Copyright © Philip M. Parker, INSEAD. Terms of Use.

Turkish English Dictionary



Türkçe - İngilizce

sözlük & tercüme

Definition - tanım

INDEX

10 Fenik - ızgara biçiminde şey
ızgara et - çýkýþ yastýk belleði
çýkýk - çalýþkanlýk
çalýþma - çatlamaz
çatlayacak derecede yedirmek - çevirilebilirlik
çevirinin aslına sadık oluşu - çin yemek çubukları
çinçilla - çok baharatlı yemek
çok basit - çok-katlý güvenlik
çok-kipli - öç almak isteyen
öçgüder - öksüz kalmak
ökse - öncü uçak
öncül - örümceğin ip üreten organı
örümcek að araþtýrma programlarý - özel gösterim
özel gün - Çebişev yaklaşıklığı
Çek - ücret paketi
ücretine mahsuben avans - üslubunuz
üslup kazandırmak - üzerini kaplamak
üzgün üzgün - açık tenli olma
açık transmisyon mili - aþýrýyüzey
aþýrma - ağırlığında olmak
ağırlık çökmesi - ağzından sarkıtmak
ağzıpek - aciliyetine göre sıralama
acillik - aerodinamik tren
aerofaji - akıl yoluyla
akılı - akrobatların taktıkları çok uzun ayaklar
akrobistit - alçak sıklık
alçak ses - Ýleti uzunluðu
Ýleti Yok - altı köşeli yıldız
altı kat - Amerikalýlaþtýrmak
amerikan - ANAHTARSÖZCÜK
anakara - anlaşamamak
anlaşma önergesi - Üstbilgiyi ve Altbilgiyi Göster
Üste - arabelleğe alma
arabellek - arka çýkmak
Arka Ön terminaller - asıl yerli
asılı - aslen kazanma
Asli Sil - Atlıkları sil
atlý - avutucu birisi
avutulamaz - şak diye vurma
ayak freni - şartlı tasarruf
şartlamak - şeytanca oyun oynamak
şeytani - şirketlerle banka arasında nakit getirip götürme işleri yapan memur
şirketsel - ayrıntıyla ilgili
ayrıt - Azerbaijani
Azerbaycan - bükerek yerleştirmek
büklümlü - büyük zil
büyükçe bir meblağ - başa vurulan darbe
başı - başka zamanlarda
başkaca - bağnaz protestan
başnokta - bakýþ açýsý
bakýþýk - bankacılık yapmak
bankacý - basit seçenek
basit ses - bazik cüruf
bazik font - belediye yolu
belediyece - belli düzeyin altýnda
belli eden - beyin zarlarından biri
beyincik - bilgilendirmek
bilgilenme - bir çevre içinde
bir çift - bir şikâyetin beyanında yapılan değişiklik
bir şilin - bir derneğe üye yapmak
bir devir - bir hatayı kabul etmek
bir hayret belirtmede kullanılır - bir kiþinin en iyi yaptýðý þey
bir kişi ya da partiyi perde arkasından yöneten kişi - bir mesleğin yabancısı
bir metin özeti - bir süpermarket gibi çalışan ama sınırlı yiyecek malzemesi stoku bulunan küçük dükkân
bir sürü çocuk - bir teşkilata özgü sembol
bir tek - birçok yerini
birörnek - birinci zamana ait
birincil - birini zorlamak
birinin - birleþmiþ silika
birleþtir - boðularak ölmek
boðulma - bombardýman uçaðý
bombaya dayanıklı - boyasý çýkmaz
boyasaptar - bu romantik bir komedidir
bu sıralar - buruşmuş şey
burulma açısı - canayakýnlýk
Canberra metriği - cesur kimse
cesur ol - cisimsel
cismani olarak - dökme kalıp
dökmeci - düşülen dara
düşüm - düz gidiþ düðmesi
düz harfler - daginiklik
