Copyright © Philip M. Parker, INSEAD. Terms of Use.

Turkish English Dictionary



Türkçe - İngilizce

sözlük & tercüme

Definition - tanım

INDEX

10 Fenik - ızgara biçiminde şey
ızgara et - çýkýþ yastýk belleði
çýkýk - çalýþkanlýk
çalýþma - çatlamaz
çatlayacak derecede yedirmek - çevirilebilirlik
çevirinin aslına sadık oluşu - çin yemek çubukları
çinçilla - çok baharatlı yemek
çok basit - çok-katlý güvenlik
çok-kipli - öç almak isteyen
öçgüder - öksüz kalmak
ökse - öncü uçak
öncül - örümceğin ip üreten organı
örümcek að araþtýrma programlarý - özel gösterim
özel gün - Çebişev yaklaşıklığı
Çek - ücret paketi
ücretine mahsuben avans - üslubunuz
üslup kazandırmak - üzerini kaplamak
üzgün üzgün - açık tenli olma
açık transmisyon mili - aþýrýyüzey
aþýrma - ağırlığında olmak
ağırlık çökmesi - ağzından sarkıtmak
ağzıpek - aciliyetine göre sıralama
acillik - aerodinamik tren
aerofaji - akıl yoluyla
akılı - akrobatların taktıkları çok uzun ayaklar
akrobistit - alçak sıklık
alçak ses - Ýleti uzunluðu
Ýleti Yok - altı köşeli yıldız
altı kat - Amerikalýlaþtýrmak
amerikan - ANAHTARSÖZCÜK
anakara - anlaşamamak
anlaşma önergesi - Üstbilgiyi ve Altbilgiyi Göster
Üste - arabelleğe alma
arabellek - arka çýkmak
Arka Ön terminaller - asıl yerli
asılı - aslen kazanma
Asli Sil - Atlıkları sil
atlý - avutucu birisi
avutulamaz - şak diye vurma
ayak freni - şartlı tasarruf
şartlamak - şeytanca oyun oynamak
şeytani - şirketlerle banka arasında nakit getirip götürme işleri yapan memur
şirketsel - ayrıntıyla ilgili
ayrıt - Azerbaijani
Azerbaycan - bükerek yerleştirmek
büklümlü - büyük zil
büyükçe bir meblağ - başa vurulan darbe
başı - başka zamanlarda
başkaca - bağnaz protestan
başnokta - bakýþ açýsý
bakýþýk - bankacılık yapmak
bankacý - basit seçenek
basit ses - bazik cüruf
bazik font - belediye yolu
belediyece - belli düzeyin altýnda
belli eden - beyin zarlarından biri
beyincik - bilgilendirmek
bilgilenme - bir çevre içinde
bir çift - bir şikâyetin beyanında yapılan değişiklik
bir şilin - bir derneğe üye yapmak
bir devir - bir hatayı kabul etmek
bir hayret belirtmede kullanılır - bir kiþinin en iyi yaptýðý þey
bir kişi ya da partiyi perde arkasından yöneten kişi - bir mesleğin yabancısı
bir metin özeti - bir süpermarket gibi çalışan ama sınırlı yiyecek malzemesi stoku bulunan küçük dükkân
bir sürü çocuk - bir teşkilata özgü sembol
bir tek - birçok yerini
birörnek - birinci zamana ait
birincil - birini zorlamak
birinin - birleþmiþ silika
birleþtir - boðularak ölmek
boðulma - bombardýman uçaðý
bombaya dayanıklı - boyasý çýkmaz
boyasaptar - bu romantik bir komedidir
bu sıralar - buruşmuş şey
burulma açısı - canayakýnlýk
Canberra metriği - cesur kimse
cesur ol - cisimsel
cismani olarak - dökme kalıp
dökmeci - düşülen dara
düşüm - düz gidiþ düðmesi
düz harfler - daginiklik
Dagit - dallarla çit örmek
dalma çanı - davadan vazgeçme
davalı avukatı - değerli taşlarla süslemek
Değerlik - delicesine sevme
delici çekiç - Denetlenmiş Oturum Açma
denetleyen resmi görevli - Depodan Ekle
