücü dosyası
dönüştürülebilir
Dönüştürüleceği
Dönüştürülecek
Dönüştürülecek Dosya Türü
Dönüştürülecek dosyalar
Dönüştürülecek dosyaları seçin
Dönüştürülemez Değer
dönüştürülmüş
dönüştürüm
Dönüştürüyor
Dönüştürme İçin Sor
Dönüştürme dizesi
dönüştürme işlemi
dönüştürme süresi
dönücü
dönük
dönülemez
dönüm noktası
dönüm noktası olabilecek
dönüm noktasına ait
dönüm noktasında
dönüm noktasıyla ilgili
dönüm noktasý
dönün
dönünce
dönüp aksi yöne giden
dönüp dolaşıp aynı konuya getirmek
dönüp dolaşıp aynı noktaya gelmek
dönüp dolaşıp eski sahibine gelmek
dönüp dolaşıp gelinen konu
dönüp durmak
dönüp gelme
dönüs
Döndür
Döndür ve Çevir
Döndür veya çevir
döndürüş
döndürücü
döndürülebilir tasarım
döndürülerek
döndürülerek fırlatılan top
Döndürülmüş
döndürüp dolaştırıp aynı konuya getirmek
döndürüp kıvırmak
döndüre döndüre açmak
Döndüren
döndüren şey
döndüren kimse
döndürerek cilalamak
döndürerek sıkmak
döndürme örneklemesi
Döndürme açısı
döndürme mekanizması
döndürme mili
döne döne çıkma
döne döne çıkmak
döne döne düşme
döne döne gitmek
döne döne inen kaydırak
döne döne yükselmek
döneç
dönekçe
döneklik
döneklik etmek
dönel
dönel yüzey
dönem içinde üretilen mal veya hizmet birimlerine gerek değişken
dönem sınavı
dönem sınavları
dönem sonu
dönem sonu sınavı
dönem sonu tatili
dönem sonuna ait
dönem usulü ile
dönemeçli
dönememek
dönem-içi kongre
dönem-içi meclis
döneminde
dönemle ilgili
dönemli çalışma
dönemli anahtarlama
dönemli işlev
dönemli süreç
dönemli-durağan
dönemli-duragan
dönemsel
dönemsel çizit
dönemsel süreç
dönemsiz
dönen balık yemi
dönen değer
dönen dolaplar
dönen kalbur
dönen kimse
dönence
döner ada
döner anahtar
döner şişi
döner basamak
Döner dolap
döner eklem
döner gaz kolu
döner gibi olmak
döner köprü
döner kapı
döner kas
döner kavşak
döner kaydırak
döner kemiğe ait
döner kemik
döner merdiven
döner sandalye
döner sermaye sağlamak
döner sermeye
döner tabla
Dönerboyun Kuşu
dönerci
dönerek çalışan
dönerkapý
dönerken yan yatma
dönerken yan yatmak
dönerli kaydırma
dönerli kaydirma
döngü üzerinde sınama
döngü üzerinde sýnama
döngü akımı
döngü akýmý
döngü anten
döngü baþlatýmý
döngü direnci
Döngü eksik
döngü kazanç iþlevi
döngü kazanç işlevi
döngü kazancı
döngü kazancý
döngü mekanizması
döngü mekanizmasý
döngü planı
döngü sınaması
döngü sýnamasý
döngü zayıflaması
döngü zayýflamasý
döngülü sıra
döngülü seriler
döngülü tasarım
döngüsel öteleme
döngüsel hata unsuru
dönge
döngel durum
döngellik
dönmüş
dönme gecikmesi
dönme hareketi
Dönme Kartı
dönme momenti
dönmedolap
dönmek niyeti
dönmekte
dönmeli kas
dönmemek
dönmesiz alan
dönmez
döpiyes
dördül
dördülleme
dördün
dördün ağaç
dördün evreli
dördün genlik kiplenimi
dördüncü çağ
Dördüncü Alan
dördüncü olarak
dördünevreli
dördünevreli kaynak
dördüz
dördüz gebelik
dördüzler
dördüzlerden biri
dörde ayırma
dörde bölme
dörde bölmek
dörderli olmak
dört
dört çekerli
dört çiftle yapılan dans
dört İncil'den biri
dört İncil'i yazanlardan biri
dört üçgen yüzlü şekil
dört açılı
dört açılı şekil
dört ABD bankasıyla dört Avrupa bankasından oluşan Londra'da 1969'da kurulan banka konsorsiyumu
dört ana yönden biri
dört atlı özel fayton