Dagit - dallarla çit örmek
dalma çanı - davadan vazgeçme
davalı avukatı - değerli taşlarla süslemek
Değerlik - delicesine sevme
delici çekiç - Denetlenmiş Oturum Açma
denetleyen resmi görevli - Depodan Ekle
depolama ömrü - devam süresi
devamı - diş hijyeni
diş ipi - Dil Bilgisi Kýlavuzu
dil bilimi - dirençölçer
dirençli sıcaklıkölçer - doðruyu söylemek gerekirse
doðu - doktor yemini
doktora derecesi almak - Dondurularak kurutulmuþ çabuk kahve
dondurulmamış - duracak yer
durak günlüðü - -e yakışmaz
-e yakın - Eşleyiciler
eşli - ekipbaşı
eklampsi - el atıvermek
el atma - elektromotor kuvvet
elektron - emilsiyon haline dönüştürmek
emin bir şekilde - en son sýnýr
en sondaki - envaze etme
envazyon - Escape tuşu
ESCON - etiyoloji
Etiyopya - evin kadını
evin reisi - fındıklı şekerleme
fırıl - fantezi mallar
fanteziler - felakete yol açan afet
Felcden hasil olan abazi - filogenetik
filogenez - fobik
fobisi - gır gır
gırç - görünmeyen mektup kopyası
görünmez tehlike - göz gezdirmek
göz hapsinde - gücün tekerleklere nakli
gücünü - güneşlenme
güneşli - güzelliğini yitirmiş
güzellik çiftliği - gazete yazısı
gazetecí - geçirme kuşağı
geçirmeme - gelişmeden doğmuş
gelişmekte - gençliğin baharı
gençlik çılgınlığı - gerçek zevk zevklerin küçümsenişidir
gerçekçi kimse - gerizekalý
germanik - giyimde saygýnlýk
giyiminde titiz - grizu patlamasından sonra kalan zehirli gaz
grobeton - hücre ile ilgili
Hücre imi - haczedilen malın kullanılması
haczetme - hakli olmak
haksız açtığı davayı kaybedene verilen para cezası - hapishaneye kapatmak
hapislik gerektiren - hasretini çekmek
hassas eleman - hava meydanı vergisi
hava mili - hayat standardı
hayat tarzı - hedefini küçültmek
hedefleme - her yönden yükleme ya da boşaltmaya hazır olduğunu ve nizami süreler içinde hazırlık ihbarının yapıldığını belirten terim
her yöne - heykeltraşlıkla ilgili
Heywood savı - hissedarlara hisselerini vermek
hissedici - Hukuka uygunluk
hukukçular - içinde yuvarlanmak
içindekiler öðesi - iş göremez
iş gözlüğü - işin zor tarafı
işinde - iştigal etmek
iştirak eden - iftira türünden
iftirak - iki hükümdarlı yönetim
iki hafta - ikna edilmiş olma
ikna etme - ilgili tarih itibarýyla
ilgililer - imleçten bagimsiz kaydirma
imleşim - incinmiş gurur
incir aðacý - intihap toplamak
intihar eden kimse - iskandil kurşunu
iskandinav - istiklal
istikrar bulmak - iyi biçimlendirme
iyi bilen - izometrik
izoterm - kırıcılık
kırık bezelye - kısmen veya tamamen ticari anlaşmalara bağlı olmayıp sadece kanun koyucu tarafından vazolunan gümrük vergileri sistemi
kısmet - kâlp nakli
kâlp pili - kötü ders notları
kötü doktor - Küçülebilir
küçülen - kýyý ve deniz mühendisliði
kýyýcý - kablosuz yerel þebeke
kabriyole - kafayý bulmuþ
Kafe - kaleyi yerle bir etmek
kalibrasyon - kana susamýþ