depolama ömrü - devam süresi
devamı - diş hijyeni
diş ipi - Dil Bilgisi Kýlavuzu
dil bilimi - dirençölçer
dirençli sıcaklıkölçer - doðruyu söylemek gerekirse
doðu - doktor yemini
doktora derecesi almak - Dondurularak kurutulmuþ çabuk kahve
dondurulmamış - duracak yer
durak günlüðü - -e yakışmaz
-e yakın - Eşleyiciler
eşli - ekipbaşı
eklampsi - el atıvermek
el atma - elektromotor kuvvet
elektron - emilsiyon haline dönüştürmek
emin bir şekilde - en son sýnýr
en sondaki - envaze etme
envazyon - Escape tuşu
ESCON - etiyoloji
Etiyopya - evin kadını
evin reisi - fındıklı şekerleme
fırıl - fantezi mallar
fanteziler - felakete yol açan afet
Felcden hasil olan abazi - filogenetik
filogenez - fobik
fobisi - gır gır
gırç - görünmeyen mektup kopyası
görünmez tehlike - göz gezdirmek
göz hapsinde - gücün tekerleklere nakli
gücünü - güneşlenme
güneşli - güzelliğini yitirmiş
güzellik çiftliği - gazete yazısı
gazetecí - geçirme kuşağı
geçirmeme - gelişmeden doğmuş
gelişmekte - gençliğin baharı
gençlik çılgınlığı - gerçek zevk zevklerin küçümsenişidir
gerçekçi kimse - gerizekalý
germanik - giyimde saygýnlýk
giyiminde titiz - grizu patlamasından sonra kalan zehirli gaz
grobeton - hücre ile ilgili
Hücre imi - haczedilen malın kullanılması
haczetme - hakli olmak
haksız açtığı davayı kaybedene verilen para cezası - hapishaneye kapatmak
hapislik gerektiren - hasretini çekmek
hassas eleman - hava meydanı vergisi
hava mili - hayat standardı
hayat tarzı - hedefini küçültmek
hedefleme - her yönden yükleme ya da boşaltmaya hazır olduğunu ve nizami süreler içinde hazırlık ihbarının yapıldığını belirten terim
her yöne - heykeltraşlıkla ilgili
Heywood savı - hissedarlara hisselerini vermek
hissedici - Hukuka uygunluk
hukukçular - içinde yuvarlanmak
içindekiler öðesi - iş göremez
iş gözlüğü - işin zor tarafı
işinde - iştigal etmek
iştirak eden - iftira türünden
iftirak - iki hükümdarlı yönetim
iki hafta - ikna edilmiş olma
ikna etme - ilgili tarih itibarýyla
ilgililer - imleçten bagimsiz kaydirma
imleşim - incinmiş gurur
incir aðacý - intihap toplamak
intihar eden kimse - iskandil kurşunu
iskandinav - istiklal
istikrar bulmak - iyi biçimlendirme
iyi bilen - izometrik
izoterm - kırıcılık
kırık bezelye - kısmen veya tamamen ticari anlaşmalara bağlı olmayıp sadece kanun koyucu tarafından vazolunan gümrük vergileri sistemi
kısmet - kâlp nakli
kâlp pili - kötü ders notları
kötü doktor - Küçülebilir
küçülen - kýyý ve deniz mühendisliði
kýyýcý - kablosuz yerel þebeke
kabriyole - kafayý bulmuþ
Kafe - kaleyi yerle bir etmek
kalibrasyon - kana susamýþ
kanı çok - kanunsuz yoldan para kazanmak
kanunsuzdur - karışıklaştırmak
karışım hazırlama - karaturp
karavancı - karla karışık yağmur
karlı olarak - katýþtýrmak
katýhal - kayıtlı olmayan
kayıtlamak - kazadan beladan uzak
kazaen - kenar yuvarlatýcý
kenara - kendini zorla kabul ettirmeye çalışmak
kendiniz - keten ayıklama aleti
keten dantel - kin ve nefret dolu
kinakrin - klasik yapıt
klasikler - kolayca zarar gören
