Copyright © Philip M. Parker, INSEAD. Terms of Use.

Turkish English Dictionary



Türkçe - İngilizce

sözlük & tercüme

Definition - tanım

INDEX

10 Fenik - ızgara biçiminde şey
ızgara et - çýkýþ yastýk belleði
çýkýk - çalýþkanlýk
çalýþma - çatlamaz
çatlayacak derecede yedirmek - çevirilebilirlik
çevirinin aslına sadık oluşu - çin yemek çubukları
çinçilla - çok baharatlı yemek
çok basit - çok-katlý güvenlik
çok-kipli - öç almak isteyen
öçgüder - öksüz kalmak
ökse - öncü uçak
öncül - örümceğin ip üreten organı
örümcek að araþtýrma programlarý - özel gösterim
özel gün - Çebişev yaklaşıklığı
Çek - ücret paketi
ücretine mahsuben avans - üslubunuz
üslup kazandırmak - üzerini kaplamak
üzgün üzgün - açık tenli olma
açık transmisyon mili - aþýrýyüzey
aþýrma - ağırlığında olmak
ağırlık çökmesi - ağzından sarkıtmak
ağzıpek - aciliyetine göre sıralama
acillik - aerodinamik tren
aerofaji - akıl yoluyla
akılı - akrobatların taktıkları çok uzun ayaklar
akrobistit - alçak sıklık
alçak ses - Ýleti uzunluðu
Ýleti Yok - altı köşeli yıldız
altı kat - Amerikalýlaþtýrmak
amerikan - ANAHTARSÖZCÜK
anakara - anlaşamamak
anlaşma önergesi - Üstbilgiyi ve Altbilgiyi Göster
Üste - arabelleğe alma
arabellek - arka çýkmak
Arka Ön terminaller - asıl yerli
asılı - aslen kazanma
Asli Sil - Atlıkları sil
atlý - avutucu birisi
avutulamaz - şak diye vurma
ayak freni - şartlı tasarruf
şartlamak - şeytanca oyun oynamak
şeytani - şirketlerle banka arasında nakit getirip götürme işleri yapan memur
şirketsel - ayrıntıyla ilgili
ayrıt - Azerbaijani
Azerbaycan - bükerek yerleştirmek
büklümlü - büyük zil
büyükçe bir meblağ - başa vurulan darbe
başı - başka zamanlarda
başkaca - bağnaz protestan
başnokta - bakýþ açýsý
bakýþýk - bankacılık yapmak
bankacý - basit seçenek
basit ses - bazik cüruf
bazik font - belediye yolu
belediyece - belli düzeyin altýnda
belli eden - beyin zarlarından biri
beyincik - bilgilendirmek
bilgilenme - bir çevre içinde
bir çift - bir şikâyetin beyanında yapılan değişiklik
bir şilin - bir derneğe üye yapmak
bir devir - bir hatayı kabul etmek
bir hayret belirtmede kullanılır - bir kiþinin en iyi yaptýðý þey
bir kişi ya da partiyi perde arkasından yöneten kişi - bir mesleğin yabancısı
bir metin özeti - bir süpermarket gibi çalışan ama sınırlı yiyecek malzemesi stoku bulunan küçük dükkân
bir sürü çocuk - bir teşkilata özgü sembol
bir tek - birçok yerini
birörnek - birinci zamana ait
birincil - birini zorlamak
birinin - birleþmiþ silika
birleþtir - boðularak ölmek
boðulma - bombardýman uçaðý
bombaya dayanıklı - boyasý çýkmaz
boyasaptar - bu romantik bir komedidir
bu sıralar - buruşmuş şey
burulma açısı - canayakýnlýk
Canberra metriği - cesur kimse
cesur ol - cisimsel
cismani olarak - dökme kalıp
dökmeci - düşülen dara
düşüm - düz gidiþ düðmesi
düz harfler - daginiklik
Dagit - dallarla çit örmek
dalma çanı - davadan vazgeçme
davalı avukatı - değerli taşlarla süslemek