kanı çok - kanunsuz yoldan para kazanmak
kanunsuzdur - karışıklaştırmak
karışım hazırlama - karaturp
karavancı - karla karışık yağmur
karlı olarak - katýþtýrmak
katýhal - kayıtlı olmayan
kayıtlamak - kazadan beladan uzak
kazaen - kenar yuvarlatýcý
kenara - kendini zorla kabul ettirmeye çalışmak
kendiniz - keten ayıklama aleti
keten dantel - kin ve nefret dolu
kinakrin - klasik yapıt
klasikler - kolayca zarar gören
kolaylık olması açısından - konservatuvar
konserve açıp içmek - konvertibilite
konvertibl - koyu yeşil
koyuca - kuşet
kuşhane - kum saatindeki kum
kum taşı - kuruluşa ait
kurulum - lâfını sakınmaz
lâfebesi - Lexis oranı
Leydi - Mısır'ın yerlisi olan
mısırlı - mülteciler kurulu
mümbitleştirme - maaş bağlamak
maaş ve ücretleri gözden geçirirken geçmiş performans ile gelecekteki potansiyeli değerlendirme tekniği - mahkeme yoluyla ödetmek
mahkemece ertelenen açık artırma ile satış - mal olarak ödeme
mal olmak - mani olan
maniali - master programı
mastif - Meksika Yaz Saati
meksikalı - mercek vasıtasıyla oluşan biçim
mercimek - metin saydamlýðý
Metin Seç - middling sözcüğünün çoğul biçimi
mide özsuyu analizi - Mississipi
Missouri - muallakta olmayan
muallime - mutemede ait
mutena - nakleden
nakledici - nefretini uyandırmak
nefretle - niteliklerine göre ayırmak
nitelikli şey - observatuar
obsesif - olamasa da olur
olamayan - onanırlık koşulları
onanýr - orman yetiştirme
ormanı çok - osteolitik
osteoliz - otururken yapılan
otuz - paha biçmek
pahada ağır - Para Yönetimi
para yapma - parlaklığını
parlaklık kazandırmak - pay sahibi olmak
pay verme - Perþembe
perakende - pirinçten yapılmış mezar plakası
pirit - polis birliği
polis casusu - pratik zekaya sahip
pratika - Pullamak
pulları dökülmek - radyodermatit
radyofar anteni - reddedilen kabul
reddedilmiş şey - reosta
reostat - rivayet kabilinden
rivyera - sıcaktan yanmak
sıcramak - sınam tasarımı
Sınama alanı - söyletmemek
söylev - süperbilgisayar
süperego - sütlü kavhe
sütlaç - Saat Biçimi
saat bir - sabitleştirici istemeyen
sabitleme - sahtekârlık teşebbüsü
sahtekar - sanat zevki olan
sanatçı - Sarkık Yanak
sarkıntılık yapmak - savaşı doğuran olay
savaşım - saygıyla karışık korku
saygý - Sehirlerarasi Ekspres Tren
sehr disinda - sentrifügal
sentriol - sert yüzey
sert yaka - sevk edilen
sevk evrakı eşliğinde gelen poliçe - silâhlanmak
silâhlar - sinsice yapmak
sinsilik - skandal çıkaran araştırmacı
skandiyum - Son İşlemi Geri Al
son ürün - Sorguya Bağla
sorkun - SPOTLU NÝÞ
sprey - su yabancı otu
SU YATAÐI - susturulmuş
susun - Tüm Ag
Tüm Alan - taþýyýcýyý dinleyen çoklu eriþim
taþýyan - tadını vermek
tadında - takatý kalmamýþtý
takatsız bırakmak - tam satýn alma sürümü
tam sayılardan oluşan - tanrýlarýn içkisi
tanrýsal - tarziye
tas kebabý - tayga
tayin eden kişi - tehlikelere dikkat eden