kolaylık olması açısından - konservatuvar
konserve açıp içmek - konvertibilite
konvertibl - koyu yeşil
koyuca - kuşet
kuşhane - kum saatindeki kum
kum taşı - kuruluşa ait
kurulum - lâfını sakınmaz
lâfebesi - Lexis oranı
Leydi - Mısır'ın yerlisi olan
mısırlı - mülteciler kurulu
mümbitleştirme - maaş bağlamak
maaş ve ücretleri gözden geçirirken geçmiş performans ile gelecekteki potansiyeli değerlendirme tekniği - mahkeme yoluyla ödetmek
mahkemece ertelenen açık artırma ile satış - mal olarak ödeme
mal olmak - mani olan
maniali - master programı
mastif - Meksika Yaz Saati
meksikalı - mercek vasıtasıyla oluşan biçim
mercimek - metin saydamlýðý
Metin Seç - middling sözcüğünün çoğul biçimi
mide özsuyu analizi - Mississipi
Missouri - muallakta olmayan
muallime - mutemede ait
mutena - nakleden
nakledici - nefretini uyandırmak
nefretle - niteliklerine göre ayırmak
nitelikli şey - observatuar
obsesif - olamasa da olur
olamayan - onanırlık koşulları
onanýr - orman yetiştirme
ormanı çok - osteolitik
osteoliz - otururken yapılan
otuz - paha biçmek
pahada ağır - Para Yönetimi
para yapma - parlaklığını
parlaklık kazandırmak - pay sahibi olmak
pay verme - Perþembe
perakende - pirinçten yapılmış mezar plakası
pirit - polis birliği
polis casusu - pratik zekaya sahip
pratika - Pullamak
pulları dökülmek - radyodermatit
radyofar anteni - reddedilen kabul
reddedilmiş şey - reosta
reostat - rivayet kabilinden
rivyera - sıcaktan yanmak
sıcramak - sınam tasarımı
Sınama alanı - söyletmemek
söylev - süperbilgisayar
süperego - sütlü kavhe
sütlaç - Saat Biçimi
saat bir - sabitleştirici istemeyen
sabitleme - sahtekârlık teşebbüsü
sahtekar - sanat zevki olan
sanatçı - Sarkık Yanak
sarkıntılık yapmak - savaşı doğuran olay
savaşım - saygıyla karışık korku
saygý - Sehirlerarasi Ekspres Tren
sehr disinda - sentrifügal
sentriol - sert yüzey
sert yaka - sevk edilen
sevk evrakı eşliğinde gelen poliçe - silâhlanmak
silâhlar - sinsice yapmak
sinsilik - skandal çıkaran araştırmacı
skandiyum - Son İşlemi Geri Al
son ürün - Sorguya Bağla
sorkun - SPOTLU NÝÞ
sprey - su yabancı otu
SU YATAÐI - susturulmuş
susun - Tüm Ag
Tüm Alan - taþýyýcýyý dinleyen çoklu eriþim
taþýyan - tadını vermek
tadında - takatý kalmamýþtý
takatsız bırakmak - tam satýn alma sürümü
tam sayılardan oluşan - tanrýlarýn içkisi
tanrýsal - tarziye
tas kebabý - tayga
tayin eden kişi - tehlikelere dikkat eden
tehlikeli adam - tekmiş gibi görünen iki yıldız
tekmil - televizyonla tanı
teleyazı - temyizle ilgili
ten rengi streç pantolon - ters ve kısa
ters video - ticarette kaptıkaçtı yöntemi
ticari - top sözcüğünün çoğul biçimi
top sürme - topraklarına katmak
topraksız - trouser sözcüğünün çoğul biçimi
True Type yazıtipleri - uçağın yerini gösteren lâmba
uçabilen - ufuktan yükseklik derecesi
ugramak - utanmazca
Utarit - uyumlu zil sesi
uyumluluk - uzun yaprak
uzun yara - varíl
varan - vb kötü adam
vb tehdit etme - veri kaydı
veri kaydi - viyaklama
Viyana - yılışık yılışık sırıtmak
yılışma - yükölçer