Değerlik - delicesine sevme
delici çekiç - Denetlenmiş Oturum Açma
denetleyen resmi görevli - Depodan Ekle
depolama ömrü - devam süresi
devamı - diş hijyeni
diş ipi - Dil Bilgisi Kýlavuzu
dil bilimi - dirençölçer
dirençli sıcaklıkölçer - doðruyu söylemek gerekirse
doðu - doktor yemini
doktora derecesi almak - Dondurularak kurutulmuþ çabuk kahve
dondurulmamış - duracak yer
durak günlüðü - -e yakışmaz
-e yakın - Eşleyiciler
eşli - ekipbaşı
eklampsi - el atıvermek
el atma - elektromotor kuvvet
elektron - emilsiyon haline dönüştürmek
emin bir şekilde - en son sýnýr
en sondaki - envaze etme
envazyon - Escape tuşu
ESCON - etiyoloji
Etiyopya - evin kadını
evin reisi - fındıklı şekerleme
fırıl - fantezi mallar
fanteziler - felakete yol açan afet
Felcden hasil olan abazi - filogenetik
filogenez - fobik
fobisi - gır gır
gırç - görünmeyen mektup kopyası
görünmez tehlike - göz gezdirmek
göz hapsinde - gücün tekerleklere nakli
gücünü - güneşlenme
güneşli - güzelliğini yitirmiş
güzellik çiftliği - gazete yazısı
gazetecí - geçirme kuşağı
geçirmeme - gelişmeden doğmuş
gelişmekte - gençliğin baharı
gençlik çılgınlığı - gerçek zevk zevklerin küçümsenişidir
gerçekçi kimse - gerizekalý
germanik - giyimde saygýnlýk
giyiminde titiz - grizu patlamasından sonra kalan zehirli gaz
grobeton - hücre ile ilgili
Hücre imi - haczedilen malın kullanılması
haczetme - hakli olmak
haksız açtığı davayı kaybedene verilen para cezası - hapishaneye kapatmak
hapislik gerektiren - hasretini çekmek
hassas eleman - hava meydanı vergisi
hava mili - hayat standardı
hayat tarzı - hedefini küçültmek
hedefleme - her yönden yükleme ya da boşaltmaya hazır olduğunu ve nizami süreler içinde hazırlık ihbarının yapıldığını belirten terim
her yöne - heykeltraşlıkla ilgili
Heywood savı - hissedarlara hisselerini vermek
hissedici - Hukuka uygunluk
hukukçular - içinde yuvarlanmak
içindekiler öðesi - iş göremez
iş gözlüğü - işin zor tarafı
işinde - iştigal etmek
iştirak eden - iftira türünden
iftirak - iki hükümdarlı yönetim
iki hafta - ikna edilmiş olma
ikna etme - ilgili tarih itibarýyla
ilgililer - imleçten bagimsiz kaydirma
imleşim - incinmiş gurur
incir aðacý - intihap toplamak
intihar eden kimse - iskandil kurşunu
iskandinav - istiklal
istikrar bulmak - iyi biçimlendirme
iyi bilen - izometrik
izoterm - kırıcılık
kırık bezelye - kısmen veya tamamen ticari anlaşmalara bağlı olmayıp sadece kanun koyucu tarafından vazolunan gümrük vergileri sistemi
kısmet - kâlp nakli
kâlp pili - kötü ders notları
kötü doktor - Küçülebilir
küçülen - kýyý ve deniz mühendisliði
kýyýcý - kablosuz yerel þebeke
kabriyole - kafayý bulmuþ
Kafe - kaleyi yerle bir etmek
kalibrasyon - kana susamýþ
kanı çok - kanunsuz yoldan para kazanmak
kanunsuzdur - karışıklaştırmak
karışım hazırlama - karaturp
karavancı - karla karışık yağmur
karlı olarak - katýþtýrmak
katýhal - kayıtlı olmayan