dört atlı araba
dört ayağı üzerinde zıplamak
dört ayak
dört ayak üstünde
dört ayak üstüne
dört ayak üzerinde
dört ayaklı hayvan
dört ayaklý hayvan
Dört baþli ok
Dört başlı ok
dört bir yan
dört bir yanına
dört bir yanında
dört bir yandan sarmak
dört boþluklu
dört boyutlu
dört dördünlü çarpıcı
dört dördünlü çarpici
dört dörtlük
dört düzeyli işaretleşme
dört düzeyli sinyalleşme
dört değerli
dört değerli atom
dört devirli
dört direkli gemi
dört direkli karyola
dört dizelik þiir
dört eşit parçaya bölmek
dört elle sarılmak
dört evreli
dört gözle beklemek
dört günde bir olan
dört günde bir tutan nöbet
dört gram
Dört Haneli Yıllar
Dört Haneli Yillar
dört heceli
dört heceli bir ölçü
dört heceli sözcük
dört ile gece oniki arası mesai
dört köþeli
dört köşe
dört köşe çivi
dört köşe biçiminde
dört köşe yapmak
dört köşeli
dört köşeli şey
dört köşeli sütun
dört köşeli yapı taşı
dört kürekli filika
dört kürekli filika dümencisi
dört kürekli tekne
dört kanallý
dört kapýlý büyük araba
dört kat
dört kat çizelgesi
dört kat büyük olmak
dört katı
dört katına çıkarmak
dört katý
dört katý olmak
dört katlı
dört kenarlı
dört kenarlı şekil
dört kenarlý
dört kiþiyle eþli oynanan bir iskambil oyunu
dört kişilik grup
dört kollu filika demiri
dört kolu eşit haç
dört kopya şeklinde
dört kopye yapmak
dört librelik somun
dört mısralı şiir
dört mısralık şiir parçası
dört misli artırmak
dört misli artmak
dört nüsha olarak
dört nüsha yapmak
dört oyunluk seri
dört parçalı
dört parçalı yaprak
dört parçaya bölmek
dört sene süren
dört senede bir olan olay
dört sesli
dört sesli parça
dört suyuktan kanla ilgili
dört tırnaklı kanca
dört taneden biri
dört taraflı
dört tekerlekli
dört tekerlekli araba
dört tekerlekli atlı yük arabası
dört tekerlekli yük arabası
dört telli devre
dört telli kablo
dört telli kanal
dört tempolu bir dans
dört vezinli mısra
dört yıl süren olay
dört yılda bir olan
dört yıllık
dört yüz
dört yüzüncü yıldönümü
dört yüzlü þekil
dört yüzlü şekil
dört yapraklı
dört yapraklı şekil
dört yapraklı forma
dört yol ağzı
dört yollu
dört yollu şalter
dört zamanlı
dört-düzeyli fonksiyon
dört-düzeyli ilişki
dörtgen
dörtgen şeklinde
dörtgen biçiminde
dörtgen gibi
dörtkenar
dörtkenarlı
dörtlü
dörtlü bileşik
dörtlü fark
dörtlü kanca
dörtlü sarmak
dörtlü yapmak
dörtlük
dörtlük nota
dörtlüler
dörtle çarpmak
dörtlemek
dörtnal
dörtnala
dörtnala at koşturmak
dörtnala gidiş
dörtnala gitme
dörtnala gitmek
dörtnala koşmak
dörtnala koşturmak
dörtte üçlük
dörtte bir parça
dörtte bir zenci melezi
dörtte biri
dörtte birlik bölüm
dörttebirlik
Dörtyüz
döter
döteryum
dövüş horozu
dövüş horozuna takılan çelik mahmuz
dövüş horozunun saklandığı yer
dövüşken
dövüşken kimse
dövüşken kuş
dövüşmekte
dövülünce uzayabilir
dövülür
dövülebilir
dövülebilirlik
dövülgen
dövülgenlik
dövülmüş kadınlar
dövülme
dövülmemiş
dövünme
döven
döven kimse
döven makinesi
döverek düzlemek
döverek kısaltıp kalınlaştırmak
döverek temizlemek
döverek yaprak şekline getirme
döviz alıp satan kimse
döviz bürosu
döviz birikimi
döviz bozdurmak
döviz dalgalanmaları karşılığı
döviz değişim ücreti
döviz işlemleri yapma yetkisi almış kişi veya kurumlar