yükü ayarlayarak gemiyi dengeleme - yürürlülük
Yürüt - yaşama sımsıkı sarılmış
yaşamış - yakından incelemek
yakınlık analizi - yan yatmaya elverişli
yan yelken - yapı endüstrisi
yapı içi - yarı-durağan süreç
yarıiletken - yargısal örnek
yargıtayca mahkeme kararının yeniden incelen - yavaş yavaş yerleştirmek
yavaşça ya da dikkatle ilerlemek - yazıtlara ait
yazı-tura - yem olarak kullanılan kayabalığı
yem parası - Yeni Zellanda Dolarý
yeniçeri - yer ve zaman kavramlarının dört boyutlu bütünü
yer vermek - yeterli teminat
yeterlik - yoksulluk nafakasi
yoksun bırakan - yukarıya yönelik
yukarý - zabıtların tasdiki
zabýt ve tesbit olunan - zaruret içinde
zaruri olarak - zindana atmak
zindancý - zurna sesi
şirketsel
şirketten
ayirma
ayirmak
şirpençe
şirret kadın
ayirt edici zil
ayirtaç
ayirtaç devresi
ayirtaç iþlevi
şist
şist yağı
şistli kömür
şive ağız
şive aksan kapmak
şizo-
şizoid
aykırı şahadet
aykırı şey
aykırı bir şey
aykırı düşünce
aykırı düşen
aykırı düşmek
aykırı davranmak
aykırı değer
aykırı değerler
aykırı gözlem
aykırı jüri kararı
aykırı mahkeme kararı
aykırı olmak
aykırı olmayan
aykırı tip
Öykünmüþ
Öykünmüş
Öykünme Desteði
Öykünme Desteği
Öykünme Destegi
aykýrý
aykýrý davranmak
aykýrý deðer
aykýrý deðerler
aykýrý gözlem
aykýrýlýk
aykiri
ayklarını içeri basan
ayla
ayla ilgili
ay'lı
aylık ödeme
Aylık Ödeme
aylık bağlama
aylık bağlamak
aylık defaten ödemede bulunma
Aylık Miktar
Aylık Toplam Kamu Hizmeti Gideri
aylık toptan ödemede bulunma
aylıkçı
aylâk kimse
Aylýk
Aylýk Ödeme
Aylýk faturalama sýnýr miktarýnýz
Aylýk Miktar
Aylýk Toplam Kamu Hizmeti Gideri
aylýklý
aylak adam
aylak aylak
aylak aylak beklemek
aylak aylak dolaşma
aylak aylak gezinmek
aylak dönem
aylak dolaşmak
aylak gezinen hayvan
aylak süre
aylak tip
aylakça
aylakça dolaşmak
aylakça geçirmek
aylaklık
aylaklık eden
aylaklık etme
aylaklık etmek
aylaklýk eden kimse
aylandız ağacı
şlap
şlap diye
aylar
Ayları Doldur
aylarca
aylardır
Aylari Doldur
aylavyu tumac seni cok ama cok seviyorum
Öyle degil mi
Öyle mi
Öyleki
aylik
ayna camı
ayna dişli
ayna görüntüsü
ayna gibi göstermek
ayna imgesi
ayna sırı
Ayna Seçeneði
Ayna Seçeneği
ayna tahtası
ayna telgrafı
ayna telgrafı çekmek
ayna testere
aynı ölçüde
aynı ölçekle ölçülebilen
aynı özellikleri gösteren bileşimler
aynı özellikleri gösteren element
aynı acıyı hissetmek
aynı ahırdan at
aynı aileden olan
aynı amaçlı olan
aynı anda
aynı anda birkaç işlem yapabilme
aynı anda her yerde bulunma
aynı anda iki zıt şeye inanma
aynı anda kullanım
aynı anda olma
aynı anda olmak
aynı anda yapmak
aynı anlama gelmek
aynı anlamlı
aynı aracı çeken hayvanlar
aynı şekil
aynı şekilde ödeme
aynı şekilde karşılık
aynı şekilde karşılık verilmek
aynı şekilde karşılık vermek
aynı şeyden üç şey
aynı şeye varır
aynı şeyi açıklayan iki kelimenin yanyana konması
aynı şeyi açıklayan ve yanyana bulunan kelimelerin ikincisi
aynı bakış açılı incil yazarları
aynı basım
aynı belgeyle ya da başka bir belgeyle verilen
aynı biçimde
aynı biçimde yinelenen
aynı biçime sokmak