kayıtlamak - kazadan beladan uzak
kazaen - kenar yuvarlatýcý
kenara - kendini zorla kabul ettirmeye çalışmak
kendiniz - keten ayıklama aleti
keten dantel - kin ve nefret dolu
kinakrin - klasik yapıt
klasikler - kolayca zarar gören
kolaylık olması açısından - konservatuvar
konserve açıp içmek - konvertibilite
konvertibl - koyu yeşil
koyuca - kuşet
kuşhane - kum saatindeki kum
kum taşı - kuruluşa ait
kurulum - lâfını sakınmaz
lâfebesi - Lexis oranı
Leydi - Mısır'ın yerlisi olan
mısırlı - mülteciler kurulu
mümbitleştirme - maaş bağlamak
maaş ve ücretleri gözden geçirirken geçmiş performans ile gelecekteki potansiyeli değerlendirme tekniği - mahkeme yoluyla ödetmek
mahkemece ertelenen açık artırma ile satış - mal olarak ödeme
mal olmak - mani olan
maniali - master programı
mastif - Meksika Yaz Saati
meksikalı - mercek vasıtasıyla oluşan biçim
mercimek - metin saydamlýðý
Metin Seç - middling sözcüğünün çoğul biçimi
mide özsuyu analizi - Mississipi
Missouri - muallakta olmayan
muallime - mutemede ait
mutena - nakleden
nakledici - nefretini uyandırmak
nefretle - niteliklerine göre ayırmak
nitelikli şey - observatuar
obsesif - olamasa da olur
olamayan - onanırlık koşulları
onanýr - orman yetiştirme
ormanı çok - osteolitik
osteoliz - otururken yapılan
otuz - paha biçmek
pahada ağır - Para Yönetimi
para yapma - parlaklığını
parlaklık kazandırmak - pay sahibi olmak
pay verme - Perþembe
perakende - pirinçten yapılmış mezar plakası
pirit - polis birliği
polis casusu - pratik zekaya sahip
pratika - Pullamak
pulları dökülmek - radyodermatit
radyofar anteni - reddedilen kabul
reddedilmiş şey - reosta
reostat - rivayet kabilinden
rivyera - sıcaktan yanmak
sıcramak - sınam tasarımı
Sınama alanı - söyletmemek
söylev - süperbilgisayar
süperego - sütlü kavhe
sütlaç - Saat Biçimi
saat bir - sabitleştirici istemeyen
sabitleme - sahtekârlık teşebbüsü
sahtekar - sanat zevki olan
sanatçı - Sarkık Yanak
sarkıntılık yapmak - savaşı doğuran olay
savaşım - saygıyla karışık korku
saygý - Sehirlerarasi Ekspres Tren
sehr disinda - sentrifügal
sentriol - sert yüzey
sert yaka - sevk edilen
sevk evrakı eşliğinde gelen poliçe - silâhlanmak
silâhlar - sinsice yapmak
sinsilik - skandal çıkaran araştırmacı
skandiyum - Son İşlemi Geri Al
son ürün - Sorguya Bağla
sorkun - SPOTLU NÝÞ
sprey - su yabancı otu
SU YATAÐI - susturulmuş
susun - Tüm Ag
Tüm Alan - taþýyýcýyý dinleyen çoklu eriþim
taþýyan - tadını vermek
tadında - takatý kalmamýþtý
takatsız bırakmak - tam satýn alma sürümü
tam sayılardan oluşan - tanrýlarýn içkisi
tanrýsal - tarziye
tas kebabý - tayga
tayin eden kişi - tehlikelere dikkat eden
tehlikeli adam - tekmiş gibi görünen iki yıldız
tekmil - televizyonla tanı
teleyazı - temyizle ilgili
ten rengi streç pantolon - ters ve kısa
ters video - ticarette kaptıkaçtı yöntemi
ticari - top sözcüğünün çoğul biçimi
top sürme - topraklarına katmak
topraksız - trouser sözcüğünün çoğul biçimi