döviz kuru
döviz sepeti
dövme çekici
dövme demir
dövme yaptırmış
Dövmeci
dövmeli

düðüm
düðüm çekme
düðüm düðüm
Düðüm Türü
düðüm tanýtýcýsý
düðümlü
düðümleme
düðün bayram
düðünçiçeði
düðme
Düðme Düzenleyici
Düðme Ekle
düðme iliði
Düðme Resmini Kopyala
Düðme Resmini Seç
Düðme yüzü
Düðme yapýlandýrmasý
Düðme Yarat
Düðmeler
Düðmelerde Metin
düðmelerini çözmek
Düðmenin yeni adý
düþ
düþ dünyasýnda yaþayan
düþ kýrýklýðý
düþ kýrýklýðýna uðramýþ
düþ kýrýklýðýna uðratýcý
düþ kýrýklýðýna uðratmak
düþü
düþüþ
düþük
düþük çözünürlük
düþük çözünürlüklü bit eþlemi
düþük çözünürlüklü ekranlar
düþük ürünü
Düþük Akü
Düþük akü uyarýsýný etkinleþtir
Düþük akü uyarisini etkinleþtir
Düþük baþlýk düzeyi
düþük düzeyli dil
düþük doz
düþük hýz düðmesi
düþük kalorili süt
Düþük Kaynaklar
düþük mal
düþük maliyetli Internet hesaplarý
düþük oraný
düþük tehdidi
Düþük toner
düþük yapan kimse
düþük yapma
düþük yaptýran
düþük yoðunluklu
düþük yoðunluklu disk
düþük yoðunlukta
düþümdeþ
düþünüþ
düþünülebilen
düþünülmez
düþünüp taþýnmak
düþünce
düþünce iyeliði
düþüncel
düþüncel deðiþtirici
düþüncel diyod
düþüncel irgiteç
düþüncel süzgeç
düþüncel sýðaç
düþüncel trafo
düþüncel zayýflatýcý
düþünceleri açýkça belirtmek
düþünceli
düþüncesiz
düþüncesizce
düþüncesizce hareket eden
düþüncesizlik
düþünceye dalma
düþündürmek
düþünmeden
düþünmeden hareket eden
düþünmeden hareket eden kimse
düþünmek
düþünmeksizin
düþünmemek
düþünmesi bile hoþ olmayan
düþünsel
düþünsel deðer
düþünyapý
Düþür
düþürülmüþ
düþürme
düþürmek
düþeþ
düþecek gibi olmak
düþen
düþes
düþey
Düþey çizgiler
Düþey bloklama
düþey boþuk
Düþey boyut
Düþey ciltleme
düþey eksen
düþey hata denetimi
Düþey Hizalama
düþey karartma
Düþey kaydýrma
Düþey Kaydýrma Çubuðu
Düþey kural
Düþey tab
düþey tutma
düþey yeðinlik
düþkü
düþkün
düþkünlük
düþkünlükle
düþkýrýklýðý
düþlem
düþlemsel
düþlenebilen
düþlenemez
düþlere dalma
düþman
düþman etmek
düþmana özgü
düþmana ait
düþmana görünmemek için çýkarýlan duman
düþmanca
düþmanla iþbirliði yapmak
düþmanlýk
düþme
düþme göstermeyen
düþmek
düþsel
düþsel korku
düþteki gibi görülen tutarsýz hayaller
düºünmeyecekler miydi
düş ürünü
düş ürünü yapıt
düş görmek
düş gücü
düş kırıklığina uğratmak
düşü
düşüş gösterme
düşüş göstermek
düşüş mesafesi
düşüş uzaklığı
düşük ısı
düşük ısılı
düşük çözünürlük
düşük çözünürlüklü bit eşlemi
düşük çözünürlüklü ekranlar
düşük çene
düşük ücretle çalışmak
düşük ücretle çalıştırmak
düşük ücretle yolcu taşıyan havayolu
düşük üretim
düşük ahlak
Düşük Akü
Düşük akü uyarısını etkinleştir
Düşük başlık düzeyi
düşük düzeyde radyoaktif atıklar
düşük düzeyli dil
düşük değer biçme
düşük değerli bakır para
düşük doz
düşük dozda vermek
düşük faizle alınan para
düşük fiyatla
düşük görüş mesafesi
düşük gürültülü yükselteç
düşük ilacı
Düşük Kaynaklar
düşük maliyetli Internet hesapları
düşük oranlı faizle kredi vererek
düşük oy sayısı
düşük rütbede
düşük tansiyon
Düşük toner
düşük vücut ısısı
düşük yapma
düşük yapmak
düşük yaptıran
düşük yaptıran kimse
düşük yazma
düşük yazmak
düşük yoğunluklu
düşük yoğunluklu disk
düşük yoğunlukta
düşülebilir
düşülen dara

Copyright © Philip M. Parker, INSEAD. Terms of Use.