aynı boyda olarak
aynı boyda olmayan
aynı cinsle ilgili
aynı düşüncede olma
aynı düşüncede olmak
aynı düzene sokmak
aynı düzeyde
aynı düzeyde olmak
aynı değerde
aynı değerde korumaya çalışmak
aynı derecede önemli
aynı durumda kalmak
aynı duyguları paylaşan
Aynı Etiketten Tam Sayfa
aynı evi paylaşmak
aynı fıkirde olmak
aynı familyadan olan
aynı fikirde olan
aynı fikirde olma
aynı filme yanlışlıkla üstüste çekilen poz
aynı frekanslı
aynı görüşte
aynı görüşte olmak
aynı görüşte olmamak
aynı görünüme sahip
aynı görevde kalmak
aynı gemide hizmet eden
aynı grubun erkek üyesi
aynı grupla ilgili
aynı hızla
aynı haklara sahip olan
aynı hareketi yapmak
aynı hareketli kaslar
aynı hatta gidip gelen otobüs
aynı hatta gidip gelen tren
aynı hikâye
aynı hisseden
aynı hizada
aynı hizada olma
aynı hizaya getirme
aynı hizaya getirmek
aynı holdinge bağlı şirket
aynı işle ilgili
Aynı ise Sütun Adını Gözardı Et
Aynı ise Satır Adını Gözardı Et
aynı istikamete giden
aynı kız oğlanla çıkmak
aynı kâğıttan oynamak
aynı kökenden türemiş dil
aynı kökten gelen
aynı kökten gelen sözcük
aynı kökten türemiş
aynı kökten türemiş kelime
aynı kökten türemiş sözcük
aynı kağıttan oynamak
aynı kafada olmak
aynı kalitede mal
aynı kalitede mallar
aynı kalitede olmayan
aynı kalmış
aynı kalmak
aynı karakterde olan
aynı kategoriye almak
aynı kişi
aynı konuyu yazan karşılıklı iki sayfa
Aynı Kuluçkadan Çıkan Yavruların Tümü
aynı kurumda çalışan kimse
aynı merkezli olarak
aynı mesafede olan
aynı nitelikte olmayan
aynı olduğunu göstermek
aynı olma
Aynı Oyun
aynı partiden seçime katılan aday
aynı perdeden
aynı perdeden gelen ses
aynı perdeden olma
aynı perdeli
aynı puntoda hurufat takımı
aynı renkten kağıdı atmamak
aynı renkten oynamak
aynı sınıftan kimseler
aynı sıralı yan tahmin edicileri
aynı sözcük ailesinden olan
Aynı Sütunsa Sütun Adını Geç
aynı sanat kolundan kimseler
aynı satırda satırbaşı
aynı satırdan başlamak
aynı satırdan başlayan
Aynı Satırsa Satır Adını Geç
Aynı Sayfa
aynı sayfanın altında
aynı sayma
aynı saymak
aynı sesi tekrarlamak
aynı sesin tekrarı
aynı seslere sahip olan
aynı seviyede
aynı seviyeye çıkarmak
aynı seviyeye indirmek
aynı sofrada yemek yiyen kimse
aynı soydan çiftleştirme
aynı soydan çiftleştirmek
aynı tür
aynı türün devamı olan
aynı türdeki ürünlerin farklılıklarını tüketicinin sezme yeteneğini ölçmek amacıyla ürünlerin bir örnek biçimde paketlenerek sunulduğu test
aynı türden
aynı türden şey
aynı türden eşya grubu
aynı türden olan
aynı türden olmak
aynı türden toprak parçası
aynı türle ilgili
aynı tarafa ait
aynı tarafta olmak
aynı tarihe tesadüf ettirmek
aynı tempoda ilerlemek
aynı tempoda ve cansız
aynı tonda gelen ses
aynı toplumla ilgili
aynı yörüngede hareket eden
aynı yükseklikte
aynı yükseklikte tuğla
aynı yükseklikte uçmak
aynı yaşta olan
aynı yapılı olan
aynı yapmak
aynı yazı
aynı yazıda
aynı yazılıp farklı anlama gelen
aynı yazılıp farklı anlama gelen sözcük
aynı yazar
aynı yerde
aynı yerde bulunulan kişi
aynı yerde kalmak