True Type yazıtipleri - uçağın yerini gösteren lâmba
uçabilen - ufuktan yükseklik derecesi
ugramak - utanmazca
Utarit - uyumlu zil sesi
uyumluluk - uzun yaprak
uzun yara - varíl
varan - vb kötü adam
vb tehdit etme - veri kaydı
veri kaydi - viyaklama
Viyana - yılışık yılışık sırıtmak
yılışma - yükölçer
yükü ayarlayarak gemiyi dengeleme - yürürlülük
Yürüt - yaşama sımsıkı sarılmış
yaşamış - yakından incelemek
yakınlık analizi - yan yatmaya elverişli
yan yelken - yapı endüstrisi
yapı içi - yarı-durağan süreç
yarıiletken - yargısal örnek
yargıtayca mahkeme kararının yeniden incelen - yavaş yavaş yerleştirmek
yavaşça ya da dikkatle ilerlemek - yazıtlara ait
yazı-tura - yem olarak kullanılan kayabalığı
yem parası - Yeni Zellanda Dolarý
yeniçeri - yer ve zaman kavramlarının dört boyutlu bütünü
yer vermek - yeterli teminat
yeterlik - yoksulluk nafakasi
yoksun bırakan - yukarıya yönelik
yukarý - zabıtların tasdiki
zabýt ve tesbit olunan - zaruret içinde
zaruri olarak - zindana atmak
zindancý - zurna sesi
ökse
ökse macunu sürmek
ökse sürmek
ökseardıcı
ökseotu
ölçü çizgisi
ölçü alınan çizgi
ölçü aygıtı
ölçü bardağındaki derece işareti
ölçü birimlerinin sınıfı
ölçü düzeni
ölçü esası
ölçü sırığı
ölçü sistemi
ölçü standardı
ölçü tekniği
ölçü trafosu
ölçüde yakınsaklık
ölçülü davranmak
ölçülü harcamak
ölçülü kullanma
ölçülü olarak
ölçülü olma
ölçülüp yığılmış
ölçülür
ölçülebilir
ölçülebilir şekilde
ölçülebilir büyüklük
ölçülebilir değerlerde fark
ölçülebilirlik
ölçüleme
ölçülemeyecek kadar uzun zaman
ölçülemeyen
ölçülemez
ölçülemez şey
ölçülemez bir zaman dilimi ile ilgili
ölçülen büyüklüðün dönüþüm deðeri
ölçülen büyüklüğün dönüşüm değeri
ölçülen büyüklük
ölçülen deðiþken
ölçülen değişken
ölçülen sinyal
ölçüleri düzgün olan
ölçülerini koymak
ölçülme
ölçülmemiş
ölçülmez
ölçüm ücreti
ölçüm aralığı
ölçüm aralýðý
ölçüm belirsizliði
ölçüm belirsizliği
ölçüm bilgisi
ölçüm birimi
ölçüm birimin ast-katları
ölçüm birimin ast-katlarý
ölçüm biriminin üst katları
ölçüm biriminin üst katlarý
ölçüm biriminin simgesi
ölçüm birimler sistemi
ölçüm birimleri sistemi
ölçüm farkı
ölçüm ilkesi
ölçüm süreci
ölçüm sinyali
ölçüm sonucu
ölçüm standardı
ölçüm standardının korunması
ölçüm standardý
ölçüm standardýnýn korunmasý
ölçüm teleskopu
ölçüm yöntemi
ölçüm yordamı
ölçüm yordamý
ölçüm zinciri
ölçümün doðruluðu
ölçümün doğruluğu
ölçümün ilk vuruşu
ölçümbilim
ölçümcü
ölçümleme
ölçümlerin yinelenebilirliği
ölçünün vurgusuz kısmı
ölçünlü
ölçünlü sapma
ölçünleþtirici
ölçünleştirme
ölçünmek
ölçüp ayırmak
ölçüp biçilmiş
ölçüp biçmek
ölçüp tartmak
ölçüsü aynı
ölçüsünü almak
ölçüsünde
ölçüsünde olmak
ölçüsüz cesaret
ölçüsüzce
ölçüt kabul edilmiş
ölçütler
ölçüyü aşan kimse
ölçüye ait
ölçüyle
ölçeği bir olan
ölçeği doldurup silmek
ölçeğin dörtte biri
ölçek çarpanı
ölçek çizgisi
ölçek böley değeri
ölçek böleyi
ölçek boyu
ölçek erimi
ölçek işareti
ölçek imi
ölçek imleme