tehlikeli adam - tekmiş gibi görünen iki yıldız
tekmil - televizyonla tanı
teleyazı - temyizle ilgili
ten rengi streç pantolon - ters ve kısa
ters video - ticarette kaptıkaçtı yöntemi
ticari - top sözcüğünün çoğul biçimi
top sürme - topraklarına katmak
topraksız - trouser sözcüğünün çoğul biçimi
True Type yazıtipleri - uçağın yerini gösteren lâmba
uçabilen - ufuktan yükseklik derecesi
ugramak - utanmazca
Utarit - uyumlu zil sesi
uyumluluk - uzun yaprak
uzun yara - varíl
varan - vb kötü adam
vb tehdit etme - veri kaydı
veri kaydi - viyaklama
Viyana - yılışık yılışık sırıtmak
yılışma - yükölçer
yükü ayarlayarak gemiyi dengeleme - yürürlülük
Yürüt - yaşama sımsıkı sarılmış
yaşamış - yakından incelemek
yakınlık analizi - yan yatmaya elverişli
yan yelken - yapı endüstrisi
yapı içi - yarı-durağan süreç
yarıiletken - yargısal örnek
yargıtayca mahkeme kararının yeniden incelen - yavaş yavaş yerleştirmek
yavaşça ya da dikkatle ilerlemek - yazıtlara ait
yazı-tura - yem olarak kullanılan kayabalığı
yem parası - Yeni Zellanda Dolarý
yeniçeri - yer ve zaman kavramlarının dört boyutlu bütünü
yer vermek - yeterli teminat
yeterlik - yoksulluk nafakasi
yoksun bırakan - yukarıya yönelik
yukarý - zabıtların tasdiki
zabýt ve tesbit olunan - zaruret içinde
zaruri olarak - zindana atmak
zindancý - zurna sesi
ayak freni
ayak frenine basmak
ayak giyecekleri
ayak hakimiyeti
ayak hastalıkları bilim dalı
ayak hastalıkları uzmanı
ayak iþi
ayak iþleri yapan hizmetçi
ayak işleri
ayak işlerine bakan çocuk
ayak işlerine bakan kız
ayak işlerine bakan kimse
ayak iskemlesi
ayak izi izlemek
ayak kısmı
ayak kısmını örmek
ayak kayması
ayak koyma yeri
ayak koymak
ayak mantarı
ayak parmağı
ayak parmağının ucu
ayak parmaği
ayak parmakları ile dokunmak
ayak parmakları ile vurmak
ayak patırtısı
Ayak Pedalý
ayak prezantasyonu
ayak sürüme
ayak satıcılığı yapmak
ayak sesi
şak sesi
şak sesi çıkarmak
ayak sesleri
ayak tırnağı
ayak týrnaðý
ayak tabanı kemeri
ayak tabaný
ayak takımı
ayak takımı üyesi
ayak takımından
ayak takımından olan kalabalık
ayak takýmý
ayak ucu
ayak ucuyla vurmak
ayak uyduramama
ayak uydurarak
ayak uydurma
ayak uydurmak
ayak uydurmama
ayak ve tırnak bakımı
ayak veya payanda koymak
ayak yapmak
ayak yeri
ayak yolu
şaka değil
şaka ederek
şaka kaldıran kimse
şaka kaldırmaz
şaka olarak
şaka olarak söylemek
şaka olsun diye
şaka söylemek
şaka tarzında söyleme
şaka yaparak
şaka yapma
şaka yapmayan
şaka yollu
şaka yollu cevabı yapıştırmak
şaka yollu iğneleyen
şakıma
şakımak
şakır şakır akmak
şakır şakır yağmak
şakır şakır yağmur yağmak
şakırdama
şakül ipi
şakül sarkıtmak
ayaküstü
ayaküstü alınan
ayaküstü kahvaltı
ayaküstü uğrama
ayaküstü yenilen yiyecek
şakağa ait
şakacı cin
şakacı konuşma
şakacı olarak
şakacı peri
şakacıktan söyleme
şakacıktan söylemek
şakacılık
şakadan