aynı yoldan geri dönmek
aynı zaman dilimi içindeki bir radyo ya da televizyon programı masrafının iki ya da daha çok sayıdaki reklamcı tarafından sırayla üstlenilmesi
aynı zamana denk gelmek
aynı zamana rastlama
aynı zamana rastlamak
aynı zamana uymak
aynı zamanda doğan kuzular
aynı zamanda olagelmek
aynı zamanda olan
aynı zamanda olma
aynı zamanda olmak
aynı zamanda olmayan
aynı zamanda uygulamak
aynı zamanda yaşamış olan kimse
aynı zamanda yapmak
aynı zamanlı
aynı zamanlı olmak
aynılık
aynını yapmak
aynısı olmak
aynısı yapılamaz
aynısını basmak
aynısını yapmak
aynıyla
aynülhir
ayný
ayný þey
ayný anda varolmak
ayný düþüncede olmamak
ayný düzeyde
ayný deðerde
ayný derecede
Ayný Etiketten Tam Sayfa
ayný fikirde
Ayný ise Sütun Adýný Gözardý Et
Ayný ise Satýr Adýný Gözardý Et
ayný kökenli
ayný kefeye koymak
ayný neviden
Ayný Sütunsa Sütun Adýný Geç
ayný satýrda satýrbaþý
Ayný Satýrsa Satýr Adýný Geç
Ayný Sayfa
ayný soydan gelen
ayný tiyatroda ayný oyuncularýn her gün deðiþik
ayný yapýda maddenin kenarlara eklenmesiyle büyüme
ayný yere geri dönme
ayný zamana ait
ayný zamana ayarlamak
ayný zamana rastlamak
ayný zamanda olan
ayný zamanda oluþan
ayný zamanda oluþmak
ayný zamanda yapýlan
aynýlýk
aynadaki görünüş
aynalı teleskop
aynalık
aynalık testeresi
aynalarla donatmak
aynalarla kaplamak
aynasızlar
aynasýz
aynasal yansıma
aynasal yansýma
aynasiz
aynaya özgü olan
aynayı sırlamak
aynen çıkarmak
aynen öyle
aynen almak
aynen biraktim
aynen iade etmek
aynen kalmak
aynen kalsýn
aynen karşılık
aynen karşılık verme
aynen karşılık vermek
aynen kopya etmek
aynen sunma
aynen taklit
aynen taklit etmek
aynen tekrar etmek
aynen tercüme
aynen yeniden basma
ayni kökten
ayni rapor
ayni sermaye
şnitzel
şnorkel
şnorkel ile yüzmek
şnorkelle yüzmek
íyod
şoför koltuğu
şoför mahalli ayrılabilen kamyon
şoförün kaçtığı kaza
şok
şok bobini
şok dalgası
şok ederek
şok edici
şok etkisi yapan
şok etkisi yapmak
şok etmek
şok olmak
şok rezalet
şok tedavisi
şok tesiri yaparak
şoke etmek
şoke olmak
şoklama
şoklamak
şoklanmış
şom ağız
şom ağızlı kimse
Ýyonya
şort mayo
şort-kilot
şose yapmak
şoset
şov
şov dünyası
şov programı
şov yapmak
şovel
şovence
şovenizmden yana olan kimse
şovenlik
şovmen
şovmenlik
ayrı öğelerden oluşan şey
ayrı ayrı bölümlerden oluşmuş
ayrı ayrı gösterilmemiş
ayrı ayrı söylenmemiş
ayrı ayrı türden
ayrı ayrı zamanlara göre düzenlemek
ayrı bir biçimde
ayrı bir yere
ayrı cinsten
ayrı cinsten çiçekleri dölleme
ayrı düşmek
ayrı davalara bölmek
ayrı durma
ayrı durmak
ayrı görüşte
ayrı görüşte olan kimse
ayrı girişi olan
ayrı kılmak
ayrı kalmış
ayrı kalmak
ayrı kulübe içindeki apteshane
ayrı merkezli
ayrı olan
ayrı olarak
ayrı olma
ayrı olmak
ayrı parçalara bölünme
ayrı türlü
ayrı telden çalmak
Ayrı tmp dosyası yaratma hatası
ayrı tutma
ayrı tutulan
ayrı tutulma
ayrı varyanslı
ayrı yaşama
ayrı yaşamasına karar vermek
ayrı yaşayan
ayrışık kümeler
ayrışıklık
ayrışım
ayrışır süzgeç
ayrışma
ayrışmış
ayrışmamış
ayrışmaz
ayrışmazlık
ayrıştırıcı
ayrıştırılabilir süzgeç