ölçek numaralandırma
ölçek numaralandırması
ölçek parametresi
ölçek satırı
ölçek sileceği
ölçek uzayı
ölçek uzayında süzgeçleme
ölçek uzunluğu
ölçekdeþ
ölçekdeş
ölçekle çizme
ölçekleme
ölçekleme katsayısı
ölçekleme katsayýsý
ölçekleme oranı
ölçeklemek
ölçeklenebilir ağ
ölçeklenebilir mimari
ölçeklenir kodlama
ölçeklenirlik
ölçen tırnak aralığı
ölçen týrnak aralýðý
ölçev
ölçevli uzay
ölçke
ölçkeli hesaplama
ölçkeli sayaç
ölçme çizgisi
ölçme çubuðu
ölçme çubuğu
ölçme öðesi
ölçme öğesi
ölçme aletinin doðruluðu
ölçme aletinin doğruluğu
ölçme aygıtı
ölçme aygıtının başlangıç hatası
ölçme aygıtının doğruluğu
ölçme aygıtının gösterge değeri
ölçme aygıtının gösterge değerinin hatası
ölçme aygıtının hata sınırları
ölçme aygıtının izleme hatası
ölçme aygıtının konvansiyonel indirgeme hatası
ölçme aygıtının mastarlanması
ölçme aygıtının sıfır hatası
ölçme aygıtının sıfırı
ölçme aygıtının yanlılık hatası
ölçme aygıtının yanlılık hatasızlığı
ölçme aygıtının yapısal hatası
ölçme aygıtının yinelenebilir güvenirliği
ölçme aygıtının yinelenebilirliği
ölçme aygýtýnýn doðruluðu
ölçme aygýtýnýn gösterge deðeri
ölçme aygýtýnýn hata sýnýrlarý
ölçme aygýtýnýn izleme hatasý
ölçme aygýtýnýn mastarlanmasý
ölçme aygýtýnýn sýfýr hatasý
ölçme aygýtýnýn sýfýrý
ölçme aygýtýnýn yanlýlýk hatasý
ölçme aygýtýnýn yanlýlýk hatasýzlýðý
ölçme aygýtýnýn yapýsal hatasý
ölçme aygitinin baþlangiç hatasi
ölçme aygitinin gösterge degerinin hatasi
ölçme aygitinin konvansiyonel indirgeme hatasi
ölçme bilimi
ölçme borusu
ölçme dönüþtürücüsü
ölçme dönüştürücüsü
ölçme düzeni
ölçme dizgesi
ölçme erimi
ölçme hatası
ölçme hatasý
ölçme ipi
ölçme köprüsü
ölçme masdarı
ölçme rölesi
ölçme sistemi
ölçme zinciri
ölçme zinciri ile ölçmek
ölçme zincirinin uzunluğu
ölçmeci
ölçmede yeniden üretilebilirlik
ölü çocuk doğurma
ölü çocuk doğurmak
ölü açımı
ölü ayini ilahisi
ölü bölge
ölü bölgeli denetim
ölü boþluk
ölü dönem
ölü deniz
ölü deri
ölü doðan
ölü doðmuþ
ölü doðmuþ çocuk
ölü doðum
ölü doğum
ölü gibi ağır şey
ölü gibi bir halde
ölü gibi kimse
ölü gibi solgun
ölü gibi uyumak
ölü ile ilgili yazı
ölü küllerini saklama kavanozu
ölü kalýntýsý
ölü kemiklerinin koyulduğu yer
ölü kuþak
ölü kuşak
ölü nokta
ölü oda
ölü olma durumu
ölü süre
ölü sertliði
ölü sezon
ölü soðukluðu
ölü yakımevi
ölü yakma
ölü yakma fırını
ölü yakma yeri
ölü yakmak
ölü yakmak için toplanan odun yýðýný
ölük
ölüler diyarý
ölülerin ruhları
ölülerin ruhlarının bulunduğu yer
ölülerin ruhu için dua
ölülerin yakıldığı bina
ölülerin yakıldığı yer
ölülerin yakýldýðý yer
ölüm ışını
ölüm anı
ölüm anında
ölüm arzusu
ölüm belgesi
ölüm cezası ile
ölüm cezası veren yargıcın giydiği kep
ölüm cezası verilebilir
ölüm cezasına çarptırmak
ölüm cezasını affetmek
ölüm cezasını değiştirmek
ölüm cezasının affı
ölüm cezasýný ertelemek
ölüm cezasýnýn ertelenmesi
ölüm döşeği
ölüm döşeğinde
ölüm döşeğinde olmak
ölüm döşeğinde yapılan itiraf