şakadan aldatmak
şakadan anlama
şakadan anlamayan
şakadan anlamaz
şakadan söylemek
şakak
şakak kemiği
şakak kemiği ile ilgili
şakalı
şakalaşma
şakalaşmak
ayakaltı
şakası yok
şakaya almak
şakaya gelmeyen
şakaya vurmak
şakayı seven
şakayık
şakşak
şakşakçılar grubu
şakayla karışık laf çaktıran
ayakbaðý olmak
ayakbağı
ayakizi
ayakkabı
ayakkabı çekeceği
ayakkabı astarı
ayakkabı boyacısı
ayakkabı boyama
ayakkabı boyamak
ayakkabı boyası
ayakkabı burnu
ayakkabı dili
ayakkabı giydirmek
ayakkabı imalatçısı
ayakkabı kılıfı
ayakkabı keçesi
ayakkabı kulağı
ayakkabı numarası
ayakkabı parlatma
ayakkabı pençesi
ayakkabı satıcısı
ayakkabı taban astarı
ayakkabı tabanı
ayakkabı tabanlığı
ayakkabı tamir etmek
ayakkabı teki
ayakkabı ucu derisi
ayakkabı yüzü
ayakkabıcıda
ayakkabılı
ayakkabılar
ayakkabılarını çıkarmak
ayakkabılarını bağlamak
ayakkabının üst kısmı
ayakkabının sıkması
ayakkabının ucundaki metal parça
ayakkabısız
ayakkabıya burun takmak
ayakkabý
ayakkabý çekeceði
ayakkabý baðý
ayakkabý tamircisi
ayakkabýnýn
ayakkabýnýn üzerine giyilen lastik
ayakkabi
ayakla çalışan
ayakla çalıştırılan değirmen
ayakla çiğneme
ayakla çiğneme sesi
ayakla çiğnemek
ayakla çiğneyerek yol açmak
ayakla basma
ayaklı askılık
ayaklı destek
ayaklı gazete
ayaklı içki kadehi
ayaklı köprü
ayaklı kupa
ayaklı lâmba
ayaklı merdiven
ayaklı posta kutusu
ayaklı sözlük
ayaklı sehpa
ayaklı tava
ayaklı vazo
ayaklık üstünde yürümek
ayaklýk
şaklama
şaklama sesi
ayaklanan
ayaklandıran
ayaklandırma
ayaklanmış
ayaklanmayla ilgili
ayaklar altına almak
ayaklar altında çiğnenen
ayaklar altında ezmek
ayakları ıslatmadan
ayakları ağrımış
ayakları şişmiş
ayakları dayayacak tahta
ayakları kuru olarak
ayakları sürüyerek yapılan dans
ayakları yere değmemek
ayakların çıkardığı ses
ayaklarını birbirine bağlamak
ayaklarını dürümek
ayaklarını sürüme
ayaklarını sürüyen
ayaklarını sürüyen kimse
ayaklarını sürüyerek yürüme
ayaklarını sürüyerek yürümek
ayaklarını sürterek yürüme
ayaklarını sürterek yürümek
ayaklarını suda oynatma
ayaklarını suda oynatmak
ayaklarını toplamak
ayaklarını tutarak dalmak
ayaklarını tutarak suya dalma
ayaklarını yere vurarak dansetme
ayaklarının ucuna basarak
ayaklarının ucunda
ayaklarıyla ses çıkarmak
ayaklarýný sürterek yürümek
ayaklarýnýn ucuna basarak yürümek
şaklatmak
şaklayış
ayakparmağı
şakrakkuşu
ayaksız
ayaksız hayvanlar
ayaksız kızak
ayakta
ayakta alkış yağmuruna tutma
ayakta alkışlama
ayakta bulunmak
ayakta dik duruþ pozisyonu
ayakta duracak hali kalmamış
ayakta duramama
ayakta duramama veya yürüyememe
ayakta duramayan
ayakta duran
ayakta durma
Ayakta durmaga calisma sonucu olusan felcin dogurdugu abazi
ayakta geçen
ayakta iken yapılan
ayakta izlenen konser
ayakta kalan kimse
ayakta kalmak
Ayakta Oluşan Çatlak
ayakta tedavi
ayakta tedavi edilen
ayakta tedavi edilen hasta