ayrıştırma
ayrıcalığın kötüye kullanımı
ayrıcalık gözeten
ayrıcalık gözetme
ayrıcalık gözetmeden
ayrıcalık getiren
ayrıcalık tanınmış
ayrıcalık yapan
ayrıcalık yapma
ayrıcalık yapmak
Ayrıcalık Yok
ayrıcalıklı şirket
ayrıcalıklı danışman grubu
ayrıcalıklı davranma
ayrıcalıklı hak
ayrıcalıklı kilise
ayrıcalıklı kimse
ayrıcalıklı olma
ayrıcalıklar
Ayrıcalıkları ildir
ayrıcalıklardan yoksun kimse
ayrıcalıksız
ayrık örneklem uzayı
ayrık Fourier dönüşümü
ayrık Fourier dizisi
ayrık gösterim
ayrık olaylı sayısal benzetim
ayrık out
ayrık seri
ayrık veri
ayrıklı
ayrıksı
Ayrıl
ayrılı
ayrılış acısı
ayrılış süreci
ayrılık yanlısı
ayrılık yaratan
ayrılıkçılık
ayrılıp gelmek
ayrılırken söylenen dokunaklı söz
ayrılırken yapılan
ayrılabilen
ayrılabilir çokterimli
Ayrılabilir Disk
ayrılabilir kaynak
ayrılabilir klavye
ayrılabilir parçalı mobilya
ayrılabilirlik
ayrılamamak
ayrılamayan
ayrılamaz
ayrılamazlık
Ayrılan alan
Ayrılan bellek
ayrılan kimse
ayrılma anında biniciye verilen içki
ayrılma yanlılığı
ayrılma yanlısı
ayrılmış özel yedek akçe
ayrılmış bölge
ayrılmış dilim
ayrılmış olarak
ayrılmış otoban
ayrılmış sözcük
ayrılmamak
ayrılmaz
ayrılmaz arkadaş
ayrılmazlık
ayrım çözümleme
ayrım gözetmeden herkese açık kiralık evler
ayrım yapan
ayrım yapma
ayrım yapmaksızın
ayrım yapmayan
ayrımına varmak
ayrımını ortaya çıkarmak
ayrımcı
ayrımları ortadan kaldırmak
ayrımsal
ayrımsal ölçme
Ayrımsal Darbe Kod Kiplenimi
ayrımsal kazanç
ayrımsal kodlama
ayrımsal sinyalleşme
ayrımsal trafo
ayrımsal yankı bastırma
ayrımsama
ayrımsama eşik değeri
ayrımsama gücü
ayrımsanır
ayrımsanır eşik değeri
ayrıntı
Ayrıntı İle Aynı
Ayrıntı Adı
Ayrıntı altında özet satırlar
Ayrıntı Göster
Ayrıntı Gizle
Ayrıntı Kılavuzlarını Tablodan Doldur
ayrıntı raporu
Ayrıntı sağında özet sütunlar
ayrıntılı önsel
ayrıntılı açıklama
ayrıntılı açıklama yapmak
ayrıntılı anlatmak
Ayrıntılı aramalar için kullanılacak tablo
ayrıntılı beyana konu olmadan
ayrıntılı biçimde hazırlamak
Ayrıntılı Değer Gerekli
ayrıntılı gösterim
ayrıntılı liste
ayrıntılı müzakerelerden önce söylenen fiyat
ayrıntılı olarak
ayrıntılı olarak anlatmak
ayrıntılı olarak belirtmek
ayrıntılı olarak işlemek
ayrıntılı olmayan
ayrıntılı plân
ayrıntılı plan
Ayrıntılı Sütun Gerekli
ayrıntılı senaryo
ayrıntılı seyahat programı
ayrıntılı tanımlama
ayrıntılı yazmak
ayrıntılandırmak
ayrıntılar üzerinde durmak
ayrıntılara girme
ayrıntılara inmek
ayrıntılara inmeyen
ayrıntılara inmeyerek
Ayrıntıları Al
ayrıntıları gösterir taslak
ayrıntıları ile açıklama
ayrıntıları ile belirtmek
ayrıntıları ile söylemek
ayrıntıları ile yazmak
ayrıntılarını bildirmek
ayrıntılarıyla
ayrıntılarıyla anlatmak
ayrıntılarıyla belirtme
ayrıntılarıyla görüşmek
ayrıntılarıyla hazırlamak
ayrıntılarla çok uğraşan kimse
ayrıntılarla ilgilenmek
ayrıntısına girme
ayrıntısına girmek
ayrıntısına inmek
ayrıntısıyla ortaya koymak
ayrıntısıyla uğraşma
ayrıntısız
ayrıntıya girmek
ayrıntıyla donatmak
ayrıntıyla ilgili

Copyright © Philip M. Parker, INSEAD. Terms of Use.