ölüm döşeğindekine verilen aşai rabbani
ölüm dansı
ölüm derecesinde
ölüm derecesinde açlık
ölüm derecesinde olma
ölüm fermanı
ölüm hızı
ölüm hücreleri
ölüm hücresi
ölüm haberi
ölüm hali
ölüm halinde
ölüm haline gelme
ölüm içgüdüsü
ölüm ilânı
ölüm ilaný
ölüm kampı
ölüm listesi
ölüm meleği
ölüm nedeni
ölüm oraný
ölüm perisi
ölüm süreci
ölüm saçan
ölüm sancısı
ölüm sembolü
ölüm sessizliði
ölüm sonrasý
ölüm soruşturması
ölüm tehlikesi içinde
ölüm tehlikesi işareti
ölüm tehlikesi olan yer
ölüm uykusu
ölüm vukuunda ödenecek sigortanın devir ve temliki
ölüm yolculuðu
ölümü andıran
ölümü cesaretle karşılamak
ölümü yakın
ölümü yakın olmak
ölümün eşiğinde
ölümün eşiğinde olan
ölümün ilk bulgusu yaşamdır
ölümün pençesi
ölümün pençesinden kurtulmak
ölümünden sonra gelen
ölümünden sonra yayınlanan
ölümüne
ölümüne yol açmak
ölümcül şekilde
ölümcül derecede
ölümcül hasta
ölümcül hastalık
ölümcül hata
ölümcüllük
ölümden dönen kimse
ölümden kurtarmak
ölümden kurtulmak
ölümden sonra cezalandırmak
ölümden sonraki yaşam
ölüme
ölüme ait
ölüme baðlý temerrü
ölüme bağlı tasarrufta bulunma ehliyeti
ölüme götürecek denli tehlikeli
ölüme mahkum
ölüme mahkum etmek
ölüme neden olan şey
ölümlük
ölümle
ölümle biten
ölümle burun buruna
ölümle cezalandırılabilir
ölümle devretmek
ölümle ilgili
ölümle yüz yüze gelmek
ölümsüz şey
ölümsüz varlık
ölümsüzlük
ölümsüzlük içkisi
ölümsüzlük yemeği
ölümsüzleþtirmek
ölümsüzleşme
ölünün başında beklemek
ölünün gözündeki donukluk
ölünün külleri
ölünün küllerinin koyulduğu kap
ölünün küllerinin saklandığı kap
ölünün küllerinin saklandığı yer
ölünün kemikleri
ölünün ruhu
ölünün ruhuna okunan dua ücreti
ölüp gitmiş
ölürüm de yalan söylemem
ölüyü bekleme
ölüyü beklemek
ölüyü beklerken verilen ziyafet
ölüyü bile güldürür
öldüğünde bulunduğu eyaletteki kanunlara göre yapılır
öldükten sonra dirilme
öldükten sonra gerçekleşen
öldükten sonra kazanılan ün
öldükten sonra olan
öldükten sonra vücudun katılaşması
öldükten sonra yapılan
öldükten sonra yeni bir bedende diriltmek
öldükten sonra yeniden canlanma
öldükten sonraki
öldükten sonraki yaşam
öldürücü şey
öldürücü biçimde
öldürücü darbe
öldürücü doz
öldürücü hastalık vs
öldürücü madde
öldürücü olmayan
öldürücü salgın hastalık
öldürülme bilinçaltı arzusu
öldürüp atmak
öldürecek gibi
öldüren şey
öldüren kimse
öldürme içgüdüsü
öldürmek için saldırmak
öldürmemek
öldürmeye teşebbüs
ölecek şekilde
ölen
ölen ile ilgili
ölen kimseden kalan mal varlığı
ölene dek beraber
ölene kadar
ölenin ardından ağlamak
ölenin şahsi temsilcisinden almaya yetkili olan
ölenin borçlarının ödenmesi için alacaklının yüksek mahkemede açtığı dava
ölenin mallarının dağıtımı
ölenlerin listesi
ölenlerin sayısı
ölesiye nefret etmek
ölmüþ
ölmüş bir kimsenin ruhu
ölmüş gibi yatmak
ölmüş gitmiş
ölmüş kişi
ölmüş olmak
ölmüşlerin ruhları
ölmüşlerin ruhuna dua edilen gün
ölmüx
ölmeden önce
ölmeden cennete göndermek
ölmek üzere
ölmek üzere iken