ayakta tedavi gören hastalar
ayakta tedavi gören yaralı
ayakta uyuma
ayakta uyumak
ayakta uyuyan
ayakta uyuyan kimse
ayakta yapılan
ayaktakımıdan kalabalık
ayaktakımından
ayaktakýmý
ayaktaki yolcu
ayaktan hasta
ayaktarağı
ayaktarağına ait
ayaktopu
şal
íyílík
şalgam gibi köklü lahana
şallar
şalopa
şalt tesisleri
şalter sistemi
şalteri açmak
şam çeliği
şam fıstığı
şam gülü
şam işi
şam işi dokumak
şam kumaşı
şamalı kibrit
şaman
şamandıra ile işaret koymak
şamandıralar
şamandra
şamanizm
şamar
şamar atmak
şamar oğlanı
şamatacı
şamatalı
şamatalı toplantı
şamdan külahı
şamfıstığı
şampanya rengi
şampanyalı bir içki
şampiyonluğu elinde tutmak
şampiyonluk forsu
şampiyonluk karşılaşmaları
şampuan
şampuanla yıkama
şampuanla yıkamak
şampuanlama
şampuanlamak
ayín
şan şeref vermek
şan dersi
şan ve şeref
şandel
şangır
şangır şungur
şangırtı ile
şangırtıyla kırılma
şangırtıyla parçalanmak
şankr
şans ıma
şans bu ya
şans değişimi
şans eseri
şans eseri olan
şans eseri olan olay
şans eseri olmak
şans getiren
şans getirmek
şans hediyesi
şans kısıtı
şans tanımak
şans tanımamak
şans yıldızı
şansa
şansa bağlı
şansa bağlı sigorta sözleşmesi
şansı en yüksek aday
şansı yaver gitmek
şansıma
şansın açık olsun
şansın dönmesi
şansın ters dönmesi
şansına güvenen
şansını kullanmak
şansız
şansızlık
şansölye
şanslı
şanslı adam
şanslı herif
şanslı tip
şanslılık
şanssız gün
şanssız kimse
şantaj girişimi
şantaj yapan kimse
şantajla almak
şantajla koparılan para
şantajla para alma
şantajla para almak
şap şap diye yürüme
şap şap yürümek
şap diye
şap hastalığı
şap sesi
şapır şupur
şapır şupur öpüş
şapır şupur öpücük
şapır şupur öpmek
şapır şupur içmek
şapır şupur yıkanmak
şapır şupur yemek
şapırdama
şapırdatarak içmek
şapırdatarak yemek
şapırdatmak
şapırt
şapırtılı
şapırtılı öpüş
şapırtılı öpücük
şapırtılı ses çıkarmak
şapşal kimse
şapşalca
şapşallık
şaperon
şapka çıkarmak
şapka astar tutkalı
şapka bantı
şapka içi bantı
şapka içindeki ter tutucu bant
şapka iğnesi
şapka kalıbı
şapka kurdelesi
şapka kutusu
şapka matem kurdelesi
şapka matrisi
şapka rafı
şapka siperi
şapka sipikeri
şapka tüyü
şapka tepesi
şapkada matem şeridi
şapkalı
şapkanın yukarı doğru kıvrık bölümü
şapkasını çıkarmak
şapkasını giymek
şapkasız
şapkaya takılan rozet
şapkayı kafasına geçirmek
şapkayı yan giymek
şapkayı yan yatırmak
şaplak sesi
şaplak vurmak
şaplamak
şaplatmak
şappadanak
şappadanak bırakmak
şapur şupur yıkanmak
ayar belirleme
ayar bileziği
Ayar bilgisi
ayar düzeni
ayar damgası
ayar damgası basmak
ayar damgasý vurmak
ayar dişi
ayar diski
ayar edilebilir
ayar için alınan madde
ayar kademesi
ayar kolu
ayar memuru
ayar sıklığı
ayar sýklýðý
ayar saçı
ayar vidası
ayar vidasý
Ayarı Değiştir
şarıldamak
ayarını belirlemek
ayarını düzeltmek
ayarını hesaplamak
ayarını yapmak
Ayarý Deðiþtir
şaraba alkol katmak