ölmek üzere kimse
ölmek üzere olan kimse
ölmekte olan
ölmekte olanın vücuduna kutsal yağ sürme ayini
ölmeye giden askerler
ölmeyen
ölmez şarkı
ölmez melodi
ölmezlik
ölsün
ömür biçmek
ömür boyu
ömür boyu askerlik yapan kimse
ömür boyu görevde kalan
ömür boyu görevde kalmak üzere atanmış
ömür boyu gelir
ömür boyu hak vermek
ömür boyu irat akdi
ömür boyu irat sözleşmesi
ömür boyu süren
ömür boyu sürme
ömür boyu yıllık gelir
ömür boyunca ya da uzun bir süre yıllık ve belli bir paranın ödenmesi için anlaşma
ömür deneyi
ömür sınaması
ömür sürmek
ömür sýnamasý
ömürboyu
ömürler
ömrün geri kalan kýsmý
ömrün son seneleri
ömrün sonbaharı
ön ışık
ön çalışma
ön çalışmasız
ön çalýþma tasarýmlarý
ön ödeme
ön ödeme yapmak
ön ürün
ön üst güverte
ön ad
ön arabellek
ön avlu
ön ayak
ön bölümler
ön baskı
ön baskı yapmak
ön bellek bölümü
ön biçimlenmiş metin
ön bilgi olarak vermek
ön bilgiler
ön bilgisayar
ön cam
ön cam yıkayıcı
ön değer
ön deger
ön denetim listesi
ön derleme
ön diþ
ön dingil
ön duruşma
ön duruşma ile ilgili
ön eleme
ön fontanel
ön frenleme
ön gereksinim duyulan
ön hazırlık
ön hazırlıklarını yapmak
ön hazýrlýk
ön işlemci
ön inceleme
ön kısım
ön kısımda duruş
ön kısımda oluş
ön kamara
ön kapı
ön kapı anahtarı
ön kestirici en çok olabilirlik
ön koşul
ön kol
ön kuvvetlendirici
ön lisans sınavı
ön loca
ön maliyet
ön muayene
ön nişangah
ön oda
ön olan
ön oyun
ön parça
ön pencere
ön plâna çıkmak
ön plâna çıkmamak
ön plâna geçmek
ön planda
ön planda olma
ön program
ön sıfırları atma
ön sınav
ön sıralar
ön sýfýrlarý atma
ön sýra
ön seçim
ön soruşturma
ön suspansiyon kiti
ön taraf
ön tarafı oluşturmak
ön tarafın görünüşü
ön tarafta bulunan
ön taraftaki
ön uç
ön yüz
ön yargılı davranmak
ön yargısı olmayan
ön yargısız
ön yargýya dayalý
ön yelken
ön-öðreti
önü açık giysi
önü açık küçük dükkan
önü alınmak
önü alınmamış
önü alýnmamýþ
önümüzdeki
önünü açmak
önünü alacak tedbir
önünü almak
önünü ardını düşünmeden
önünü kesmek
önünde diz çökmek
önünde eğilme
önünde gitmek
önünde olmak
önünde söylemek
önünde saygı ile eğilmek
önünden geçmek
önünden gitmek
önüne
önüne bak
önüne bakmadan
önüne bakmadan yürümek
önüne bakmadan yürüyen kimse
önüne bakmayan kimse
önüne eklemek
önüne geçerek kapamak
önüne geçilemeyen
önüne geçilmesi
önüne geçme
önüne gelen her şeyi yıkan güç
önüne gelene söylemek
önüne gelenle yatýp kalkan
önüne gelenle yatan
önüne gelenle yatma
önüne gelenle yatmak
önüne katıp götürmek
önüne katma
önüne katmak
önüne koymak
önüne set çekmek
önad
ön-aksam
önalýntý
önalan
önalan rengi
önayak
önayak olan
önayak olan kiþi
önayak olan kimse
önayak olma
önayak olmak
önbelek
önbelleðe alma
önbelleğe alma
önbellek
önbellek kartı
önbellek kartý
önbeyin
önbilgi
önbili
önbiliþ
öncü üs
öncü asker
öncü birlik
öncü geçiş
öncü gemi
öncü kolu
öncü kuvvet
öncü olanlar
öncü pilot
öncü proje
öncü uçak

Copyright © Philip M. Parker, INSEAD. Terms of Use.