şarabın süzülmesi
şarabın sekliği
şarap açma ve servis ücreti
şarap araştırma bilimi
şarap şişeleyicisi
şarap bardağı
şarap düşkünlüğü
şarap eksperi
şarap gibi
şarap gibi olma
şarap içirmek
şarap içmek
şarap ikram etmek
şarap ile ilgili
şarap kadehi
şarap kokusu
şarap kupası
şarap listesi
şarap sürahisi
şarap satıcısı
şarap servis sepeti
şarap stoğu
şarap stoku
şarap sunmak
şarap tadıcı
şarap tanrısı baküs'e tapan kimse
şarap tortusu
şarap tulumu
şarap turşusu
şarap turşusu kurmak
şarap ve bereket tanrısı ile ilgili
şarap ve ekmeğin kutsanması töreni
şarap yüzünden olmuş
şarap yapan
şarap yapma
şaraphane
şarapla pişirilmiş av kuşu
şaraplı balık yahnisi
şaraplı bir tür koktely
şaraplı eğlence
şaraplı gece eğlencesi
şaraplık üzüm yetiştirme
şaraptan anlayan kimse
şarbon
ayarcı
şarj aleti
şarj etme
şarj etmek
şark
şarkı ile ilgili
şarkı kitabı
şarkı mırıldamak
şarkı nakaratı
şarkı okumak
şarkı söyleme
şarkı söylemeğe başlamak
şarkı söylemek
şarkı söyleyebilir durumda
şarkı söyleyen ses
şarkı söyleyerek kutlamak
şarkı sesi
şarkıcı
şarkıcı çocuk
şarkıcı ve dansçı grubu
şarkıcılık
şarkılı bir çocuk oyunu
şarkının küçük bir bölümü
şarkının sonundaki nakarat
şarkıya başlamak
şarküteri
şarl yanlısı kimse
Ayarla
ayarlı anahtar
ayarlı aynaya bağlamak
ayarlı gönye
ayarlı grenaj
ayarlı jak
ayarlı koltuk
ayarlı pense
ayarlı supap
ayarlı terazi
ayarlama
ayarlama cihazı
ayarlama hesabı
ayarlama kayıtları
ayarlama yapan kişi
ayarlama yapmak
ayarlamak ayarla
ayarlamalar
ayarlamalar sonrası mizanı
ayarlanır direnç
ayarlanır sığaç
ayarlanýr direnç
ayarlanýr sýðaç
ayarlanabilir
ayarlanabilir koltuk
ayarlanabilir sabit kur
ayarlanabilir sabit kur sistemi
ayarlanabilir sigorta
ayarlanan deðiþken
ayarlanan değişken
ayarlanan kadın
ayarlanmış kur
ayarlanmış tarihi maliyet
ayarlar
Ayarlar menüsü
Ayarlar sayfasını gizle
Ayarlar sayfasýný gizle
Ayarları Özelleştir
ayarları birbirine uymak
ayarlarını birbirine uydurmak
ayarlarýný birbirine uydurmak
Ayarlari Özelleþtir
şarlatanlık
şarlatanlık etmek
şarlatanlık yapmak
Ayarlayıcı hatası
ayarlayıcı hizmet birimleri
ayarlayýcý
Ayarlayýcý hatasý
ayarlayýcý hizmet birimleri
ayarlayan kimse
şarlman hanedanı
şarlman hanedanı ile ilgili
şarlman'ın maiyetindeki asilzadelerden biri
şart belirten edat
şart cümlesi
şart değil
şart kipi
şart koşma
şart koşulduğu üzere
şart koşulduğu gibi
şart koyma
şart koymak
şart olan
şart olmayan
şarta bağlı tasarruf
şarta bağlılık belirtmede kullanılır
şarta bağlamak
ayartıcı kimse
ayartılabılir
ayartılma
ayartýcý
ayartan kimse
ayartarak kaçırma
şartlı
şartlı kefalet
şartlı olarak kabul etmek
şartlı olarak teslim olma
şartlı refleks
şartlı refleksin yitimi
şartlı salıverme
şartlı tahliye edilen mahkum
şartlı tahliye etmek
şartlı tasarruf

Copyright © Philip M. Parker, INSEAD. Terms of Use.